Oyun kurucu olmak
Dünyanın gözü Pakistan'daki ABD-İran müzakerelerinde.
Petrol fiyatları almış yürümüş, küresel tedarik zinciri sıkıntıda.
Asya'dan başlayan enerji ve üretim darboğazı yavaş yavaş dünyayı sarıyor.
Modern zamanlarda enerjinin olmaması hayatın durması demek.
Üstelik Hürmüz bir anda tamamen açılsa bir eski düzenin sağlanması uzun zaman alacak.
İşte tam da böyle bir dönemde, tam da bugün Türkiye adına çok önemli ve çok stratejik bir başka gelişme yaşanıyor.
Birkaç gün önce Yunan basını yazmıştı.
"Türkiye enerjide üç kıtaya yayıldı" demişti.
Mavi Vatan stratejisiyle birlikte, askeri gücün eşlik ettiği önemli enerji atılımları yapılıyor.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın hamleleriyle Türkiye enerji alanında Afrika, Avrupa ve Asya'daki varlığını güçlendiriyor.
Proto Thema gazetesi "Türkler; Libya ve Somali'den, Pakistan ve Macaristan'a kadar sondaj kuleleriyle yayıyorlar" diye yazmıştı.
İşte bunun son adımı Somali'de atıldı.
Türkiye, Somali'ye yaklaşık 20 yıldır yoğun destek veriyor.
Bu destek devlet idaresinden güvenliğe, sağlıktan enerjiye kadar her alanda sürüyor.
Üstelik Somali de bundan fazlasıyla memnun.
Çünkü "beyaz adam" bu kez kendilerini sömürmüyor.
Birlikte kazanıyor, birlikte büyüyorlar.
Saygıya ve güvene dayalı bir ortaklık kurdular.
"Çağrı Bey" derin deniz sondaj gemisi işte böyle bir atmosferde gitti Somali'ye...
Mogadişu açıklarına vardığında, halkın onu görebilmek için plaja akın etmesi bundandı.
Mersin'den başlayan 53 günlük seyrin sonunda, Somali'nin başkentinde tören düzenlendi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da oradaydı.
Törenin ardından Çağrı Bey, derhal sondaj yapacağı noktaya hareket etti.
Çalışmalar 288 gün sürecek.
İlk sondaj noktası, Curad-1 kuyusu.
Curad, Somali'de "ailede doğan ilk bebek" anlamına geliyor.
Yani bu kuyu o kadar kıymetli.
Türkiye petrol bulursa, Somali'nin kavuşacağı zenginlik de bu ülke için bu kadar önemli.
Uzun yıllar boyunca kıtlıklar, kuraklıklar, şiddet, dış müdahaleler ve bölgesel mücadelelerin kurbanı olarak yaşadılar.
Türkiye'nin yıllardır verdiği destekle artık bir şekilde ayakları üzerinde durabiliyorlar.
Ama bulunabilecek bu petrolün getireceği servetle, artık başları daha dik duracak.
Gelişmeyi, güçlenmeyi umuyorlar.
Ve bu büyük hayalleri gerçekleştirmek için zenginliklerini ve güvenliklerini emanet edebilecek kadar da Türkiye'ye güveniyorlar.
Türkiye "kazan-kazan" politikasıyla Afrika başta olmak üzere ortaklık kurduğu ülkelere hep açık yaklaştı.
Somali'de bulunabilecek hidrokarbon kaynaklarında Türkiye'nin de faydası olacak ve bunu saklamıyor.
Ancak "birlikte kazanmak" tam olarak da bu.
Zaten güveni de bu samimiyet sağlıyor.
Derin deniz sondajı ve filo konusunda Türkiye'nin elindeki teknik imkânlar günümüzde çok az ülkede var.
Bu, Somali için çok büyük bir şans.
Öte yandan, uzun yıllar boyunca yapılan karşılıksız yardımlar, petrol arama girişiminin aslında Türkiye adına sadece ticari bir mesele olmadığının da göstergesi.
İki ülkenin enerji ve ekonomi dışında da birbirleri için stratejik faydaları var.
Unutmamalı ki Türkiye'nin yurt dışındaki en büyük askeri üssü Somali'de.
En büyük büyükelçilik tesisimiz de Mogadişu'da.
Ayrıca pek çok devasa altyapı yatırımımız var.
Ülkenin dünyaya açılmasını sağlayan başkentteki havaalanı da Türklerin eseri.
Hatta Somali karasularını koruyan donanma gemilerimiz var ki, İsrail'in son dönemde bölgeyi karıştırmaya çalıştığını hatırlarsak ne kadar stratejik olduğunu anlamak zor değil.
Bunlar öylesine atılmış adımlar değil.
Bu ülkeye verdiğimiz önemin göstergesi.
Somali'nin güçlü olması, aynı zamanda pek çok açıdan Türkiye'nin de faydasına.
Örneğin, Hint Okyanusu'na bakması sebebiyle Türkiye'nin uzun menzilli füze ve uzay çalışmaları için önemli bir platform sunuyor.
Ve bu çalışmalar Türkiye'yi bir kademe daha yukarı çıkaracak kapasiteler sağlayacak.
Çağrı Bey'e dönersek, Türkiye ilk kez yurt dışında derin deniz sondajı yapıyor.
Dünya böyle bir darboğazdayken, enerjide attığı son adımla Türkiye bu alanda da oyun kurucu olduğunu tekrar gösteriyor.
Enerjide transit ülke olma konumunun yanında, bölgesel dengeleri etkileyen stratejik aktör olma hedefini de güçlendiriyor.
Ve tahminim o ki, bu adımların kıymeti gelecekte çok daha iyi anlaşılacak.
Petrol fiyatları almış yürümüş, küresel tedarik zinciri sıkıntıda.
Asya'dan başlayan enerji ve üretim darboğazı yavaş yavaş dünyayı sarıyor.
Modern zamanlarda enerjinin olmaması hayatın durması demek.
Üstelik Hürmüz bir anda tamamen açılsa bir eski düzenin sağlanması uzun zaman alacak.
İşte tam da böyle bir dönemde, tam da bugün Türkiye adına çok önemli ve çok stratejik bir başka gelişme yaşanıyor.
Birkaç gün önce Yunan basını yazmıştı.
"Türkiye enerjide üç kıtaya yayıldı" demişti.
Mavi Vatan stratejisiyle birlikte, askeri gücün eşlik ettiği önemli enerji atılımları yapılıyor.
Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nın hamleleriyle Türkiye enerji alanında Afrika, Avrupa ve Asya'daki varlığını güçlendiriyor.
Proto Thema gazetesi "Türkler; Libya ve Somali'den, Pakistan ve Macaristan'a kadar sondaj kuleleriyle yayıyorlar" diye yazmıştı.
İşte bunun son adımı Somali'de atıldı.
Türkiye, Somali'ye yaklaşık 20 yıldır yoğun destek veriyor.
Bu destek devlet idaresinden güvenliğe, sağlıktan enerjiye kadar her alanda sürüyor.
Üstelik Somali de bundan fazlasıyla memnun.
Çünkü "beyaz adam" bu kez kendilerini sömürmüyor.
Birlikte kazanıyor, birlikte büyüyorlar.
Saygıya ve güvene dayalı bir ortaklık kurdular.
"Çağrı Bey" derin deniz sondaj gemisi işte böyle bir atmosferde gitti Somali'ye...
Mogadişu açıklarına vardığında, halkın onu görebilmek için plaja akın etmesi bundandı.
Mersin'den başlayan 53 günlük seyrin sonunda, Somali'nin başkentinde tören düzenlendi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar da oradaydı.
Törenin ardından Çağrı Bey, derhal sondaj yapacağı noktaya hareket etti.
Çalışmalar 288 gün sürecek.
İlk sondaj noktası, Curad-1 kuyusu.
Curad, Somali'de "ailede doğan ilk bebek" anlamına geliyor.
Yani bu kuyu o kadar kıymetli.
Türkiye petrol bulursa, Somali'nin kavuşacağı zenginlik de bu ülke için bu kadar önemli.
Uzun yıllar boyunca kıtlıklar, kuraklıklar, şiddet, dış müdahaleler ve bölgesel mücadelelerin kurbanı olarak yaşadılar.
Türkiye'nin yıllardır verdiği destekle artık bir şekilde ayakları üzerinde durabiliyorlar.
Ama bulunabilecek bu petrolün getireceği servetle, artık başları daha dik duracak.
Gelişmeyi, güçlenmeyi umuyorlar.
Ve bu büyük hayalleri gerçekleştirmek için zenginliklerini ve güvenliklerini emanet edebilecek kadar da Türkiye'ye güveniyorlar.
Türkiye "kazan-kazan" politikasıyla Afrika başta olmak üzere ortaklık kurduğu ülkelere hep açık yaklaştı.
Somali'de bulunabilecek hidrokarbon kaynaklarında Türkiye'nin de faydası olacak ve bunu saklamıyor.
Ancak "birlikte kazanmak" tam olarak da bu.
Zaten güveni de bu samimiyet sağlıyor.
Derin deniz sondajı ve filo konusunda Türkiye'nin elindeki teknik imkânlar günümüzde çok az ülkede var.
Bu, Somali için çok büyük bir şans.
Öte yandan, uzun yıllar boyunca yapılan karşılıksız yardımlar, petrol arama girişiminin aslında Türkiye adına sadece ticari bir mesele olmadığının da göstergesi.
İki ülkenin enerji ve ekonomi dışında da birbirleri için stratejik faydaları var.
Unutmamalı ki Türkiye'nin yurt dışındaki en büyük askeri üssü Somali'de.
En büyük büyükelçilik tesisimiz de Mogadişu'da.
Ayrıca pek çok devasa altyapı yatırımımız var.
Ülkenin dünyaya açılmasını sağlayan başkentteki havaalanı da Türklerin eseri.
Hatta Somali karasularını koruyan donanma gemilerimiz var ki, İsrail'in son dönemde bölgeyi karıştırmaya çalıştığını hatırlarsak ne kadar stratejik olduğunu anlamak zor değil.
Bunlar öylesine atılmış adımlar değil.
Bu ülkeye verdiğimiz önemin göstergesi.
Somali'nin güçlü olması, aynı zamanda pek çok açıdan Türkiye'nin de faydasına.
Örneğin, Hint Okyanusu'na bakması sebebiyle Türkiye'nin uzun menzilli füze ve uzay çalışmaları için önemli bir platform sunuyor.
Ve bu çalışmalar Türkiye'yi bir kademe daha yukarı çıkaracak kapasiteler sağlayacak.
Çağrı Bey'e dönersek, Türkiye ilk kez yurt dışında derin deniz sondajı yapıyor.
Dünya böyle bir darboğazdayken, enerjide attığı son adımla Türkiye bu alanda da oyun kurucu olduğunu tekrar gösteriyor.
Enerjide transit ülke olma konumunun yanında, bölgesel dengeleri etkileyen stratejik aktör olma hedefini de güçlendiriyor.
Ve tahminim o ki, bu adımların kıymeti gelecekte çok daha iyi anlaşılacak.
Yazarın diğer yazıları
İran'dan ABD'ye gözdağı: Daha büyük ders veririz
Kızını öldürdü, eski eşini yaraladı... Firari katil kıskıvrak yakalandı
Çağrı Bey'e Somali'de kritik görev! Tarihi sondaj için geri sayım başladı
Bitlis'te minibüsün devrilmesi sonucu 11 kişi yaralandı