Yaklaşan Dalganın Sessizliği: Tufandan Önce
Modern dünya, üzerine gelen felaketi çoğunlukla bir karnaval havasında karşılar. Mustafa Kutlu, Tufandan Önce eserinde bizi küçük bir kasaba ölçeğinde, aslında tüm insanlığın o büyük ve gürültülü sürüklenişine ortak ediyor. Kasabaya gelmesi beklenen "yatırım" ve "turizm" müjdeleri, aslında bir ruhun istilasının habercisidir. Kutlu, o eşsiz ferasetiyle bize şunu sorar: Gelecek olan refah mı, yoksa özümüzü yutacak olan o büyük tufan mı?
Gelişmenin Bedeli ve Kaybolan Kasaba
Kasaba halkı, ufukta görünen o devasa otellerin, parıltılı tesislerin hayaliyle sarhoş olurken; aslında bağın, bahçenin ve en önemlisi o samimi insan ilişkilerinin altının oyulduğunu fark etmez. Kutlu'nun kaleminde "tufan", gökten yağan yağmur değil; betonun, hırsın ve yabancılaşmanın şehre sızmasıdır. Herkes daha fazlasını isterken, elindekinin—yani huzurun ve kimliğin—avuçlarından kayıp gidişini izleriz.
Kitabın kahramanları, bu yaklaşan dalganın karşısında ya o dalgaya kapılıp giderler ya da bir kenara çekilip olanı biteni hüzünle seyrederler. Kutlu bize hatırlatır: Bir yeri imar ederken gönülleri viran ediyorsak, o imarın altında kalmamız kaçınılmazdır.
Bugünün Kıyısından Bakmak
Peki, her yeri birbirine benzeyen AVM'lerle, ruhsuz binalarla ve "trend" olanın tahakkümüyle kuşattığımız bugünlerde Tufandan Önce bize ne söyler? Belki de kurtuluşun, o büyük binaların tepesinde değil, toprağın sadakatinde ve insanın haysiyetinde olduğunu... Mustafa Kutlu, o kendine has, her biri birer mısra tadındaki cümleleriyle bizi gemiyi terk etmeden evvel bir kez daha düşünmeye çağırıyor.
Eğer bu hafta etrafınızdaki yapay pırıltılardan yorulduysanız ve yaklaşan o gürültünün içinde nefes alacak bir yer arıyorsanız, bu kitabı bir siper gibi kuşanın. Göreceksiniz ki, tufandan korunmanın yolu, gemileri yakmakta değil; o kadim limanı, yani kalbi muhafaza etmektedir.
Yazarın diğer yazıları
Sert yükseliş sürüyor! Altın almalı mı satmalı mı? İşte yanıtı...
Katar: Umman ile İran arasındaki Hürmüz Boğazı görüşmelerinde ilerleme kaydedildi
358 takım arasından finale kalan 10 ekip, havayolu sektörünün geleceği için yarışıyor
"467 kabul oyu, siyasi tarih açısından hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe işaret ediyor"