ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Hız çağında demlenmek...

Geçen gün bir çayın demlenmesini beklerken buldum kendimi. Yalnızca birkaç dakika... Ama elinde telefonla ekrandan ekrana atlayan biri için o birkaç dakika, sanki zamanın durduğu devasa bir boşluğa dönüştü. Parmağımın ucunda dünyaları gezerken, bir porselen demliğin başında durup "an"ın dolmasını beklemek çok uzun ve sıkıcı geldi.

Sonra düşündüm; gerçekten sabırsız bir nesil mi olduk, yoksa çağın hızı mı bizi bu hale getirdi?

İstediğimiz müziğin saniyesinde başladığı, yemeğin tek tıkla kapımıza geldiği, bir mesaja dönülmediğinde "acaba ne oldu?" huzursuzluğuna düştüğümüz bir dünyadayız. Hız, hayatımızı kolaylaştırırken içimizdeki o sessiz durağı, yani bekleme yetisini çaktırmadan elimizden aldı. Artık bir şeyin oluşmasını beklemek, bize doğal bir süreç gibi değil de verilmiş bir ceza gibi geliyor. Oysa hayatın en güzel tatları, tam da o "bekleme odasında" demleniyor. Bir meyvenin olgunlaşması, bir yaranın kabuk bağlaması ya da içimizi ısıtan bir dostluğun kök salması... Hiçbiri bir ekrana dokunmak kadar hızlı gerçekleşmiyor.

Belki de kendimize vermemiz gereken en şefkatli söz, biraz yavaşlamaktır. Hızla akıp giden bu dünyanın ortasında durabilmek, zamanın ritmine direnç göstermek değil; aksine onunla barışmaktır.

Sadece bir anlığına bildirimleri, bildirimlerin getirdiği o tatlı telaşı bir kenara bırakın. Bırakın çay demlensin, kahve soğusun, mesaj biraz geç yanıt bulsun. Çünkü hayat, ulaştığımız sonuçlardan çok, o sonuçlara doğru yürürken attığımız sakin adımlarda saklı. Sabır, bir şeyleri kaçırmak değil; hayatı kaçırmamak için verilen en zarif moladır.


Yazarın diğer yazıları
Zeynep Yavuz
Ölüm
Zeynep Yavuz
Merhamet
Zeynep Yavuz
Filistin