Trump ve Erdoğan etkisi
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu...
Sık sık baş ağrısı olsa da ABD Başkanı Trump ona yoğun destekten vazgeçmiyordu.
Zaman zaman kameralar önünde biraz ağırdan alması gerektiği yönünde uyardığı da oldu, harika bir ilişkileri olduğunu söylediği de...
Hatta bir dönem desteği öyle ilerletti ki, İsrail'de meclis kürsüsünden doğrudan Cumhurbaşkanı Herzog'a seslenip Netanyahu'ya af çıkarmasını bile istedi.
İsrail'de Ekim'de genel seçim var.
Şimdiden çalışmalar başladı.
Aşırı sağcılar hala güçlerini korurken, Netanyahu için durum çok da parlak değil.
Öyle ki halkın yaklaşık yüzde 61'i Netanyahu'nun tekrar aday olmasını istemiyor.
Buna karşılık Netanyahu'nun Likud partisi, en büyük siyasi rakibi olan eski Genelkurmay Başkanı Dadi Eisenkot'un Yashad partisiyle anketlerde başa baş gidiyor.
Her ne kadar ilk sıralarda yer alsalar da tahminlere göre sandalye sayıları 20-24 arasında olacak.
Bu da ufukta yine çok partili koalisyon var demek.
O çok partili koalisyonda muhtemelen yine bazı aşırı sağcı partiler yer alacak.
Seçimin sonucu Gazze'deki süreç ve İran savaşı başta olmak üzere tüm Ortadoğu'yu etkileyecek.
ABD Başkanı Trump'ın arzusu da bu seçimlerden daha kolay kontrol edebileceği bir hükümet çıkması.
Netanyahu ise bu süreçte Trump'tan istediğini alamıyor gibi görünüyor.
Bunun en somut kanıtı, ABD'li Fox News muhabirinin, ABD Başkanı telefon görüşmesini yayında anlatması oldu.
O gazeteci Ekim'deki İsrail seçimlerini sordu.
Anlattığına göre Trump, "İsrail seçimlerine karışmamamın uygun olacağını düşünüyorum, ancak birini destekleyebilirim." dedi.
ABD Başkanı, doğrudan Netanyahu'ya destek açıklaması yapmıyor.
En azından şimdilik.
Onun için öncelik, israil'in yönetiminde sözünden çıkıp başını ağrıtmayacak birinin olması.
İsim çok da önemli değil.
İsrail Başbakanı'nın beklentisi ise Trump'tan açıktan destekti.
Bu da ilerleyen haftaların kendisi açısından sandığından daha zorlu geçebileceğinin işareti olarak yorumlanıyor.
Şu aşamada Netanyahu için iç siyasette de en zorlayıcı konulardan biri, Trump'ın Cumhurbaşkanı Erdoğan'la olan iyi ilişkileri.
Hatırlarsınız, bir Beyaz Saray ziyaretinde Trump kameralar önünde Netanyahu'dan Türkiye'ye karşı itidalli olmasını istemişti.
Erdoğan'a büyük saygı duyduğunu ve çok sevdiğini de her fırsatta dile getiriyor.
İsrail Başbakanı ise seçim yaklaşırken Türkiye'yi Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı tıpkı İran rejimi gibi düşman göstererek oy devşirme arayışında.
Hatta bu çabasını seçim afişlerine bile yansıttı.
Erdoğan'ı İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney, Hizbullah lideri Naim Kasım ve New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani ile aynı kefeye koydu.
Ancak Erdoğan diğer üç isimden farklı.
Özelilkle de Netanyahu'nun desteğine çok güvenliği Trump'ın gözünde.
Erdoğan ve Türkiye'nin Suriye devrimindeki, Gazze'deki ateşkes sürecindeki ve İran savaşını yatıştırma çabalarındaki rolü, Netanyahu'yu çok rahatsız etse de Trump tarafından takdirle karşılanıyor.
Buna son olarak Suudi Arabistan ve Pakistan'la yapılan stratejik savunma anlaşması eklendi.
Trump bundan memnuniyet duyduğunu açıklasa da, İran gibi İsrail yönetimi de gelişmeden memnun değil.
Bir yandan Trump'ın damadı Kushner, İsrail'e gidip Netanyahu'ya Gazze'de sürecin ilerlemesine engel olmamasını tembihliyor.
Orada sıkışmaya başlayan, Lübnan'da da hareket alanı kısıtlanan İsrail ise tekrar Suriye'ye hava saldırılarına başladı.
Ama orada da cevap Trump'ın özel temsilcisi ve Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'tan geldi.
Hava üssüne İsrail saldırısını eleştirdi.
Gerilimi gereksiz şekilde tırmandırabileceği konusunda uyardı.
O saldırıdan saatler önce, Tom Barrack İstanbul'da Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani'yle görüşüyordu.
İsrail'in arzularının aksine, Trump yönetimi Suriye'de yeni yönetimi ve ülkenin huzur içinde kalkınmasını destekliyor.
Türkiye'nin bu konudaki rolünü de takdir ediyor.
Tüm bu gelişmeler, seçimlerde Netanyahu'nun siyasi akıbetine nasıl etki edecek merak konusu.
Ancak çareyi siyaseten Cumhurbaşkanı Erdoğan'a saldırmak ve onu düşmanlaştırmakta aradığı kesin.
Aslında bunun sebebi de oldukça açık.
Soykırımlara ve işlenen insanlık suçlarına yüksek sesle karşı çıkması, tepki göstermedi.
İsrail'i hem uluslararası vicdan, hem uluslararası hukuk konumunda sanık durumuna düşüren sürecin başını çekenlerden biri.
Netanyahu tam anlamıyla siyasetin kurdu.
Daha önce içine düştüğü pek çok sıkıntıdan hem hukuken hem siyaseten kurtulmasını bildi.
Bu sefer de bir şekilde kurtulmanın hesaplarını yapıyor.
Durum her ne kadar zorlu olsa da bunu yapabilecek potansiyeli olduğunu unutmamak lazım.
Ama olur da başaramazsa muhtemelen hem kendi ülkesinde hem uluslararası arenada hukuk önünde büyük sıkıntılar yaşayacak.
İşte bu duruma düşmemek için elinden geleni yapıyor.
Trump'a rağmen, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı seçim afişine koyması da o yüzden.
Yazarın diğer yazıları
Pentagon savaş bilançosunu açıkladı: "En az 756 yaralı askerimiz var"
Komşular arasındaki tartışma silahlı kavgaya dönüştü
İran'dan tarihi rest! Tek damla petrol ihraç edilmeyecek
İsrail basınından Netanyahu'ya “Türkiye” freni! “Ülkeyi anlamsız çatışmaya sürüklüyor”