‘AHBAP'LIK DA BİR YERE KADARMIŞ
Milletçe büyük felaket yaşadığımız 6 Şubat depremi hem fiziken hem ruhen sarsmıştı. Bütün bir bölge, bir doğal afet ile yerle bir olduğunda ilk şok atlatılır atlatılmaz, harekete geçildi. Şüphesiz hiç de kolay olmadı. Yetkililer duruma vaziyet etmek için derhal harekete geçti. Milletimiz de vazifeyi resmiyet ile ölçen bir millet değil, mutlaka bize de iş düşer diyerek kuru kuruya üzülmekle kalmadı, elinden gelen ne ise ona koştu.
Yani iyilik uyumuyor.
Ama maalesef kötülük de öyle.
Kimin aklına gelir o durumda hayat kurtarmaya çalışan insanlara, yalanlarla, iftiralarla mani olmaya çalışmak? Kimin aklına gelir sosyal medya üzerinden zehir saçmak?
Ama geldi işte. Birlik olup yaraları beraber sarmak, gerçekten insanca el uzatmak varken, her alanı olduğu gibi bir hayata tutunma mücadelesinin bile desteği değil, kösteği olmak için yarıştılar.
Kurtarma çalışmalarına mani olarak cana mal oldular belki de...
Üç yıl sonra, patlayanın baraj değil, lağım olduğu anlaşılıyor.
Şimdi Haluk Levent'in gözaltısı veya tutuklanması değil, kendi ifadeleri ortaya çıktıkça "yanıltılmışım, hayal kırıklığı içindeyim" diye ifade veriyorlar, insanları bağış konusunda Haluk Levent'e yönlendirenler. Evet, hayal kırıklığı; pişmanlık değil, özür değil...
Üstelik aynı ifadelerde "ben bağış yapmadım" da diyorlar.
Neden üç kuruş bağışlamadığınız yere, bütün ülkeyi yönlendirmeye azmettiniz? Ve bir yardım derneğinin kasasından para derneğin başındaki adam tarafından çalındığında nasıl oluyor da utanmıyor, sadece hayal kırıklığına uğruyorsunuz?
Şimdi herkes "şahsen tanımam, o günkü üzüntüme kızgınlığıma yenildim" tadında. Demek ahbaplık da buraya kadarmış.
Yazarın diğer yazıları
Karadeniz'de bereket umudu: 73 bin balıkçı gemisi “Vira Bismillah” diyecek
Yunanistan-İsrail savunma anlaşması Atina'yı karıştırdı: Utanç verici!
Ebola salgını nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı artıyor
Mekke Anlaşması'nın ilk toplantısı İstanbul'da yapıldı