ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Bir selamın eksildiği dünya

Sabah evden çıkarken apartmanda karşılaştığımız komşuya, sokakta yanımızdan geçen tanıdığa ya da mahalledeki esnafa verdiğimiz bir selam... Eskiden bunlar hayatın en doğal parçalarıydı. Kimse bunun üzerinde düşünmezdi çünkü selam vermek bir nezaket kuralından öte, insana verilen değerin göstergesiydi.

Bugün ise aynı sokaklarda yürüyoruz ama birbirimizin yüzüne bakmadan geçiyoruz. Asansörde gözler telefon ekranına çevriliyor, markette kasadaki görevliye birkaç kelimeyi bile fazla görebiliyoruz. Kalabalıkların içinde yaşıyoruz ama birbirimize her geçen gün biraz daha yabancılaşıyoruz.

Oysa bir selam, sadece birkaç harften oluşan bir kelime değildir. "Seni fark ettim" demektir. "Bu dünyada yalnız değilsin" demektir. İnsan bazen uzun sohbetlerden değil, içten söylenmiş kısa bir selamdan güç alır.

Nezaket bulaşıcıdır. Gülümseyen bir yüz, samimi bir "Günaydın" ya da içten bir "Kolay gelsin" çoğu zaman tahmin ettiğimizden daha büyük bir etki bırakır. Belki karşımızdaki kişinin zor geçen gününde duyduğu ilk güzel söz olur.

Toplumları güçlü yapan yalnızca büyük projeler ya da ekonomik başarılar değildir. İnsanların birbirine duyduğu güven, saygı ve sıcaklık da en az onlar kadar önemlidir. Bu bağlar ise büyük adımlarla değil, küçük davranışlarla kurulur.

Kırgınlıkların, aceleciliğin ve bireyselliğin arttığı bir dönemde belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, yeniden birbirimizi fark edebilmek. Çünkü selam vermeyi unutan toplumlar, zamanla birbirini anlamayı da unutuyor.

Kapımızın önünden başlayan nezaket, sokağa, mahalleye ve şehre yayılır. Bir selam hiçbir şeyi eksiltmez; aksine insanların birbirine olan güvenini çoğaltır. Bazen değişim, uzun cümlelerle değil, içten söylenmiş tek bir "Merhaba" ile başlar.


Yazarın diğer yazıları
Zeynep Yavuz
Ölüm
Zeynep Yavuz
Merhamet
Zeynep Yavuz
Filistin