ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Kar ve şiir; ve şehir…

Gitgide bir özlem, bir hasret, bir bekleyiş, bir bekleyemeyiş basıyor ikindi
sonrası İstanbul'da.
Bir metreyi bulmuş karın içine gömülüşüm, çocukluk kadar uzakta, ona
ulaşmak çocukluğa dönmek kadar imkânsız.
Üç beş parça düşünce gökyüzünden, bir heves, boş olduğu ilk andan bilinen
bir umut gibi parıltısız.
Ama yine de bir andan küçük zamanda mani olunamayan bir neşe... ya...
belki...
Bu aralar (bilhassa yaşadığım şehirde) tekrarı mümkün olmayacak masal gibi,
rüya gibi hatırlanan karın sesi şiirde, şiir hafızanın derinlerinde tınlıyor.
Birkaç mısra, birkaç satır; "ben bunu biliyorum, yaşadım aslında, çok eskiden
de olsa..." dedirtiyor, bir yükselen, bir alçalan hava basıncında ve ısısında...

Dıranas, Tarancı, Beyatlı; yeniden merhaba...

Dıranas'ın şiiri bugünlerde mevsim etkisiyle ve Cemâl Süreya yorumuyla
sosyal medyada da revaçta.

KAR

Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze inceden
Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Unutulmuş güzel şarkılar için
Bu kar gecesinde uzaktan, yoldan
Rüzgâr gibi tâ eski Anadolu'dan
Sesin nerde kaldı? Kar içindesin!
Ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
Uyandırmayın beni uyanamam.
Kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
Allah aşkına, gök, deniz aşkınaYağsın kar üstümüze buram buram
Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır -tek, tenha- bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.

AHMET MUHİP DIRANAS


Tarancı şiirinin girişinde bir üstada selam veriyor;

-Büyük şair Necip Fazıl'a hürmetlerimle-

Esiyor tane tane yine beyaz bir rüzgâr.
Söyleyin hangi kuşun kanatları yolundu?
Yine hangi ağaçtan döküldü bu yapraklar?
Yağan beyaz bir sükût, bir mahşerdir sanki kar!
Bir hicret sevdasıdır ruhumu sardı yine.
Ruhum gibi pervasız yoldaşlar da bulundu.
Ruhum karıştı gitti bu kar tanelerine;
Şimdi yağan kar değil, ruhumdur kar yerine.
CAHİT SITKI TARANCI

Ve dünüyle günü, doğusu ile batısı, vatanıyla gurbeti arasında gider gelir iken ruhu ve aklı, sözünü ya İstanbul'dan, ya İstanbul'a söyleyen şair; Beyatlı...

Varşova 1927-
Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu.
Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.Bir kuytu manastırda duâlar gibi gamlı,
Yüzlerce ağızdan koro hâlinde devamlı,
Bir erganun âhengi yayılmakta derinden...
Duydumsa da zevk almadım İslav kederinden.
Zihnim bu şehirden, bu devirden çok uzakta,
Tanbûri Cemil Bey çalıyor eski plâkta.
Birdenbire mes'ûdum işitmek hevesiyle
Gönlüm dolu İstanbul'un en özlü sesiyle.
Sandım ki uzaklaştı yağan kar ve karanlık,
Uykumda bütün bir gece Körfez'deyim artık
YAHYA KEMAL BEYATLI


Yazarın diğer yazıları