Rahmetin yeryüzüne indiği gece: Kadir gecesi
Gecenin koyuluğu yeryüzünü örttüğünde, insanın içindeki ses daha berrak duyulur. Kalabalıklar çekilir, telaşlar susar; geriye yalnızca kalp kalır. İşte Kadir Gecesi, tam da bu sükûnetin ortasında, kul ile Rabbi arasındaki mesafenin inceldiği müstesna bir vakittir.
Bu gece, sıradan zamanların ötesinde bir hatırlayıştır. Vahyin yeryüzüne ilk dokunduğu, sözün anlam bulduğu, karanlığın nurla yarıldığı o büyük başlangıcın yıldönümüdür. Kur'an'ın indirilmeye başlandığı bu mübarek an, sadece geçmişte yaşanmış bir hadise değil; her yıl yeniden insanlığa yöneltilen bir çağrıdır: "Dön, hatırla, arın..."
İnsan çoğu zaman dünyaya ait yükleri sırtlanır, ruhunu ihmal eder. Oysa Kadir Gecesi, ruhun sesini yeniden duymak için bir fırsattır. Secdeye varan alın, sadece yere değil; hakikate yaklaşır. Açılan eller, yalnızca bir şey istemez; aynı zamanda teslim olur. Bu gece yapılan her dua, söylenen her istiğfar, insanın kendi eksikliğini kabul edişinin en saf hâlidir.
Kadir Gecesi, affın ve rahmetin yeryüzüne sağanak gibi indiği bir vakittir. İlahi merhamet, kapıları sonuna kadar açar; yeter ki kul o kapıya yönelmeyi bilsin. Belki bir ayetin gölgesinde, belki bir gözyaşının sıcaklığında, insan kendini yeniden inşa eder.
Unutmamak gerekir ki bu gece, yalnızca ibadetlerin çoğaldığı bir zaman değil; kalbin dirildiği bir andır. Çünkü gerçek ibadet, şekilden önce niyette başlar. Ve Kadir Gecesi, niyetlerin en saf hâliyle Rabbine yöneldiği bir davettir.
Zira bazı geceler vardır; kulun Rabbine attığı bir adım, onun bütün ömrüne ışık olur.
Yazarın diğer yazıları
Süper güçlerin rekabeti kızıştı, yapay zeka yatırımlarında rekor kırıldı
CHP İzmir Milletvekili Nalbantoğlu, parti kuruluş kodlarına odaklanıyor
#CANLI | Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir... Çelik: Özel haddini aşan ifadeler kullanıyor
Üstad Necip Fazıl'ın vefatının 43. yılı! Eserleriyle derin izler bıraktı