Büyük hesaplar, küçük mutluluklar
Son zamanlarda hepimiz bir "devlik" peşindeyiz. En büyük başarılar bizim olsun, en görkemli tatillere biz gidelim, hayatımız hep bir vitrin şıklığında aksın gitsin istiyoruz. Ama farkında mısınız; bu devasa beklentilerin altında ezilirken, aslında bizi hayata bağlayan o incecik ipleri, yani küçük mutlulukları görmezden geliyoruz.
Bugün durup dururken kendime bir liste yaptım. Öyle "hayat amacım" falan gibi ağır başlıklar değil; sadece bugün beni gülümseten, geçerken ruhuma değen beş küçücük şey.
Mesela sabahın köründe mutfağa yayılan o taze kahve kokusu... Sadece uyanmak için içilen bir sıvı değil o; "hadi, bugün de buradayız" diyen eski bir dostun selamı gibi. Ya da tam evden çıkarken hiç hesapta yokken radyoda çalmaya başlayan o eski şarkı. Hani insanın kalbinin ritmini bir anda değiştiren, seni alıp on yıl öncesinin bir yaz akşamına fırlatan o melodi... Seçmediğin ama tam vaktinde gelen bir hediye gibi değil mi?
Yolda yürürken tanımadığın birinin gözlerinin içiyle gülümseyip selam vermesi mesela. "Hâlâ buradayız, hâlâ insanız" dedirtmiyor mu? Ya da uzun zamandır ertelediğin küçücük bir işi sonunda tamamlamanın verdiği o iç rahatlığı... Günlerdir zihninin bir köşesinde duran bir yükün sessizce omuzlarından inmesi gibi.
Aslında hayat, o büyük manşetlerin arasında kalan küçük dipnotlardan ibaret. Akşam güneşinin perdenin arasından süzülüp duvarda yaptığı o son dansı yakaladığımızda, o an dünyanın tüm gürültüsü kesiliyor sanki.
Demem o ki; büyük mutlulukların peşinde koşarken nefes nefese kalmak yerine, cebimizdeki bu küçük bozukluklarla zenginleşmeyi öğrenmemiz lazım. Sizin cebinizde bugün neler var? Şöyle bir durup bakınca, aslında ne kadar çok şey biriktirmişiz meğer
Yazarın diğer yazıları
ABD kilit tesisleri işaret etti: İran'a saldırılar güçlü ve sert olacak
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fenerbahçe Başkanı Yıldırım'a tebrik telefonu
Katil Netanyahu'nun hadsiz sözlerine Türkiye'den peş peşe tepki: Hezeyan ve yok hükmünde
Aynur Kanbur cinayetinde kritik dönemeç: Katil, kan donduran o anları anlattı