ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


18 Mart: Bir milletin iradesi

Tarih bazen sadece geçmişi anlatmaz; bir milletin karakterini, direncini ve inancını da fısıldar. İşte 18 Mart, böyle bir tarihtir. Sadece bir zafer günü değil; imkânsız gibi görünenin, inanç ve fedakârlıkla nasıl mümkün kılındığının destansı bir hatırlatmasıdır.

1915 yılının o soğuk günlerinde Çanakkale'nin suları yalnızca gemilerin değil, büyük hesapların da çarpışmasına sahne oldu. Dünyanın en güçlü donanmaları, bir milletin iradesini sınamak için boğazın kapısına dayanmıştı. Top sesleri, dalgaların uğultusuna karışırken; Anadolu'nun dört bir yanından gelen gençler, vatanın kaderini omuzlarında taşıyordu.

O gün Çanakkale'de sadece silahlar konuşmadı. Cesaret konuştu, sabır konuştu, inanç konuştu. Seyit Onbaşı'nın omzunda yükselen mermi, yalnızca bir top mermisi değildi; bir milletin "geçilmez" iradesinin sembolüydü. Siperde bekleyen Mehmetçiklerin kalbinde ise tek bir düşünce vardı: Vatanın toprağı, her şeyden önce gelir.

Çanakkale'de kazanılan zafer, askeri bir başarının çok ötesindedir. O zafer, millet olmanın ne demek olduğunu dünyaya gösteren bir irade beyanıdır. Çünkü orada yazılan destan, yalnızca o günün savaşını değil; geleceğin bağımsızlık yolunu da aydınlatmıştır.

Bugün 18 Mart'ı anarken hatırlamamız gereken en önemli şey şudur: Çanakkale, geçmişte kalmış bir hatıra değil; bir milletin karakterini anlatan yaşayan bir mirastır.

Ve unutulmamalıdır ki Çanakkale'de yazılan destan, yalnızca bir zafer değil; bir milletin "Bu topraklar asla teslim olmayacak" diye haykırdığı ölümsüz bir iradedir.


Yazarın diğer yazıları