ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Sessizliğin yükü

Dünya, her geçen gün biraz daha ağır bir sessizliğin altında eziliyor. Bu sessizlik, sıradan bir suskunluk değil; içinde çığlıkları boğan, vicdanları örten, gözleri kapatan bir ağırlık. Ekranlarımızdan akıp giden görüntülerde çocuklar ağlıyor, şehirler yıkılıyor, hayatlar paramparça oluyor. Ve biz... çoğu zaman sadece izliyoruz. Sanki bir film sahnesiymiş gibi, uzaktan ve dokunmadan.

Oysa zulüm, uzaklarda yaşanan bir haber değildir sadece. Zulüm, insanlığın kalbine düşen bir gölgedir. Bir yerde bir çocuk korkuyla gözlerini kapatıyorsa, bir anne çaresizlikle evladına sarılıyorsa, bu acı hepimizin payına düşer. Çünkü insan olmak, yalnızca kendi hayatını yaşamak değil; başkasının acısını hissedebilme cesaretini de taşımaktır.

Bugün Filistin'de, Doğu Türkistan'da ve dünyanın pek çok köşesinde insanlar zulmün en ağır haliyle yüzleşiyor. Bu acılar, coğrafyaların değil vicdanların meselesidir. Ve vicdan, susmayı kaldırmaz. Sessiz kalmak, çoğu zaman tarafsızlık değil; farkında olmadan zalimin yanında durmaktır.

Tepki vermek, ses çıkarmak, haksızlığa karşı durmak... Bunlar büyük kahramanlıklar değil, insan olmanın en temel gereklilikleridir. Belki bir söz, belki bir duruş, belki bir farkındalık... Küçük görünen her çaba, büyük bir sessizliği parçalayabilir. Çünkü tarih, yalnızca zulmedenleri değil; o zulme sessiz kalanları da yazar.

Unutmamak gerekir ki, vicdan sustuğunda insanlık da susar. Ve bir gün o sessizlik, en çok bizi boğar.

Çünkü zulme sessiz kalan herkes, bir gün o sessizliğin içinde kendi insanlığını kaybeder.


Yazarın diğer yazıları
Zeynep Yavuz
Filistin