ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Geleceğe umutla bakabilmek

19 Mayıs, sadece geçmişte kazanılmış büyük bir mücadelenin başlangıcı değil; aynı zamanda gençliğe duyulan güvenin de simgesidir. Bu yüzden her yıl Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutlarken aslında bir şeyi yeniden hatırlıyoruz: Bir ülkenin geleceğini ayakta tutacak olan şey, gençlerinin taşıdığı umut, emek ve vicdandır.

Son yıllarda gençlerle ilgili çoğu zaman karamsar yorumlar yapılıyor. Sanki bütün bir nesil hayattan kopmuş, çalışmak istemeyen, sorumluluk almayan insanlardan oluşuyormuş gibi konuşuluyor. Oysa biraz dikkatle bakınca bambaşka bir tablo görmek mümkün. Bu ülkede hâlâ çalışkan, duyarlı, pırıl pırıl gençler yetişiyor.

Kimi büyük hayaller kurup gece gündüz ders çalışıyor, kimi ailesine destek olmak için genç yaşında sorumluluk alıyor. Kimi bilimle ilgileniyor, kimi sanatla, kimi sporla uğraşıyor. Sessizce emek veren, kendini geliştirmeye çalışan, üretmek isteyen çok güzel gençler var. Üstelik bunu çoğu zaman zor şartların içinde yapıyorlar.

Bugünün gençleri kolay bir dönemde büyümüyor. Gelecek kaygısı, ekonomik sıkıntılar ve belirsizlikler onların hayatının bir parçası olmuş durumda. Ama buna rağmen hâlâ mücadele eden, hâlâ iyi bir insan olmaya çalışan gençler görmek insana umut veriyor. Çünkü asıl değerli olan da tam olarak bu.

Bazen bir kütüphanede sabahlayan bir öğrencide, bazen sokak hayvanları için uğraşan bir gençte, bazen de hiç tanımadığı birine yardım eden bir üniversite öğrencisinde görüyoruz bu umudu. Çok görünür olmasalar da hayatın içinde sessizce var oluyorlar. Ve aslında bir toplumun geleceğini de tam olarak böyle insanlar ayakta tutuyor.

19 Mayıs'ın gençlere armağan edilmesi boşuna değildir. Çünkü gençlik yalnızca bir yaş meselesi değil; çalışabilmek, hayal kurabilmek, vazgeçmemek ve ülkesine karşı sorumluluk hissedebilmektir. Bugün hâlâ böyle gençler varsa, geleceğe umutla bakmak için de sebebimiz var demektir.

19 Mayıs'ın en güzel anlamı, gençliğe duyulan güvenin hâlâ canlı olduğunu hatırlatmasıdır.


Yazarın diğer yazıları
Zeynep Yavuz
Merhamet
Zeynep Yavuz
Filistin