ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Bir Tercihin Kıyısında: Ya Tahammül Ya Sefer

Hayat bazen bizi öyle bir kavşağa getirir ki, durup beklemekle yola düşmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalırız. Mustafa Kutlu, o eşsiz "durum" hikâyeciliğinin zirvelerinden biri olan Ya Tahammül Ya Sefer'de, bizi sadece bir davanın değil, bir insanın kendi iç sesine verdiği cevabın peşine düşürüyor. Murat'ın, Asım'ın ve daktilo seslerinin arasında yankılanan o büyük sorunun: Dünya değişirken biz nerede duracağız?

İdeallerden Gerçekliğin Soğuk Yüzüne

Hikâye, bir grup idealist gencin o saf ve heyecan dolu dünyasıyla başlar. Ancak zaman, en keskin kılıçtan daha amansızdır. Yıllar geçtikçe o masanın etrafındaki sesler azalır; kimi "tahammül" ederek sistemin çarkları arasında kendine bir yer bulur, kimi ise o ruhu korumak adına kendi "seferine" çıkar. Kutlu, bize şunu hatırlatır: Asıl trajedi kaybetmek değil, ne için yola çıktığını unutmaktır.

Kitabın o meşhur başlığı, aslında modern insanın en büyük ikilemidir. Tahammül etmek; bazen alışmak, bazen boyun eğmek, bazen de içten içe çürümektir. Sefer ise; bir vazgeçiştir ama aynı zamanda yeniden doğuştur. Kutlu'nun o kesik, nefes alan cümleleri arasında yürürken şunu fark ederiz: Sefer, her zaman coğrafi bir yer değiştirme değildir; bazen insanın kendi özüne yaptığı o en zorlu yolculuktur.

Bugüne Düşen Gölge

Peki, her şeyin "hız" ve "haz" üzerine kurgulandığı, sadakatin yerini stratejiye bıraktığı bugünlerde bu hikâye bize ne söyler? Belki de dürüstlüğün, bir makam koltuğundan çok daha ağır olduğunu... Mustafa Kutlu, o bitmek bilmeyen "başarı" hırsımıza karşı, sessiz ve onurlu bir mağlubiyetin galibiyetten çok daha kıymetli olabileceğini fısıldıyor.

Eğer bu hafta kendinizi kalabalıklar içinde yalnız, ideallerinizle gerçekler arasında sıkışmış hissediyorsanız, bu ince ama yükü ağır kitabı elinize alın. Göreceksiniz ki, asıl sefer, insanın kendi vicdanına yaptığı o sessiz yürüyüştür.


Yazarın diğer yazıları