ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Ruhun Arınma Durakları

Bazı kitaplar vardır ki, onları bitirdiğinizde sadece bir hikâyeyi tüketmiş olmazsınız; ruhunuzun hiç uğramadığınız bir köşesinde yeni bir kapı aralanır. Safiye Erol, Dineyri Papazı ile tam da bunu yapar. Dinler tarihi, tasavvuf ve insan psikolojisi üzerine kurulu olan bu roman, modern insanın o bitmek bilmeyen "anlam" arayışına verilmiş en derinlikli edebi yanıtlardan biridir.

Şüphenin İçinden Hakikate Yürümek Romanın temel ekseninde, bir insanın kendi iç dünyasındaki putları birer birer yıkışı yer alır. Safiye Erol'un kaleminde din, sadece bir kurallar bütünü değil; bir "hâl" dilidir. Karakterlerin entelektüel sancıları, aslında hepimizin ortak hikâyesidir. Yazar, Batı'nın metodik düşüncesi ile Doğu'nun kalbi irfanını öyle zarif bir üslupla harmanlar ki, okuyucu kendini bir fikri tartışmanın değil, bir ruh terbiyesinin içinde bulur.

Kelimelerle Kurulan Bir İrfan Köprüsü Safiye Erol'un o meşhur zarafeti, bu romanda en yüksek mertebesine ulaşır. Cümlelerindeki vakar, kelimelerindeki seçicilik; okuru bir disipline, bir duruşa davet eder. O, aşkı ve inancı anlatırken asla sığ sulara girmez. Onun için inanmak, bir estetik duyüştür. Bu eseri okumak, bir nevi kendi iç sesinizin yankısını bulmak, modern dünyanın gürültüsünden sıyrılıp o kadim sessizliğe kulak vermektir.

Son Söz Niyetine Dineyri Papazı, bize şunu fısıldar: Kendi içindeki o derin kuyuya inme cesareti gösteremeyenler, hayatın yüzeyindeki pırıltılarla oyalanmaya mahkûmdur. Safiye Erol, bu son romanıyla bizleri o kuyuya inmeye ve orada saklı olan "asıl benliğimizle" yüzleşmeye çağırıyor. Hakikati arayanlar için bu kitap, bir yol haritası değil, yolun bizzat kendisidir.

Kendi iç yolculuğunuzda, şüphelerin arasından süzülen o bir damla nuru bulmak istiyorsanız, bu romanın rehberliğine sığının.


Yazarın diğer yazıları