ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Huylu huyundan vazgeçmiyor

Suriye'de YPG terör örgütü her geçen gün daha da köşeye sıkışıyor.

Ateşkeste 15 günlük uzatma sürse de provokasyonlara devam ediyorlar.

Buna karşılık Suriye ordusu ve Arap aşiretler, Ayn el Arab ve Kamışlı kırsalında küçük de olsa ilerlemelere sağlıyor.

Örgüt ABD desteğini her geçen gün daha da fazla kaybederken, İsrail'den aradığı saha desteğini göremedi.

Buna karşılık İsrail Dışişleri Bakanlığı, örgüte siyasi desteği sosyal medya üzerinden sürdürmeye çalışıyor.

Bakanlık, x'ten skandal bir paylaşımda bulundu.

Üzerinde oynanmış bir fotoğrafa, bir açıklama ekledi.

"Dünya manşetleri tartışırken, azınlıklar sessizlik içinde yok sayılıyor. Suriye'deki Kürtler, sadece oldukları kişi oldukları için yerinden edilme, baskı ve şiddetle karşı karşıya kalıyorlar. İnsan hakları seçici değildir. Sessizlik tarafsızlık anlamına gelmez." diye yazdı.

Elbette şaşırmadık.

Hatta altında tepki yorumlarının çığ gibi büyüdüğünü görünce sevindik.

Çünkü o yorumlar, dünyanın İsrail'in ikiyüzlülüğünün ne kadar farkında olduğunu bize anlattı.

Mesela onlardan birinde "Bu konuda konuşmaya kesinlikle hakkınız yok. Tek bir kelime bile söylemeden önce, Gazze'de işlenen soykırım ve zorla yerinden etme suçlarından yasal olarak sorumlu tutulmalısınız." diyordu.

Bir diğerinde "İnsan haklarında seçicilik olmaz. Gazze halkı da insan... İsrail bir savaş suçlusudur." yazıyordu.

İsrail'se o paylaşımında "Suriye'deki Kürtler" derken aslında YPG terör örgütünü kast ediyor.

Teröristlerin, Suriyeli Kürtleri temsil ettiği iddiasını sürdürüyor.

Şara hükümetinin operasyonlarda sivil hassasiyeti gözetmediğini, aksine onları yok ettiğini öne sürüyor.

Oysa Halep'teki operasyonlardan itibaren, Suriye hükümeti çok özenli bir sivil hassasiyet yürüttü.

Öyle ki örgütün zulmünden kaçan Kürt vatandaşlar Suriye hükümeti güçlerine sığındı.

Son olarak Haseke ve Ayn el Arab'dan açılan insani koridorlarda da benzer bir durum yaşanıyor.

Dahası, Şara hükümeti Suriyeli Kürtlerin yasal haklarını güvence altına alan kararnameler açıkladı.

Onların Suriye'nin asli ve meşru parçası olduğunu resmi güvence altına aldı.

Hatta temsil hakkına kadar pek çok geniş hak masada.

Terörle mücadele operasyonu ise başka bir boyut.

Zira örgüt işgal altında tuttuğu bölgelerde Kürtlere dahi baskı ve yıldırma politikaları izliyordu.

Ancak İsrail bunları görmezden gelerek, terör örgütüne karşı yapılan operasyonlar sanki Kürtleri yok etme harekatıymış gibi bir algı oyununun içinde.

İsrail'in bu tutumunun arkasındaysa bildik politikalar var.

YPG sorunu ortadan kalktığında, Suriye'de çok daha güçlü bir istikrar ve birlik ortamı oluşacak.

Bu ise İsrail'in en arzulamadığı tablo.

YPG konusunda eli kolu bağlanan İsrail, ancak uzaktan gürültü yapabiliyor.

Ama bir yandan da güneydeki Dürzileri kışkırtmaya devam ediyor.

İsrail destekli Dürzi milisler Süveyda şehrinden batıya doğru, Suriye iç güvenlik güçlerine sızma girişimi gerçekleştirdi.

Girişim püskürtüldü.

Ama Şam da ona her alanda destek veren Ankara da durumun farkında.

İsrail durmayacak.

Her fırsatta, elindeki her imkanla Suriye'de karışıklık çıkarma çabalarını sürdürecek.

İşte o nedenle adımlar büyük dikkatle atılıyor.

Ne kadar dikkatli atıldığına bir örnek daha...

Suriye hükümetinin YPG'ye operasyonuna, Türkiye de aktif olarak katılsaydı, ABD'deki İsrail lobisi hazır bekliyordu.

"Kürtleri katlediyorlar" tezviratına yaslanıp hemen Türkiye karşıtı yeni kararlar Kongre'ye sunulacaktı.

Ama fırsat verilmedi.

Bundan sonra da aynı dikkat ve hassasiyetle, İsrail'in oyunlarının boşa çıkarılacağından kimsenin şüphesi olmasın.

Devlet aklı öyle bir çalışıyor ki, İsrail bile şaşkın.

Suriye'deki örneklerle yetinmeyen Gazze'ye baksın.


Yazarın diğer yazıları