ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Uzaklara yolculuk

Klişe bir giriş olacak ama...
Siz bu satırları okurken ben çok uzaklarda olacağım.
Polonya'dayım.
Dün İstanbul'dan Krakow kentine geldik.
Bu sabah Rzeszow kentinden sınıra doğru hareket ediyoruz.
Oradan da uzun bir tren yolculuğu bizi bekliyor.
Basın heyeti olarak Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Ukrayna ziyaretine eşlik ediyoruz.
Yolculuk yaklaşık 11 saat.
Çoğunluğunda telefonların bile çekmediği bir hat üzerinden yapılıyor.
Son durak Kiev...
Bakan Fidan'ın ziyareti önemli.
Yakın zamanda Moskova'daydı.
Ardından Ankara'da NATO zirvesi.
Ve Ukrayna seyahatinden sadece iki gün önce, Fransa'da Ukrayna konulu Gönüllüler Koalisyonu toplantısı.
Hem Rusya'nın, hem Batı'nın nabzını tutarak Kiev'e gidiyor.
16 Temmuz'daki en önemli ziyaret Ukraynalı mevkidaşı Andrii Sybiha ile..
Savaşı bitirmek için görüşmelere başlamak üzere bir zemin oluşturulabilir mi, ona bakılacak.
Durum hayli zorlu.
Özetle Rusya, Donbass'ın tamamı kendisine verilirse saldırıları durduracağını söylüyor.
Ukrayna ise zaten işgal altındaki topraklarından vazgeçmek gibi bir niyete sahip değil.
Üstüne bir de "Savaş meydanında kaybetmediğim toprakları masada neden teslim edeyim" diyor.
Yaklaşık dört buçuk yıl oldu.
Kiev'de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in ziyaretinin gündemi olan İHA anlaşması, Paris'te Bastille Günü'nde Ukrayna bayraklarının dalgalanması, Azak ve Karadeniz'de yanan tankerlerin görüntüleri...
Bütün bunlar, Rusya-Ukrayna savaşının artık klasik bir kara savaşı olmaktan çıkıp, teknolojinin, lojistiğin ve siyasi iradenin belirleyici olduğu yeni bir aşamaya girdiğini gösteriyor.
Öncelikle en dikkat çekici gelişme: Ukrayna'nın "MoLoChKa" adını verdiği deniz operasyonu.
Temmuz ayının başından beri, özellikle Azak Denizi'nde ve ardından Karadeniz'de Rus "gölge filosuna" yönelik yoğun İHA saldırıları sürüyor. İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi'nin açıklamalarına göre, 6 Temmuz'dan itibaren onlarca tanker, kuru yük gemisi ve römorkör vuruldu. Operasyonun adı, "Moskova Kırım üzerinden düşecek" anlamına gelen Ukraynaca bir kısaltmadan geliyor.
Amaç net...
İşgal altındaki Kırım'a yakıt ve lojistik akışını kesmek, yarımadayı izole etmek ve Rusya'nın savaş ekonomisine darbe vurmak.
Bu saldırılar, Ukrayna'nın klasik donanmaya sahip olmadığı bir ortamda insansız sistemlerle deniz üstünlüğü kurmaya çalıştığının somut örneği.
Azak Denizi'ndeki gemi trafiğinin belirgin şekilde azaldığı, bazı limanlarda kısıtlamalar yaşandığı rapor ediliyor.
Rus tarafı bu eylemleri "korsanlık" olarak nitelendirirken, Kiev "savaşın meşru bir parçası" diyor.
Analistler, bu operasyonun Kırım'ın ikmal hatlarını zorladığını, yakıt kıtlığına katkıda bulunduğunu ve Rus komutasını hava savunma kaynaklarını denize kaydırmaya zorladığını belirtiyor.
Kara cephesinde sınırlı ilerleme kaydeden Rusya için deniz lojistiğinin zayıflaması, uzun vadede daha büyük bir sorun yaratabilir.
Ancak operasyonun sürdürülebilirliği, İHA üretim kapasitesine ve Rus karşı önlemlerine bağlı.
Kara cephesine bakıldığında tablo daha karmaşık.
Rus kuvvetleri, özellikle Donetsk bölgesinde ve Sumy yönünde "sürünen ilerleme" taktiğini sürdürüyor.
Küçük birliklerle, yoğun topçu ve İHA desteğiyle zayıf noktaları yokluyorlar. Uluslararası Savaş Çalışmaları Enstitüsü, bu yılın ilk yarısı için dikkat çekici bir tespit yaptı.
Buna göre 2026'nın ilk yarısında Rusların net kazancı sınırlı kaldı.
Bazı dönemlerde aylık ilerleme birkaç kilometreyi geçmedi.
Ukrayna savunması, yüksek kayıplara rağmen hatları tutmaya çalışıyor.
Ancak personel yetersizliği, mevziler arasındaki boşluklar ve yorgunluk sıkça dile getiriliyor.
Rus tarafının aylık kayıplarının 30 binin üzerinde olduğu tahminleri dolaşıyor. Bu rakamlar teyit edilmese de her iki tarafın da insan kaynağı baskısı altında olduğu açık.
Haziran 2026'da, sivil kayıpların Nisan 2022'den bu yana en yüksek seviyeye çıktığı Birleşmiş Milletler verileriyle teyit edildi.
Rusların uzun menzilli füze ve İHA saldırıları enerji altyapısı, limanlar ve yerleşim yerlerini hedefliyor.
Ukrayna'nın balistik füze savar kapasitesindeki sıkıntı, özellikle İskender ve Zirkon tipi füzelerin daha fazla isabet etmesine yol açıyor.
Kiev yönetimi, müttefiklerden daha fazla Patriot ve benzeri sistem talep etmeye devam ediyor.
Bu arada Ukrayna da derin vuruşlarla Rus petrol rafinerilerini, depoları ve lojistik noktalarını vuruyor.
Enerji altyapısına yönelik karşılıklı saldırılar, kışa hazırlık sürecini her iki taraf için de zorlaştırıyor.
Ve bu saldırıların enerji krizini Kırım'dan çıkarıp rusya geneline yayma gibi ciddi bir potansiyeli var.
Dahası, İran savaşıyla birlikte bu kriz Rusya sınırlarını aşıp dünya genelinde kendini daha şiddetli hissettirebilir.
Siyasi cephede de hareketlilik var.
Sadece birkaç gün önce 12-14 Temmuz tarihlerinde Başbakan Yulia Sviridenko'nun istifası ve hükümet değişikliği dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, "siyasi stratejinin yenilenmesi" gerekçesiyle kabineyi yeniden şekillendiriyor.
Yeni Başbakan adayı olarak Naftogaz Başkanı Serhiy Koretskyi'nin adı öne çıkıyor.
Bu değişiklik, savaş yorgunluğu, kış hazırlıkları ve müttefiklerle ilişkileri güçlendirme ihtiyacıyla ilişkilendiriliyor.
Zelenskiy, her öncelikli dış politika alanına deneyimli isimler atayacağını söyledi.
Eleştirmenler, sürekli personel değişikliklerinin istikrarsızlık yaratabileceğini savunurken, destekçiler savaş koşullarında esnekliğin zorunlu olduğunu belirtiyor.
Bu arada, Savunma Bakanı üzerinde de bu konuda sokaktan gelen ciddi baskılar var.
Avrupa cephesinde de somurt bir adım geliyor.
Biz oraya doğru yol alırken, AB komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen Kiev'de...
Zelenskiy ile AB-Ukrayna "İHAAnlaşması"nı imzalaması bekleniyor.
Anlaşma, Ukrayna'nın sahada test edilmiş İHA tecrübesini Avrupa'nın sanayi kapasitesiyle birleştirmeyi hedefliyor.
Ortak üretim, teknoloji transferi ve karşı-İHA sistemleri ön planda.
Bu, sadece silah yardımı değil, ortak savunma sanayii entegrasyonuna doğru bir adım olacak.
Fransa'da 14 Temmuz Bastille Günü törenlerinde Zelenskiy'nin onur konuğu olması ve Avrupa'nın Ukrayna'ya kararlılık mesajı vermesi de bu bağlamda önemli.
Barış müzakereleri konusunda ise durum kilitlenmiş görünüyor. Rusya, maksimalist taleplerini tekrarlıyor.
Zelenskiy tarafı, müzakereye açık olduğunu, anlamlı tavizler verebileceğini söylüyor ancak toprak bütünlüğü ve güvenlik garantileri konusunda net. ABD'deki Trump yönetimiyle ilişkiler, silah yardımları ve olası müzakere formatları üzerinden şekillenmeye devam ediyor.
Ancak sahadaki gerçekler, diplomatik masayı hâlâ geride tutuyor.
Peki bu tablodan ne çıkıyor?
Ukrayna, deniz ve hava alanında asimetrik üstünlük kurarak Rusya'nın lojistik ve ekonomik zayıf noktalarını vurmaya çalışıyor.
Kara cephesinde ise savunan taraf olarak yüksek bedel ödüyor.
Rusya, yavaş ilerlemelerle "gerçekleri sahada yaratma" stratejisini sürdürüyor ama maliyet artıyor.
Avrupa, savunma sanayiini Ukrayna'yla entegre ederek hem kendi kapasitesini güçlendirmeye hem de savaşa uzun vadeli destek sağlamaya çalışıyor.
İnsan kayıpları, sivil acılar ve ekonomik yıpranma her geçen gün büyüyor.
Bugün itibarıyla savaş taraflar için ne kesin bir zafer ne de yakın bir barış vaat ediyor.
Teknoloji, irade ve müttefik desteği denklemin anahtarları.
Ukrayna'nın İHA operasyonları, Kırım'ı izole etme hedefinde kısmi başarı gösteriyor.
Rus ilerlemeleri ise yavaş ve pahalı.
Avrupa'nın yeni anlaşması, destek mekanizmalarını kurumsallaştırıyor.
Ancak kış yaklaşırken enerji altyapısına yönelik tehditler, personel sorunları ve diplomatik çıkmaz, önümüzdeki ayların zorlu geçeceğini işaret ediyor.
Bu savaş, artık sadece tankların ve topların değil, algoritmaların, limanların ve siyasi iradenin savaşı.
Görünen o ki önümüzdeki dönem iki taraf için de şimdiye kadar olduğundan daha zorlu geçecek.


Yazarın diğer yazıları