Yarım kalan ders...
Bir sınıfın ortasında kalan boş bir sandalye bazen bir ülkenin vicdanından daha ağırdır.
Fatma Nur Çelik artık derse girmeyecek. Tebeşirin tahtaya değdiğinde çıkardığı o ince sesi, defter aralarında dolaşan umut cümlelerini, "anladınız mı çocuklar?" diye sorarken gözlerinde beliren sabrı alıp gitti bu karanlık. Bir öğretmenin ölümü sadece bir insanın ölümü değildir; bir geleceğin yarım bırakılmasıdır.
Öğretmenlik, bu topraklarda öteden beri kutsal sayılır. Çünkü öğretmen, bir çocuğun kaderine dokunan ilk yetişkindir çoğu zaman. Bir harfi doğru yazdırmakla kalmaz; bir kalbi incitmemeyi, bir fikri savunmayı, bir hayali korumayı da öğretir. O yüzden bir öğretmene yönelen şiddet, yalnızca bir bedene değil; bilginin kendisine, emeğin onuruna, yarının ihtimaline yönelmiş sayılmaz mı?
Biz ne zaman bu kadar hoyratlaştık? Ne zaman anlaşmazlıkları sözle değil, öfkeyle çözmeye başladık? Bir sınıf kapısının önünde bekleyen çocukların gözlerinde artık sadece merak değil, korku da varsa, burada hepimizin payı yok mudur?
Asıl sorulması gereken, öğretmenlerimizi korumak için gerçekten ne yaptığımızdır. Sözle değil, eylemle. Başsağlığı mesajlarıyla değil, gerçek önlemlerle. Şiddeti sıradanlaştıran dili terk ederek, öfkeyi meşrulaştıran cümleleri susturarak. Çünkü her "ama" ile başlayan savunma, biraz daha eksiltir adaleti.
Bugün bir öğretmenin adı acıyla anılıyor. Yarın başka bir haberle uyanmamak için, sadece üzülmek yetmez. Yas tutmak, değişim talebine dönüşmediği sürece eksik kalır. Sınıflar güvenli olmadıkça, çocukların düşleri de güvende değildir.
Öğretmenler ölmesin. Ne sınıfta, ne sokakta, ne de ihmalin gölgesinde. Onları korumak, bir meslek grubunu değil; geleceğimizi korumaktır.
Fatma Nur Çelik'in ardından söylenecek söz artık basit bir temenni olamaz. Bu acı ya bizi uyandıracak ya da alıştıracak. Ya öğretmenlerimizin arkasında dimdik duran bir toplum olacağız ya da her kayıptan sonra biraz daha eksileceğiz.
Unutmayalım: Bir öğretmen sınıfa umut taşır. O umudu koruyamadığımız gün, geleceğimizi de koruyamayız. Ve bir ülke, geleceğine sahip çıktığı kadar güçlüdür.
Yazarın diğer yazıları
İsrail fitnecilerinin “lojistik” algısı çöktü: DMM'den resmi belgeli yalanlama
Hamaney'den intikam sözü: Çok yakında bedel ödeyecekler
Türkiye için büyük önem taşıyor: İliç'teki maden için geri sayım
Hastanede tedavi altına alınmıştı! Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Gencebay'a geçmiş olsun telefonu