ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Dört Kapı Bir Oda

Psikiyatr Dilek Yeşilbaş son 14 yılını bipolar bozukluk üzerine çalışarak geçirmiş bir uzman.
Onunla onunla bir hastanede veya muayenehanede değil, masamın üzerinde bir sabah bulduğumkitabı sayesinde tanıştım. Dört Kapı Bir Oda adıyla topladığı bipolar bocukluk hikayelerini hasta ile, hasta yakını ile, okur ile, toplum ile paylaşmış.
Neden önemli? Ya da beni-bizi niye ilgilendirsin böyle bir kitap?
Bipolar bozukluk son tespite göre yaklaşık 800 bin kişide görülen bir durum. Bir kişinin ortalam en az 4 kişi ile yakın temasta (mesela aile içinde) olduğu yaklaşık hesabıyla, bu 800 bin sayısını etkilenenleri bulabilmek için 4 ile çarpmak gerek. İş ve sosyal çevrenin diğer unsurlarını da eklersek, sayı hayli büyük.
Yani bizden çok uzakta olduğunu varsaydığımız durumun, yakın veya uzak çevrede izlerinerastlamak mümkün.
Genetik kökeni olan, ilaç tedavisi ile kontrol edilebilen bu durum, kimi zaman gündelik hayata zarar vermeden seyrederken, ağır durumlarda sadece hastanın değil, yanında yöresinde olanların da maddi-manevi iyilik halini tersine çevirebiliyor.
Bütün bunları bilerek, yola nasıl devam edebiliriz? Daha çok bilerek, daha iyi tanıyarak, anlayarak, hissederek... Dilek Yeşilbaş, yıllardır bir arada olduğu, daha iyi bir noktada devam ettirmeye çalıştığı hastaları ve onların yakınlarıyla uzun bir yolda yürümeye devam ediyor. Bütün bu birikim de, konuştuğu bu insanların rızası ile başka insanlara, bizlere faydası olması amacıyla, elbette kişileri ifşa etmeden, sadece hikayeleri ile bir kitap olarak karşımızda duruyor.
Gerçek insan hikayelerinin hayatın hem zor ama hem de daha iyi olmaya yatkın halleriyle başlayan kitap, bu tecrübenden uzak olanlara, meseleyi daha doğru imkanı sunarken, hastalara ve yakınlara da "yalnız değilmişim" güvenini ve rahatlamasını aşılıyor.
Kitabın sonuna doğru, yaygın yanlış bilinenler veya doğrusu ne diye okuyabileceğimiz soru-cevaplı hap bilgiler mevcut.
Hekimlik tecrübesini hastaları ve yakınlarına hizmetle sınırlı tutmayıp, tecrübesini bize de aktaran Dilek Yeşilbaş'a teşekkürler. O iyi ki var ve keşke daha da fazlası olsa...


Yazarın diğer yazıları