Siz Dünyayı Affeder Miydiniz?
Rachel corrie ve Esma Biltaci.
Hatırlıyor muyuz bu isimleri?
İlki Amerikalı bir genç kızdı. Filistin'in yanında, eli kanlı İsrail'in karşısında. 2003'te 22 yaşında Refah'ta İsrail Savunma kuvvetlerine bağlı bir buldozer tarafından ezilerek vahşice öldürüldü.
Diğeri Mısırlıydı. 17 yaşında, Mursi'yi deviren darbeye karşı durmak, hapse atılan babası ve ağabeyine ulaşmak için çıktığı Rabia Meydanı'nda cuntacıların açtığı ateşle 17 yaşında şehit edildi.
Gazeteci yazar Hamza Er, bu iki temiz insanın aileleri ile temas kurdu. Doğrudan onların ağzından kızlarını dinlemek, öğrenmek, ve kısacık hayatlarını nasıl geçirdiklerini, canlarını ne için feda ettiklerini insanlara anlatmak istediğini söyledi. Gazetecelik elbette hem fiziki hem manevi cesaret gerektiren bir meslek. Doğrusu böylesi düzeni bozuk bir dünyada evlat kaybetmiş insanları dinleme cesaretini ben gösterebilir miydim, bilemiyorum. Ama Hamza Er buna yönelmiş ve nihayete erdirmiş.
Sadece insan gibi insan hikayesi öğrenmek değil, ben neredeyim ne yapıyorum sorularına beraberinde getirecek bir kitap olarak ortaya çıkan "Siz Dünyayı Affeder Miydiniz?" Yalnızca yazarına değil, okuruna da bir yük veriyor.
İçeriğe dair bilgiyi, kitaba baş vurarak aktarayım;
"Biri Batı'da, biri Doğu'da doğdu...
Biri 23 yaşında Gazze'de, diğeri 17 yaşında Rabia Meydanı'nda toprağa düştü. Rachel Corrie ve Esma Biltaci, dünyanın iki ucunda, aynı kalbin, aynı vicdanın çocuklarıydı.
Bu kitap, coğrafyalar ve inançlar arasındaki sınırları aşan iki genç kadının hikayesini anlatıyor.
Adaletin, merhametin, insanca yaşamanın mümkün olduğuna inanan iki yüreğin, zulme, sessizliğe ve umursamazlığa karşı direnişini...
İkisi de insan kalabilmenin, vicdanla yaşamanın bedelini ödediler. Rachel ve Esma, çağımızın en büyük eksikliği -"vicdanı"- hatırlatan bir tanıklık kitabı."
Tanıklık meselesi zor. Bilince mesulüz, o sebeple okura da yük veriyor dedim. Ama yükten kurtulmanın bedeli de insanlıktan uzaklaşmak.
Nasıl yapmalı...
Hatırlıyor muyuz bu isimleri?
İlki Amerikalı bir genç kızdı. Filistin'in yanında, eli kanlı İsrail'in karşısında. 2003'te 22 yaşında Refah'ta İsrail Savunma kuvvetlerine bağlı bir buldozer tarafından ezilerek vahşice öldürüldü.
Diğeri Mısırlıydı. 17 yaşında, Mursi'yi deviren darbeye karşı durmak, hapse atılan babası ve ağabeyine ulaşmak için çıktığı Rabia Meydanı'nda cuntacıların açtığı ateşle 17 yaşında şehit edildi.
Gazeteci yazar Hamza Er, bu iki temiz insanın aileleri ile temas kurdu. Doğrudan onların ağzından kızlarını dinlemek, öğrenmek, ve kısacık hayatlarını nasıl geçirdiklerini, canlarını ne için feda ettiklerini insanlara anlatmak istediğini söyledi. Gazetecelik elbette hem fiziki hem manevi cesaret gerektiren bir meslek. Doğrusu böylesi düzeni bozuk bir dünyada evlat kaybetmiş insanları dinleme cesaretini ben gösterebilir miydim, bilemiyorum. Ama Hamza Er buna yönelmiş ve nihayete erdirmiş.
Sadece insan gibi insan hikayesi öğrenmek değil, ben neredeyim ne yapıyorum sorularına beraberinde getirecek bir kitap olarak ortaya çıkan "Siz Dünyayı Affeder Miydiniz?" Yalnızca yazarına değil, okuruna da bir yük veriyor.
İçeriğe dair bilgiyi, kitaba baş vurarak aktarayım;
"Biri Batı'da, biri Doğu'da doğdu...
Biri 23 yaşında Gazze'de, diğeri 17 yaşında Rabia Meydanı'nda toprağa düştü. Rachel Corrie ve Esma Biltaci, dünyanın iki ucunda, aynı kalbin, aynı vicdanın çocuklarıydı.
Bu kitap, coğrafyalar ve inançlar arasındaki sınırları aşan iki genç kadının hikayesini anlatıyor.
Adaletin, merhametin, insanca yaşamanın mümkün olduğuna inanan iki yüreğin, zulme, sessizliğe ve umursamazlığa karşı direnişini...
İkisi de insan kalabilmenin, vicdanla yaşamanın bedelini ödediler. Rachel ve Esma, çağımızın en büyük eksikliği -"vicdanı"- hatırlatan bir tanıklık kitabı."
Tanıklık meselesi zor. Bilince mesulüz, o sebeple okura da yük veriyor dedim. Ama yükten kurtulmanın bedeli de insanlıktan uzaklaşmak.
Nasıl yapmalı...