ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Yaklaşan Dalganın Sessizliği: Tufandan Önce

Modern dünya, üzerine gelen felaketi çoğunlukla bir karnaval havasında karşılar. Mustafa Kutlu, Tufandan Önce eserinde bizi küçük bir kasaba ölçeğinde, aslında tüm insanlığın o büyük ve gürültülü sürüklenişine ortak ediyor. Kasabaya gelmesi beklenen "yatırım" ve "turizm" müjdeleri, aslında bir ruhun istilasının habercisidir. Kutlu, o eşsiz ferasetiyle bize şunu sorar: Gelecek olan refah mı, yoksa özümüzü yutacak olan o büyük tufan mı?

Gelişmenin Bedeli ve Kaybolan Kasaba

Kasaba halkı, ufukta görünen o devasa otellerin, parıltılı tesislerin hayaliyle sarhoş olurken; aslında bağın, bahçenin ve en önemlisi o samimi insan ilişkilerinin altının oyulduğunu fark etmez. Kutlu'nun kaleminde "tufan", gökten yağan yağmur değil; betonun, hırsın ve yabancılaşmanın şehre sızmasıdır. Herkes daha fazlasını isterken, elindekinin—yani huzurun ve kimliğin—avuçlarından kayıp gidişini izleriz.

Kitabın kahramanları, bu yaklaşan dalganın karşısında ya o dalgaya kapılıp giderler ya da bir kenara çekilip olanı biteni hüzünle seyrederler. Kutlu bize hatırlatır: Bir yeri imar ederken gönülleri viran ediyorsak, o imarın altında kalmamız kaçınılmazdır.

Bugünün Kıyısından Bakmak

Peki, her yeri birbirine benzeyen AVM'lerle, ruhsuz binalarla ve "trend" olanın tahakkümüyle kuşattığımız bugünlerde Tufandan Önce bize ne söyler? Belki de kurtuluşun, o büyük binaların tepesinde değil, toprağın sadakatinde ve insanın haysiyetinde olduğunu... Mustafa Kutlu, o kendine has, her biri birer mısra tadındaki cümleleriyle bizi gemiyi terk etmeden evvel bir kez daha düşünmeye çağırıyor.

Eğer bu hafta etrafınızdaki yapay pırıltılardan yorulduysanız ve yaklaşan o gürültünün içinde nefes alacak bir yer arıyorsanız, bu kitabı bir siper gibi kuşanın. Göreceksiniz ki, tufandan korunmanın yolu, gemileri yakmakta değil; o kadim limanı, yani kalbi muhafaza etmektedir.


Yazarın diğer yazıları