ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Çok bilinmeyenli, çok endişeli denklem

İsrail, ABD ve İran arasındaki anlaşmayı sabote etmek için elinden geleni yaparken, provokatif hamleleriyle sonuç almaya başlamış görünüyor.

Lübnan'a, özellikle de başkent Beyrut'a yeniden yoğunlaşan saldırılar Tahran'ı kızdırdı.

Daha önce de söylemişlerdi, gereğini yaptılar.

Saldırılar nedeniyle ABD ile müzakere pazarlığını askıya aldılar.

Mesaj alışverişini durdurdular.

Trump önce "Hiç sorun etmiyorum" mesajı verse de durumun ciddiyetini hızlı anladı.

Devreye girdi, İsrail'in Beyrut'a saldırılarını durdurdu.

Hatta dolaylı yoldan Hizbullah'la da temas kurduklarını ve onlardan da saldırmama sözü aldıklarını söyledi.

Belli ki savaşı sürdürmekle netice alamadığının, kendisi için zamanın daraldığının ve en kısa sürede iç kamuoyuna "zafer" diye pazarlayabileceği bir diplomatik netice alması gerektiğinin fazlasıyla farkında.

Durum kendisi için o kadar aciliyet arz ediyor ki, Netanyahu ile telefon görüşmesinin hayli sert geçtiğini Amerikan basınından öğrendik.

Hakarete varan azarlamalarla, "Ben olmasam şu anda hapisteydin. Ne yaptığını sanıyorsun. Kimse seni ve İsrail'i sevmiyor" demiş.

Bu çok sert uyarılar şimdilik sonuç vermiş görünüyor ama İsrail'i ne kadar tutacak, büyük bir muamma.

İlk fırsatta bir bahane bulup Beyrut'u yeniden bombalamak istediklerinden kimsenin şüphesi yok.

Zaten Lübnan'ın güneyinde de saldırıları aynı şekilde sürdürüyorlar.

Yani müzakere sürecine sabotaj bitmeyecek.

"Hürmüz ve uranyum ne olacak?" sorularına yanıt bulunmasın diye ellerinden geleni yaptıkları herkesim malumu.

Netanyahu'nun, hatta daha da çok onu sürekli şantaj yapan aşırı sağcı koalisyon ortaklarının aklında hala İran rejimini devirmek var.

Ve bunun mümkün olduğunu düşünmeyi sürdürüyorlar.

Kendileri adına bu hedefin gerçekleşebilmesi için de anlaşma olmaması lazım.

ABD'de ara seçimler yaklaşırken Yahudi lobisi vasıtasıyla Trump'ın elini rahatlatmaya çalışırlarken, aba altından sopa göstermeyi de ihmal etmiyorlar.

Trump'ın içinde olduğu çıkmazdan çıkış yolu bulabilmesi hayli zor olacak.

İsrail'in süreci sabote etmek içinde elinde pek çok argüman var.

Bunlardan biri Lübnan'ın güneyinde kara işgalini genişletmek.

Diğer, Gazze'de işgali yüzde 70'e çıkarmak.

Bunu yaparlarsa enkaza dönmüş bir bölgede, kilometrekarede 18 bin 500 kişilik bir nüfus yoğunluğu oluşacak.

Yani halkı bölgeyi terk etmeye zorluyorlar.

Bir başkası ise işgal altındaki Filistin topraklarında ezanın hoparlörden okunmasını yasaklamak.

Savaş sürer bölgede kaos devam ederse kazançlı çıkacaklarını düşünüyorlar.

Uzlaşmaya varılmasını engelleyemezlerse de yaptıkları yanlarına ne yazık ki kar kalacak.

Maalesef, bu çok bilinmeyenli denklemde her halükarda bir kazanım elde edecekler gibi duruyor.

Bunu önlemek şart...


Yazarın diğer yazıları