Fatih'ten Harbiye'ye Kaç Adım?
İstanbul'un kalbinden geçen o eski tramvay hattı, aslında sadece iki semti değil, iki ayrı medeniyet tasavvurunu birbirine bağlar. Bir tarafta ud seslerinin, komşuluk hukukunun ve sükûnetin hüküm sürdüğü Fatih; diğer tarafta piyano tınılarının, ışıltılı vitrinlerin ve Batılı bir yaşam iştahının temsilcisi Harbiye.
Neriman'ın Tercihi:
Romanın kahramanı Neriman, aslında hepimizin içindeki o kararsız sesin cisimleşmiş halidir. Şinasi'nin temsil ettiği yerli ve milli huzur ile Macit'in vaat ettiği parıltılı ama köksüz modernizm arasında gidip gelen o sarkaç, Peyami Safa'nın kaleminde sosyolojik bir laboratuvara dönüşür. Neriman'ın Harbiye'ye olan hayranlığı, bir genç kızın hevesinden ziyade, bir toplumun kendi aynasından korkup başkasının aksine aşık olmasıdır.
Kendi Sesine Dönüş
Mesele hiçbir zaman sadece "eski" ve "yeni" kavgası olmadı. Asıl mesele, modernleşirken o ruhu, o kadim özü nerede bıraktığımızdır. Safa, Neriman'ın hikâyesi üzerinden bize şunu fısıldar: Kendi şarkısını unutan bir toplum, başkasının müziğinde sadece bir figüran olur. Neriman'ın o meşhur "Rus kızı" hikâyesiyle uyanışı, aslında kendi özüne, yani Fatih'in o samimi iklimine dönüşüdür.
Son Söz Niyetine
Bugün bizler de dijital dünyaların "Harbiye"lerinde, küresel akımların pırıltısında kaybolurken; aslında içimizdeki "Fatih"i, o bizi biz yapan değerleri arıyoruz. Fatih-Harbiye, bize sadece bir Doğu-Batı çatışması anlatmaz; bize kendimize giden yolun, yine kendi kapımızdan geçtiğini hatırlatır. Köklerinizden kopmadan göğe yükselmek mümkün mü? Peyami Safa'nın bu dev eseri, cevabı hala taze bir yara gibi önümüze bırakıyor.
Yazarın diğer yazıları
Gıda fırsatçılarına gözdağı: Artık ayaklarını denk alsınlar
Türkiye'ye maden aramada tam yetki: Sizden başka kimimiz kaldı ki
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuzey Makedonya Başbakanı Mickoski ile görüştü
Cumhurbaşkanı Erdoğan Erzurum Vakfının lokalini ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti