En büyük engel kalktı
ABD Başkanı Donald Trump, Temmuz ayında NATO zirvesi için geldiği Ankara'da, ikili görüşme sırasında bizzat Ahmet Şara'ya söylemişti.
Dönüşünde de niyetini parlamentoya bildirdi.
Ve o haber nihayet geldi.
Suriye, ABD'nin "Teröre destek veren ülkeler" listesinden resmen kaldırıldı.
Bilmeyenler olabilir, vurgulayalım.
Meselenin Şara ya da onun geçmişiyle hiçbir ilgisi yok.
ABD, Şara'yı zaten o listeden uzun zaman önce kaldırmıştı.
Hatta onun yönetimiyle ülkenin kalkınmasını ve sükunete kavuşmasını da güçlü şekilde destekliyor.
Bu yönde Türkiye'nin çabalarını da takdir ediyor ve siyasi destek veriyor.
Ülkenin terör destekçisi olarak sınıflandırılması ise 47 yıl öncesine, yani Baas rejimine uzanıyor.
O dönemde Suriye'nin başına Hafız Esad vardı.
Suriye'de devrimin ardından güvenlik hızla normalleşiyor.
Toplumsal barış sağlanıyor.
Başta Türkiye'nin desteğiyle devlet kurumları, sosyal ve ekonomik hayata yeniden ayağa kalkıyor.
Ülke dünyayla bütünleşiyor.
Ancak bu sürecin daha da hızlanmasının önünde büyük bir engel vardı.
İşte o engel, Suriye'nin hala teröre destek veren ülkeler olmasıydı.
Devrimden bu yana Şara hükümetinin ve Türkiye'nin en büyük çabası bunun içindi.
Şara hükümeti haklı olarak, artık yeni bir Suriye olduğunu, karşısında mücadele ettikleri eski rejimin suçlarından yeni Suriye'nin sorumlu tutulamayacağını söylüyordu.
Peki bu karar pratikte ne sonuçlar doğuracak?
Bir kere ekonomik ve ticari rahatlama sağlayacak.
1979'dan beri uygulanan ağır ekonomik, mali ve diplomatik izolasyon sona eriyor.
Listede olmak, yabancı yatırımcıların ve özel sektörün Suriye'ye para koymasını engelliyordu.
Bu karar, ülkenin yeniden inşası için dış finansman yolunu açtı.
Suriye devletinin uluslararası bankacılık ve finans sistemine erişimi kolaylaştı. Ticari kısıtlamalar büyük ölçüde hafifledi.
Yani küresel finans sistemine daha güçlü şekilde entegre olacak
Meselenin bir de siyasi ve diplomatik boyutu var.
Suriye devleti, yıllardır süren "dışlanmış ülke" statüsünden kurtuldu.
Washington yönetimi, eski rejimin devrilmesinden sonra yeni yönetimle iş birliği sinyali verdi.
Süreçle birlikte HTŞ üzerindeki bazı küresel "terör" statüleri de kaldırıldı.
HTŞ zaten ocak ayında diğer pek çok grupla birlikte kendisini feshetmişti.
Eski rejim dönemindeki pek çok bireysel suça yönelik yaptırımsa kalacak.
Yani Suriye için değişen pek çok şey var.
Ve bunlar geleceğe daha güçlü ve güvenil yürümesini sağlayacak.
Daha güçlü, otoritesini tam olarak kurmuş, iyice kurumsallaşmış ve dünyayla bütünleşmiş bir Suriye ise, bölgedeki huzur ve istikrar ikliminin önemli ayaklarından biri olacak.
Bunun bir ucu da terörsüz "Türkiye ve terörsüz bölge vizyonunun" sağlıklı şekilde işlemesine kadar uzanıyor.
Ortadoğu'da huzur ve istikrar ise İsrail'in en istemediği iklim.
Bu son gelişmeyle hareket alanı biraz daha daralacak.
Yazarın diğer yazıları
"Rusya, ABD ve Ukrayna arasında müzakerelerin yeniden başlayacağını umuyoruz"
"PISA 2025 sonuçları eğitimde kaydettiğimiz ilerlemenin önemli bir göstergesidir"
Üsküdar Belediye Başkan Vekilliğine AK Partili Dündar Ziya Gültekin seçildi
"Ümit ediyorum ki Kalkınma Yolu Projesi en kısa süre içerisinde aktif bir uygulama haline gelsin"