ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Kafkaslar'da önemli şeyler oluyor

İran savaşı uluslararası gündemi çok ciddi şekilde meşgul etmeye devam ediyor.

Özelikle son günlerde Hürmüz üzerinden yeniden alevlenen gerilim tehlike saçıyor.

Ama dünya dönmeye devam ediyor.

Pek çok bölgede, pek çok önemli gelişme yaşanıyor.

İran savaşının gölgesinde, İran'ın yanı başındaki Güney Kafkasya'da da böyle bir durum vardı.

Ermenistan'ın hem Batı ile yakınlaşmasında, hem Azerbaycan ve Türkiye ile normalleşmesinde çok önemli sembolik ve fiili adımlar atıldı.

Erivan, pazartesi günü Avrupa Siyasi Topluluğu'nun sekizinci zirvesine ev sahipliği yaptı.

Bu platform 50'den fazla devletin liderini buluşturuyor.

AB'den de Avrupa Konseyi'nden de daha geniş bir siyasi işbirliği zemini oluşturuyor.

Ve Ermenistan'da ilk kez toplandılar.

Gerçekten çok ilginç bir manzaraydı.

Bölgedeki dönüşümü gözler önüne serdi ki Rusya'nın bundan hiç de memnun olmadığını anlamaz zor değil.

Ermenistan uzun yıllardır Moskova'nın en yakın müttefiklerinden biri olarak görülüyordu.

Erivan hala Rusya'nın öncülük ettiği Avrasya Ekonomik Birliği'nin üyesi.

Ve topraklarında Rus askeri üssü barındırıyor.

Paşinyan iktidarında, özellikle de İkinci Karabağ Savaşı'ndan sonra durum belirgin şekilde değişti.

Bu nedenle zirve, Batı'ya yakınlaşma vizyonuyla Erivan için ayrı bir önem arz ediyordu.

Zirvenin eş başkanları Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve AB Konseyi

Başkanı Antonio Costa'ydı.

Avrupa ülkeleriyle daha sıkı işbirliği ve entegrasyondan tutun da İran savaşı, Hürmüz, NATO ve Ukrayna Savaşı'na kadar pek çok bölgesel mesele masaya yatırıldı, mesajlar verildi.

Toplantıda pek çok Avrupalı lider vardı.

Hatta Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskiy de oradaydı.

Bence daha ilginç olanı, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de katılmasıydı.

Görevdeki bir NATO Genel Sekreteri'nin, fiilen Rus üssü barındıran bir ülkeye tek ziyareti Ermenistan'a...

2024'te eski Genel Sekreter Jens Stoltenberg de gitmişti.

Şimdiyse Rutte'nin, Batı bloğunun çok büyük kısmıyla birlikte orada olması sembolik açıdan çok önemliydi.

Bu kadarla da kalmadı.

Ermenistan, Rusya'nın azılı düşmanlarından İngiltere ile stratejik ortaklık bildirisi imzaladı.

Yine bitmedi.

Zirvenin ertesi gününde de Erivan'da ilk kez AB-Ermenistan zirvesi düzenlendi.

Rusya Devlet Başkanı Putin'in bunları öylece izlediğini düşünmek elbette hata olur.

Mutlaka bir kenara not edip, doğru zamanı bekliyordur.

Paşinyan, ülkesini batı ile yakınlaştırıp farklı bir güvenlik ve refah seviyesine çekmek istiyor.

Bunda oldukça hevesli.

Ancak bunu sadece Avrupa ile yakınlaşarak başaramayacağının da farkında.

Ondan daha da önemli olan başka bir hedefi var.

Azerbaycan ile resmi barış anlaşmasını imzalamak.

Bakü ve Ankara ile tam normalleşmeye ulaşmak.

Zirve bu açıdan da çok önemliydi.

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, zirveye uzaktan bağlantıyla katıldı.

Telekonferansla da olsa, bir Azerbaycan lideri ilk kez Ermenistan'daki bir organizasyona iştirak etti.

Aliyev, Ermenistan'la Azerbaycan'ın barış içinde yaşamayı öğrenmekte olduğunu vurguladı.

Paşinyan da Avrupa Siyasi Topluluğu'nun Bakü'de yapılacak 2028'deki zirvesine şahsen katılmayı istediğini duyurdu.

Bunlar çok önemli gelişmeler.

Tabii bunun olabilmesi için önce resmi barış anlaşmasının imzalanması lazım.

Onun için de Ermenistan'ın Azerbaycan'a yönelik toprak iddiasını anayasasından çıkarması gerekiyor.

Paşinyan bunun için canla başla çalışıyor.

Önümüzdeki yıl yapılması muhtemel referandum ülkeyi ve Güney Kafkasya'yı bambaşka bir barış, refah ve işbirliği iklimine sürükleyebilir.

Tabii bunun için aşırı milliyetçi Ermenilerin sert muhalefetinin, hatta zaman zaman haberleri gelen darbe girişimlerinin dizginlenmesi şart.

Ama halkın çoğunluğu ülkenin refah dolu bir geleceğe ulaşmasının, bölgeyle barışmaktan geçtiğinin farkında.

Zaten öyle olmasaydı, İkinci Karabağ Savaşı'nı kaybetmesine rağmen Paşinyan'ı yeniden seçip iktidarda tutmazlardı.

Ermenistan için bölgeyle barışmak sadece Azerbaycan'la resmi barış yapmaktan değil, Türkiye ile de normalleşmekten geçiyor.

Paşinyan bu konuda da çok istekli.

Öyle ki Erivan'daki zirvede Türkiye için protokol kuralları esnetildi.

Normalde bu zirveye yalnızca liderler katılır.

Ancak Türkiye'den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılması onaylandı.

Cevdet Yılmaz, bölgede barış iklimini destekleyici mesajlar verdi.

Hatta Paşinyan'la görüşmesinde, Türkiye-Ermenistan sınırındaki Ani Köprüsü'nün ortaklaşa restore edilmesi için mutabakata varıldı.

Bunlar çok kıymetli gelişmeler.

Dünyanın dört bir yanında savaşlar ve gözyaşı varken, Güney Kafkasya'da bir barış ikliminin doğması için tüm siyasi irade mevcut.

Sonuç olarak mesele dönüp dolaşıp Ermenistan iç siyasetine dayanıyor.

Nikol Paşinyan, kilise dâhil karşısındaki tüm o sert muhalefete karşı durmayı sürdürebildiği sürece de umutlar büyük.


Yazarın diğer yazıları