Füzeler: Savaşın belirleyici gücü
İran, İsrail'e saldırılarda artık daha güçlü füzeler kullanıyor.
Hipersonik Hürremşehr füzeleri atıyor.
2 bin kilometre menzilli Hürremşehr 4, bir buçuk tona kadar patlayıcı taşıyabiliyor.
İran'dan gelen füzeler, İsrail semalarında çok parçalı hale gelerek tesir gücünü artırıyor.
Hürremşehr-4, Fettah-2 ve Siccil gibi İran füzeleri, İran'ın asıl vurucu güç olarak gördüğü unsurlar.
Daha düşük kapasiteli ve daha ucuz füzelerle, düşük maliyetli İHA'lar çoğunlukla hava savunma sistemlerini meşgul etme görevi görüyor.
Ve bu sırada asıl vurucu güce sahip ileri seviye füzeler gönderiliyor
Böylece Demir Kubbe, Arrow ve Patriot kalkanı gibi dünyanın en gelişmiş savunma kalkanları, satürasyon saldırıları ile aşılabiliyor.
Bu hava savunma sistemleri artık mutlak güvenlik sağlayamıyor.
Hasarın boyutunu azaltma işlevi görüyorlar.
Ayrıca bu sistemlerde kullanılan hava savunma füzeleri oldukça pahalı.
Her birinin fiyatı milyon dolarlarla ifade ediliyor.
30-40 bin dolarlık füzeler ve İHA'lara karşı bu kadar pahalı silahların kullanılması ise, bir başka sorunu ortaya çıkarıyor.
Maliyet...
Özellikle Patriot füzeleri, Arap ülkelerinin hava savunması için kullanılan en önemli silahlar.
Ancak bunların üretimi oldukça yavaş...
ABD'nin elindeki stoklar hem Ukrayna savaşı, hem İsrail'in Gazze'deki katliamları ve Haziran'daki İran savaşı nedeniyle zaten azalmıştı.
Bugünlerde de oldukça yoğun şekilde harcanıyorlar.
Ve aynı hızda yerlerine konulamıyorlar.
Bu da bir başka dengeyi karşımıza çıkarıyor.
Hangi tarafın ne kadar füze stoku var?
Bu sorunun cevabı önemli.
Çünkü görünen o ki kimin füzesinin önce biteceği, savaşın seyrinde belirleyici olacak.
ABD de İran da "Mühimmat sıkıntımız yok" diyor.
Lakin askeri endüstriyel kapasite konusunda ABD ve İsrail'in dezavantajlı hale gelmesi riski olabilir.
Çünkü sadece ilk 36 saatte bile 3 binden fazla hassas güdümlü füze ve önleyici mühimmat kullanmışlardı.
Haziran'daki 12 gün savaşıyla yapılan kıyaslama durumu daha net ortaya koyuyor.
ABD'nin o savaşa önleyici olarak 80 adet SM-3 ile 150 civarında THAAD füzesi kullanmıştı.
Son savaşta sadece 5 günde 180 adet SM serisi füze ve 40 adet THAAD kullandı.
Arap ülkeleri de eklenince, kullanılan THAAD füzesi sayısı 70'e çıktı.
Bu tempo daha ne kadar sürdürülebilir, soru işareti.
Özetle mevcut stoklar ikame edilebileceğinden çok daha hızlı tükeniyor görünüyor.
Dahası hasar gören hassas radarlar ve yüksek teknoloji füzelerin üretimi için kritik minerallere de ihtiyaç var.
Ve bu kaynağın çok önemli kısmı Çin'in kontrolünde.
Bazı uzmanlara göre, böyle giderse ABD Hint-Pasifik bölgesinden stok çekmek zorunda kalabilir.
Bu da o bölgede güvenlik zafiyeti doğurma riskine sahip.
Hal böyleyken, İran'ın düşük maliyetli ve hızlı üretilebilir araçları avantaja dönüşüyor.
Aslında ABD'nin bu durumun uzun süredir farkında olduğunu da sır değil.
Son savaş öncesi, Ortadoğu'ya ilk kez sevk edilmişlerdi.
Düşük maliyetli İHA sistemi Lucas, İran'a saldırılarda kullanıldı.
CENTCOM Komutanı Brad Cooper, Lucas sistemi için şöyle diyor...
"Bu, İran yapımı bir İHA tasarımıydı. Onu ele geçirdik, içini boşalttık, Amerika'ya geri gönderdik, üzerine küçük bir 'Made in USA' etiketi yapıştırdık, buraya geri getirdik ve İranlılara karşı kullanıyoruz."
Bahsettikler, İran'ın Şahid-136 İHA'ları.
İronik olansa şu...
Dünyanın en güçlü ve en gelişmiş ülkesi olmakla övünen ABD, İran'a karşı İran tasarımı ve teknolojisini kopyalayıp kullanmaya başladı.
Hipersonik Hürremşehr füzeleri atıyor.
2 bin kilometre menzilli Hürremşehr 4, bir buçuk tona kadar patlayıcı taşıyabiliyor.
İran'dan gelen füzeler, İsrail semalarında çok parçalı hale gelerek tesir gücünü artırıyor.
Hürremşehr-4, Fettah-2 ve Siccil gibi İran füzeleri, İran'ın asıl vurucu güç olarak gördüğü unsurlar.
Daha düşük kapasiteli ve daha ucuz füzelerle, düşük maliyetli İHA'lar çoğunlukla hava savunma sistemlerini meşgul etme görevi görüyor.
Ve bu sırada asıl vurucu güce sahip ileri seviye füzeler gönderiliyor
Böylece Demir Kubbe, Arrow ve Patriot kalkanı gibi dünyanın en gelişmiş savunma kalkanları, satürasyon saldırıları ile aşılabiliyor.
Bu hava savunma sistemleri artık mutlak güvenlik sağlayamıyor.
Hasarın boyutunu azaltma işlevi görüyorlar.
Ayrıca bu sistemlerde kullanılan hava savunma füzeleri oldukça pahalı.
Her birinin fiyatı milyon dolarlarla ifade ediliyor.
30-40 bin dolarlık füzeler ve İHA'lara karşı bu kadar pahalı silahların kullanılması ise, bir başka sorunu ortaya çıkarıyor.
Maliyet...
Özellikle Patriot füzeleri, Arap ülkelerinin hava savunması için kullanılan en önemli silahlar.
Ancak bunların üretimi oldukça yavaş...
ABD'nin elindeki stoklar hem Ukrayna savaşı, hem İsrail'in Gazze'deki katliamları ve Haziran'daki İran savaşı nedeniyle zaten azalmıştı.
Bugünlerde de oldukça yoğun şekilde harcanıyorlar.
Ve aynı hızda yerlerine konulamıyorlar.
Bu da bir başka dengeyi karşımıza çıkarıyor.
Hangi tarafın ne kadar füze stoku var?
Bu sorunun cevabı önemli.
Çünkü görünen o ki kimin füzesinin önce biteceği, savaşın seyrinde belirleyici olacak.
ABD de İran da "Mühimmat sıkıntımız yok" diyor.
Lakin askeri endüstriyel kapasite konusunda ABD ve İsrail'in dezavantajlı hale gelmesi riski olabilir.
Çünkü sadece ilk 36 saatte bile 3 binden fazla hassas güdümlü füze ve önleyici mühimmat kullanmışlardı.
Haziran'daki 12 gün savaşıyla yapılan kıyaslama durumu daha net ortaya koyuyor.
ABD'nin o savaşa önleyici olarak 80 adet SM-3 ile 150 civarında THAAD füzesi kullanmıştı.
Son savaşta sadece 5 günde 180 adet SM serisi füze ve 40 adet THAAD kullandı.
Arap ülkeleri de eklenince, kullanılan THAAD füzesi sayısı 70'e çıktı.
Bu tempo daha ne kadar sürdürülebilir, soru işareti.
Özetle mevcut stoklar ikame edilebileceğinden çok daha hızlı tükeniyor görünüyor.
Dahası hasar gören hassas radarlar ve yüksek teknoloji füzelerin üretimi için kritik minerallere de ihtiyaç var.
Ve bu kaynağın çok önemli kısmı Çin'in kontrolünde.
Bazı uzmanlara göre, böyle giderse ABD Hint-Pasifik bölgesinden stok çekmek zorunda kalabilir.
Bu da o bölgede güvenlik zafiyeti doğurma riskine sahip.
Hal böyleyken, İran'ın düşük maliyetli ve hızlı üretilebilir araçları avantaja dönüşüyor.
Aslında ABD'nin bu durumun uzun süredir farkında olduğunu da sır değil.
Son savaş öncesi, Ortadoğu'ya ilk kez sevk edilmişlerdi.
Düşük maliyetli İHA sistemi Lucas, İran'a saldırılarda kullanıldı.
CENTCOM Komutanı Brad Cooper, Lucas sistemi için şöyle diyor...
"Bu, İran yapımı bir İHA tasarımıydı. Onu ele geçirdik, içini boşalttık, Amerika'ya geri gönderdik, üzerine küçük bir 'Made in USA' etiketi yapıştırdık, buraya geri getirdik ve İranlılara karşı kullanıyoruz."
Bahsettikler, İran'ın Şahid-136 İHA'ları.
İronik olansa şu...
Dünyanın en güçlü ve en gelişmiş ülkesi olmakla övünen ABD, İran'a karşı İran tasarımı ve teknolojisini kopyalayıp kullanmaya başladı.
Yazarın diğer yazıları
İstanbul'da DEAŞ operasyonu: 13 şüpheli yakalandı
Türkiye, KKTC'ye altı F-16 savaş uçağı ve hava savunma sistemleri konuşlandırdı
Türkiye'den KKTC'ye F-16 kalkanı! Haddini aşan Rumlara sert tepki
Güvenlik güçlerinden operasyon! Esed'in katliamcısı son anda yakalandı