Her şeyi bilmek zorunda değiliz
Sabah telefonu elimize aldığımızda önümüze düşen haberlerin sonu gelmiyor. Birinin söylediği söz, başka bir yerde yaşanan olay, yeni bir tartışma, sosyal medyada büyüyen bir mesele... Daha gün başlamadan onlarca konu hakkında bir şeyler öğreniyoruz.
Sonra gün içinde karşımıza çıkan her başlık, bizi bir şekilde içine çekiyor.
Okuyoruz. Yorumlara bakıyoruz. Bir başkasının ne düşündüğünü merak ediyoruz. Ardından başka bir haber geliyor ve onun peşinden gidiyoruz. Akşam olduğunda ise bütün gün boyunca bize ait olmayan onlarca meseleyle zihnimizi doldurmuş oluyoruz.
Üstelik çoğu zaman bunların hiçbirini değiştirebilecek durumda değiliz.
Her konuda bilgimiz olsun istiyoruz. Her gelişmeden haberdar olalım, hiçbir şeyi kaçırmayalım, bir konu açıldığında söyleyecek bir sözümüz bulunsun istiyoruz. Sanki bir şeyi bilmiyorsak eksik kalacakmışız gibi davranıyoruz.
Oysa insanın her şeyi bilmesi mümkün değil.
Dünyada aynı anda binlerce olay yaşanıyor. Her birini takip etmeye çalışmak, çoğu zaman bilgi sahibi olmaktan çok zihinsel bir yorgunluk yaratıyor. Bir haberin ayrıntısını bilmemek bizi kötü ya da duyarsız insanlar yapmıyor. Her tartışmaya fikrimizi söylememek de ilgisiz olduğumuz anlamına gelmiyor.
Bazen sadece "Bunu bilmiyorum" diyebilmek gerekiyor.
Hatta "Şu an bunu bilmek istemiyorum" diyebilmek de.
Çünkü insanın kendi hayatına ayırması gereken bir dikkat var. Çocuğunun anlattığı bir hikâyeyi dinlemek, arkadaşının sesindeki değişikliği fark etmek, evde oturup hiçbir şey yapmadan bir kahve içmek, uzun zamandır ertelediği bir kitabın birkaç sayfasını okumak da hayatın önemli parçaları.
Bunların hiçbiri gündem olmayabilir.
Ama bizim hayatımız zaten yalnızca gündemden oluşmuyor.
Bazen telefonun ekranında beliren bir haberi açmamak, dünyadan kopmak değil; kendi dünyamıza biraz yer açmaktır. Her tartışmaya dahil olmamak, her düşünceyi tüketmemek, her gelişmenin peşinden koşmamak insanın kendisine verebileceği küçük bir izin belki de.
Çünkü sürekli bir şeyleri takip ederken kendi hayatımızda olup bitenleri kaçırabiliyoruz.
Bugün ne oldu, kim ne söyledi, hangi konu gündem oldu derken; "Ben bugün nasıldım?" sorusu arada kaynayıp gidiyor.
Oysa bunun da cevabını bilmeye ihtiyacımız var.
Her şeyi bilmek zorunda değiliz. Her şeye yetişmek, her konuda konuşmak, her gelişmeden haberdar olmak zorunda da değiliz. Bazen bilmediğimiz bir şeyin peşine düşmemek, zihnimizde kendimize ayırabileceğimiz küçük bir boşluk bırakır.
Dünyada olup bitenleri takip ederken kendi hayatımızı ıskalamayalım. Çünkü insanın bilmesi gereken en önemli şey, her zaman dışarıda olup bitenler değildir; bazen kendi içinde neler olup bittiğidir.
Yazarın diğer yazıları
Bakan Gürlek'ten OVP vurgusu: Yargılamada dijital dönüşüm ve tahkim dönemi hız kazanıyor
Elazığ'da fırtına etkili oldu: Ağaç otomobillerin üzerine devrildi
MB Başkanı Karahan: Para politikası etkileyebildiği kalemlerde başarılı oldu
İletişim Başkanı Duran: OVP ile ekonomik öngörülebilirliğimiz güçlendirilecek