Dostunun sevincini paylaşabilmek...
İnsanın kalbi garip bir terazidir. Acıyı tartmakta ustadır ama sevinci ölçerken çoğu zaman şaşar. Bir dostun başına bir felaket geldiğinde içimizde kendiliğinden bir merhamet belirir; omzuna dokunmak, yanında olmak, "geçecek" demek isteriz. Üzüntü bulaşıcıdır çünkü kırılganlığımızı hatırlatır. O an, üstün ya da eksik değilizdir; sadece insanızdır.
Ama iş dostun başarısına gelince, terazinin ibresi titremeye başlar.
"Dostun üzüntüsüne acı duyabilirsin. Bu kolaydır; ama dostun başarısına sempati duyabilmek, sağlam bir karakter gerektirir." sözü tam da bu yüzden insanın canını hafifçe yakar. Çünkü bizi en zayıf yerimizden yakalar: kıyas duygusundan.
Bir dost yükseldiğinde, bir kapı araladığında, hayaline biraz daha yaklaştığında içimizde iki ses konuşur. İlki temizdir: "Ne güzel, hak etti." İkincisi daha sinsi, daha kısık seslidir: "Peki ya ben?" İşte karakter dediğimiz şey, o ikinci sesi susturabilme cesaretidir. Alkışlarken içinden eksilmediğini, başkasının kazancının senin kaybın olmadığını gerçekten bilme hâlidir.
Dostun başarısına sevinememek çoğu zaman kıskançlıktan değil, eksiklik hissinden doğar. Kendi yolundan memnun olmayan, kendi hikâyesini yarım bıraktığını düşünen biri için başkasının mutluluğu bir ayna gibidir; yüzüne eksiklerini vurur. O aynaya bakabilmek, bakıp da yüzünü ekşitmemek ciddi bir iç olgunluk ister.
Oysa gerçek dostluk, zor günde omuz vermek kadar, iyi günde geri durmamayı da içerir. Gölgede kalmayı değil, ışığı paylaşmayı bilmektir. Dostunun başarısında kendine de yer açabilmektir. "Sen kazandın" derken içten içe küçülmemek, aksine büyüdüğünü hissetmektir.
Belki de bu yüzden en kıymetli insanlar, sevinçlerimizi de emanet edebildiklerimizdir. Başımıza gelen felaketleri herkesle paylaşabiliriz ama mutluluğu paylaşmak cesaret ister. Çünkü mutluluk, karakteri sınar.
Ve insan, dostunun başarısına gönülden sevinebildiği gün, aslında kendisiyle barışmanın eşiğine gelmiştir. Çünkü başkasının ışığı artık gözünü kamaştırmıyordur; kendi yolunu da aydınlatıyordur.
Gerçek dostluk, bir başkasının mutluluğunda kendine yer bulabilmektir.
Yazarın diğer yazıları
Acemi Cadı'nın Rüya'sıydı! İrem Erkaya yeni imajıyla şoke ediyor
Afganistan'dan Pakistan'a uyarı
22 Şubat Pazar altın, gümüş yükseliyor! Gram altın, çeyrek altın, gümüş kaç lira oldu? Son dakika altın ve gümüş fiyatları
Rusya'dan Estonya'ya gözdağı: Hedefimiz olur