Bir rüya, bir şehir ve sonsuz yolculuk: Seyahat Ya Resulullah!
Hemen her gün önünden binlerce insanın aceleyle geçtiği, Haliç'in kıyısında biraz boynu bükük ama mağrur duran Ahi Çelebi Camii'nin kapısından girdiğinizde, zamanın dokusu aniden değişir. Burası sadece bir ibadethane değil; Türk edebiyat tarihinin en büyük serüveninin, Evliya Çelebi'nin o meşhur rüyasının evidir.
Takvimler 1630 yılının Muharrem ayını gösterirken, genç Evliya bu camide rüyasında Peygamber Efendimizi görür. Heyecandan dili sürçer; "Şefaat ya Resulullah" diyeceğine, kalbinin o anki derin arzusuyla dudaklarından dökülüverir: "Seyahat ya Resulullah!"
O andan sonra ne Evliya eski Evliya'dır, ne de dünya onun için aynı kalacaktır. Bu "tatlı hata", yarım asır sürecek ve on binlerce kilometreyi kapsayacak bir yolculuğun ilk adımı olur. Evliya Çelebi, sadece gördüğü şehirleri değil; o şehirlerin kokusunu, insanının şivesini, sofrasındaki yemeği ve rüzgarının yönünü de heybesine doldurur.
Yolda Olmanın Felsefesi
Peki, seyahat etmek neden bu kadar kıymetlidir? Neden hepimiz bir yerlere gitme, yeni ufuklar görme arzusuyla yanıp tutuşuruz?
Seyahat etmek, insanın kendi iç dünyasındaki sınırları yıkmasıdır. Bir şehirden diğerine geçerken aslında bir önyargıdan diğerine, bir bilgiden yeni bir keşfe yol alırız. Evliya Çelebi bize şunu öğretmiştir: Seyyah, sadece bakan değil, görendir. Bir taşın içindeki hikayeyi, bir insanın gözündeki hüznü okuyabilmektir.
Bugün modern dünya bizi ekranların başına hapsetmişken, Ahi Çelebi Camii'nin o loş atmosferini hatırlamakta fayda var. Fiziksel olarak bir yere gitmek; konfor alanımızı terk etmek, ruhumuzu tazelemek ve "başka" olanla hemhal olmaktır. Seyahat, entelektüel bir birikimin ötesinde, insanın kendi küçüklüğünü ve dünyanın devasalığını anladığı en samimi yüzleşme anıdır.
Belki yarın yolunuz Eminönü'ne düşerse, o küçük sahil camisine bir selam verin. Evliya'nın heyecanını hissedin. Belki sizin de kalbinizde, henüz çıkılmamış yolculukların, keşfedilmemiş şehirlerin o tatlı sızısı vardır.
Unutmayın ki dünya bir kitaptır ve seyahat etmeyenler onun sadece bir sayfasını okumuş sayılırlar.
Evliya Çelebi'nin o samimi duasıyla bitirelim: Yolunuz açık, seyranınız mübarek olsun.
Gidilecek çok yer, yazılacak çok hikaye var..
Yazarın diğer yazıları
Trump'ın Küba bahanesi: İnsani temelde yardım etmek istiyorum
İstanbul'da her şey çile oldu: Metrobüs arızalandı vatandaşlar mağdur oldu
Bakan Yumaklı: Türkiye-Sudan ticaret hacmini 2 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz
İYİ Parti'de "CHP" mesaisi: Olağanüstü toplanacak