ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Farketmediğimiz nimetler

İnsan garip bir varlık. Elindekine alışmakta, ama olmayanın hayalini kurmakta son derece mahir. Hayatın içinde yürürken çoğu zaman gözlerimiz ufukta olur; daha iyisini, daha güzelini, daha fazlasını ararız. "Keşke şöyle olsaydı", "Bir de bunu yapabilseydim" diye başlayan cümleler zihnimizde birbirini kovalar. Oysa tam da o sırada, hayatın bize sunduğu sessiz ve gösterişsiz nimetler fark edilmeden yanımızdan geçip gider.

Çünkü insan, sahip olduklarını değil çoğu zaman eksik olduğunu düşündüklerini saymayı öğrenmiştir. Oysa yaşamın en büyük zenginlikleri çoğu zaman en sıradan görünen şeylerin içinde saklıdır.

Sabah uyandığımızda fark etmeden aldığımız o ilk nefes... Göğsümüzün kendiliğinden dolup boşalması... Bize kimsenin öğretmediği, kimsenin yardım etmediği o mucizevi ritim. Nefes almak, çoğu zaman ancak zorlaştığında kıymeti anlaşılan bir nimettir. Oysa her nefes, hayatın bize verdiği yeni bir fırsattır; yeniden başlamak için sessiz bir davet.

Yürümek de öyledir. Bir yerden bir yere gitmek için attığımız sıradan adımlar... Kaldırım taşlarının üzerinde düşünmeden ilerleyen ayaklarımız... Oysa yürüyebilmek, bedenimizin bize sunduğu en büyük özgürlüklerden biridir. Bir yere varabilmekten çok, kendi gücümüzle ilerleyebilmenin verdiği o görünmez bağımsızlıktır aslında.

İnsan çoğu zaman elinde olanın değerini, onu kaybetme ihtimaliyle karşılaştığında fark eder. O ana kadar sıradan sandığımız pek çok şeyin aslında ne kadar kıymetli olduğunu işte o zaman anlarız. Oysa hayat, değerini geç fark ettiğimiz bu küçük mucizelerle doludur.

Belki bugün biraz durup etrafımıza bakmalıyız. Aldığımız nefesi, attığımız adımı, sağlığımızı ve hayatın bize sunduğu o sade ama kıymetli armağanları fark etmeliyiz. Çünkü bazen mutluluk, sandığımız kadar uzaklarda değil; tam da içinde yaşadığımız hayatın sessiz ayrıntılarında saklıdır.


Yazarın diğer yazıları