İşler yolunda
Ankara'daki NATO zirvesi Türkiye adına beklendiği gibi geçti.
Büyük bir gövde gösterisi oldu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın, "Erdoğan davet ettiği için geldim" demesi bile başlı başına önemliydi.
Türkiye'nin uzun yıllardır bazı konularda kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalmasına rağmen ittifakı bir arada tutan, hatta güçlendiren bir çimentoya dönüşmesi önemliydi.
Yabancı basında Türkiye'nin hem siyasetiyle hem askeri gücüyle hem de savunma sanayisiyle ne kadar kritik ve kilit bir stratejik konum edindiği günlerce yazıldı.
Zirveden konuşacak çok başlık var ama bence en önemlilerine değineceğim.
Bir kere Trump'ın kamera karşısına çıktığı her seferinde Türkiye'ye ve Erdoğan'a övgüler dizmesi çok önemliydi.
Üstelik bunu diğer NATO ülkelerini eleştirirken yaptı.
Hatta İsrail ile Türkiye arasındaki gerilimden bahsederken bile Türkiye'nin ne kadar güçlü ve muazzam bir orduya ve üretim gücüne sahip olduğunu söyledi.
Daha dikkat çekeni ise verdiği net mesajlardı.
Hatırlasanız, Trump Ankara'ya gelmeden yaklaşık 10 gün önce, KAAN savaş uçaklarında da kullanılacak F110 motorlarının Türkiye'ye satışı için süreci başlattı.
Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla Kongre'ye bildirim yaptı.
O bildirim, ABD Kongresi'nde NATO müttefikleri için uygulanan 15 günlük inceleme süresini başlattı.
O süre dün dolu.
Bu sırada İsrail ve Yunanistan, lobiler ve işbirlikçisi Kongre üyeleri vasıtasıyla engel çıkarmak için çok çabaladı.
Hatta satışı durdurmak için ortak bir karar tasarısı bile sundular.
Ama o tasarı Temsilciler Meclisi'nde ya da Kongre'nin üst kanadı olan Senato'da gündeme alınmadı.
15 günlük süre dolduğunda, parlamento resmi olarak hiçbir girişimde bulunmamış oldu ve bu engel aşıldı.
Bundan sonra satış süreci devam edecek.
F110 motorları, yerli motorlar tam anlamıyla geliştirilip seri olarak üretilene kadar KAAN'larda da kullanılacak.
Kendimize ait beşinci nesil savaş uçağımızın göklerde olması, dengeleri değiştirecek çok önemli bir gelişme.
İsrail ve Yunanistan'ın endişesi bundan.
İkinci haberse aynı konuda dengeleri lehimize daha da fazla değiştirebilecek bir diğer uçaktan...
Hatırlarsınız, F-35'lerin parasını ödemiş ama alamamıştık.
Acil durumda ihtiyacımız olan hava savunma sistemlerini ABD başta olmak üzere NATO müttefiklerimiz bize satmayınca, bu ihtiyacı Rusya'dan S-400 alarak gidermiştik.
Bunun ardından Türkiye'ye uygulanan iki müeyyide vardı.
Biri, üreticisi olduğumuz F-35 programından çıkarılmak oldu.
Siparişlerimizin ilk 6'sı üretilmişti, onlar da verilmedi.
Hala ABD'de hangarda duruyor.
ABD Başkanı Trump, Türkiye'yi bu konuda haklı gördüğünü daha önce söylemişti.
Hava savunma sistemi satılmadığı için Rusya'ya yönelmesini anlayabildiğini belirtmişti.
Ankara'da bir kez daha F-35'lerin Türkiye'ye verilmesinden yana olduğunu söyledi.
Anlaşılan o ki bu mesaj öncekilerden çok daha ciddi ve somut gelişme potansiyeline işaret ediyor.
Çünkü İsrail ve Yunanistan'ı eskisinden çok daha fazla endişelendirdi.
İki ülke de Türkiye'nin F-35 sahibi olmasını istemiyor.
Hatta bir ara Yunanistan, bize üretilen F-35'leri satın almayı bile düşünmüştü.
Şimdi İsrail, "Engelleyemezsek bari en düşük versiyonunu vermelerini sağlayalım" diye düşünüyor.
F-35 meselesi doğrudan Türkiye'ye uygulanan ikinci müeyyideyle, yani CAATSA yaptırımlarıyla da alakalı.
CAATSA'nın açılımı "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası."
Bizim vakamızda ABD için "hasım" Rusya oluyor.
"Rusya ile mücadele etmek" için de, S-400 Hava Savunma Sistemi aldığımız için bize yaptırım uyguladılar.
Ve tekrar hatırlatalım, bize bunu yapan ABD, istediğimiz Patriot'ları bize satmayan NATO müttefikimiz.
Tıpkı daha önce İHA satmadıkları gibi.
Ancak kendi göbeğini kesmesi sayesinde, son dönemde stratejik dönemi hayli artınca, ABD ile de işler değişmeye başladı.
Özellikle de Trump alışılmış siyasi profillerin dışında birinin başkan olmasıyla.
Trump, Ankara ziyaretinde son olarak CAATSA yaptırımlarını kaldıracaklarını söyledi.
"Dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz" dedi.
Bu elbette kendi başına yapabileceği bir şey değil.
Asıl iş Kongre'de...
Ama bir formülle Kongre'nin yasal olarak yaptırımları kaldırmaktan başka çaresi kalmaması için gerekli ortam oluşturulacak gibi.
Trump'ın da bahsettiği aslında bu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan da bu konuda çalışmalar olduğunu söylemişti.
Durumu özetlersek, ABD CAATSA yaptırımlarını kaldırmak için, Türkiye'nin S-400'leri elinde bulundurmamasını şart koşuyor.
Anlaşılan o ki buradaki formül de Körfez'de bulundu.
İddiaya göre Türkiye'nin S-400'ü bir Körfez ülkesine satılacak.
Lakin burada da Rusya ile yapılan satış sözleşmesi devreye giriyor.
Çünkü o sözleşmeye göre, Rusya izin vermezse S-400'ü başka bir ülkeye satamazsınız.
Ankara-Moskova hattında da bu konuda olumlu gelişmeler var.
Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, bu konuda Türkiye ile görüşmelerin sürdüğünü söyledi.
Konunun "süper hassas" olduğunu belirtmekle birlikte, satışa karşı çıkan bir ifade kullanmadı.
Bu çok önemliydi.
Kilit çözülecek gibi..
Toparlamak gerekirse, S-400'ler bizim için şimdiye kadar çok güçlü bir pazarlık unsuru oldu.
Hala da öyle.
Üçüncü bir ülkeye devredildiğinde CAATSA yaptırımlarının kalkmasının önü açılacak.
Peki bu neden bu kadar önemli?
O yaptırımlar kalkınca ne olacak?
Savunma Sanayi Başkanlığı yeniden ABD'den ihracat lisansı ve teknoloji transferi izni alacak.
ABD'li finans kuruluşlarından yıllık 10 milyon doların üzerinde kredi alabilecek.
Diğer uluslararası kredi engeli de kalkacak.
Bu da yerli savunma sanayimizin daha geniş finansal imkânlara kavuşması anlamına gelecek.
Şu ana kadar yapılanlara bakınca, o imkânlarla bundan sonra çok daha fazlasının yapılabileceğini düşünmek zor değil.
F-35 elbette çok önemli ama yaptırımların kalkması aviyonik sistemler, kritik parçalar ve platform modernizasyonu gibi alanlarda da Ankara'nın eli hayli rahatlayacak.
Haliyle bazı savunma sanayi projelerinde hızlı ilerlemeler olacak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, boşuna "Bizi izlemeye devam edin" demiyor.
Yazarın diğer yazıları
Rusya askeri alt yapıları hedef aldı: Ukrayna'daki Odessa ve Yujnıy limanları vuruldu
71'den 2 bin başvuruya: Türkiye patent liginde 20 basamak birden yükseldi
Hizmet yok ama zam var! Ankara'da ulaşım fiyatları yüzde 14,30 arttı
Dijital Çizim İçin Premium Tablet ve Kalem Nasıl Seçilir? Casper PAD Z10 Pro ve Aktif Kalem