ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Küresel düzenin kalbinde bomba: Rusya- Ukrayna Savaşı

24 Şubat 2022 sabahı Rus tankları Ukrayna sınırını geçtiğinde, dünya bunu bölgesel bir savaş olarak okumayı tercih etti. Oysa bugün savaş dördüncü yılını tamamlarken görüyoruz ki çatışma yalnızca Donbas'ta değil, küresel düzenin kalbinde patladı. Dolayısı ile, Zelensky'nin 2025 Münih Güvenlik Konferansı'nda "Üçüncü Dünya Savaşı başladı, sadece herkes henüz kabul etmiyor." açıklamasını, sıradan bir siyasi çıkış değil, bir uyarı olarak okumak gerekir. Cumhurbaşkanı Erdoğan ise, aynı kırılmayı başka bir cümleyle tarif etti: "Dünya düzeni çöküyor." Görülen o ki, bu iki cümle, aynı gerçeğin farklı ifadeleri. Kısaca, bu savaş yalnızca iki ülkenin meselesi değil, bir dönemin sonunu getiren bir mesele.

Savaşın Rusya'ya bedeli: Kazanan, ama kuşatılan güç

Rusya sahada çökmemeyi başardı. Kırım'ı elinde tuttu, Donbas hattında kontrol alanını genişletti ve 2023 sonrası savunma derinliği oluşturdu. Ancak bunun bedeli çok ağır oldu. Yüz binlerce askeri kayıp, yüz milyarlarca dolarlık savaş maliyeti, Avrupa enerji pazarının büyük ölçüde kaybı, NATO'nun Finlandiya (2023) ve İsveç (2024) ile genişlemesi... Kısaca evet, Moskova toprak kazandı, ama jeopolitik yalnızlığı derinleşti.

Ukrayna'ya bedeli: Ayakta ama yıkılmış bir devlet

Ukrayna direndi. Kiev düşmedi. Ama ülke, Mariupol (2022), Bakhmut (2023), Avdiivka (2024) gibi şehir savaşlarında, sanayi damarlarını kaybetti. Nüfusunun büyük bölümü yerinden edildi. Ekonomisi Batı desteğine bağımlı hale geldi. Ukrayna hayatta kaldı, ama artık savaş sonrası yeniden inşa edilecek viran bir devlet.

Avrupa'ya bedeli: Konforun sonu

Savaşın en stratejik sonucu Avrupa'da yaşandı. 2022'de Nord Stream hatlarının devre dışı kalmasıyla, Rus gazı bağımlılığı dramatik biçimde düştü. Almanya savunma doktrinini değiştirdi, AB ilk kez güvenlik merkezli bir aktöre dönüştü, enerji artık ticaret değil, güvenlik meselesi haline geldi.

Dünyaya bedeli: Hukukun sessiz çöküşü

Sınırlar zorla değiştirildi, sivil altyapı hedef haline geldi, ilhak fiilen normalleşti, uluslararası hukuk artık norm değil, güç ilişkilerine bağlı bir araç.

Peki bu savaş gerçekten toprak için mi başladı?

Hayır. Gerçek neden, toprak değil düzen. NATO'nun doğuya genişlemesi, Rusya'nın etki alanı doktrini, enerji ve güvenlik hatlarının kontrolü, tek kutuplu düzenin çözülmesi... Yani, Ukrayna bir cephe değil, yeni düzen sınırı.

Türkiye: Savaşın tarafı değil, dengenin merkezi

Türkiye savaşın başından itibaren cephede değil, dengede durdu.

2022 - Montrö uygulanarak Karadeniz'in NATO- Rusya çatışma alanına dönüşmesi engellendi.

2022- İstanbul Tahıl Koridoru ile küresel gıda krizi frenlendi.

2023 / 2025 - Esir takasları ve diplomasi kanalları açık tutuldu.

Yeni düzende Ankara'nın stratejisi

Türkiye'nin stratejisi üç sütuna dayanıyor, NATO içinde kalmak ama Rusya, Çin vs ile de konuşabilmek. Enerji geçiş yollarının merkezine yerleşmek ve bölgesel savaşların yayılmasını önleyen tampon güç olmak.

Zaten Ankara'nın stratejisi sayesinde bugün, Karadeniz güvenliği Türkiye'siz kurulamaz, Avrupa enerji güvenliği Türkiye'siz sağlanamaz, Rusya ile Batı arasında diyalog Türkiye'siz yürütülemez... Yani, Türkiye artık yalnızca bir NATO ülkesi değil, jeopolitik bir platform.

Rusya- Ukrayna kalıcı barışı nasıl mümkün?

Barış için, Ukrayna'ya güvenlik garantili ama NATO dışı statü sağlanmalı, Kırım meselesi dondurulmalı, Avrupa güvenlik mimarisi yeniden kurulmalı...

Ve bu süreçte bir ara güç gerekir. Bugün bu rolü oynayabilecek tek aktör de Türkiye'dir. Cumhurbaşkanı ''Türkiye'nin yıldızı parlıyor'' derken tam da bu noktaları işaret ediyor.

Ez cümle, Rusya- Ukrayna savaşı bir cephe savaşı değildir. Bu savaş, bir düzenin çöküş startıdır. Ve tarih gösterir ki, düzen çökerken bazı ülkeler savrulur, bazıları ise yeni düzenin kurucu taşına dönüşür. Türkiye savaşın tarafı olmadı ama yeni dünyanın kurulacağı masada yerini şimdiden aldı.


Yazarın diğer yazıları