İÇ YÜZÜ MÜ, BİR YÜZÜ MÜ?
İnsanız, bayılırız şikâyete.
Kendimiz dışında her şeyden, herkesten...
En çok da zamandan sızlanmaya bayılırız. Bir kere mutlaka 'kötü zaman'a denk gelmişizdir. Zamane çok bozulmuştur çok!
Ortalık kaba-saba, cahil, art niyetli, arsız-hırsız tipten geçilmez. Neden? Çünkü bozulmuştur! Eskiden öyle miydi ya? Değildir! Yani değildi herhalde. Değildir, değildir...
"Ben bu hisleri taşımıyorum da sızlananları kuru kuruya kınıyorum" diyemem. Benim de geçmişe özlemlerim oluyor; kimi çocukluk anısı olan, kimi de anlatılan geçmişe.
Ama çok da kalamıyorum o özlemin içinde. Nihayetinde günün bozulmuşluğunu, geçmişte daha iyi olduğunu söyleyen eski zaman insanlarının da anlatıp yazdıklarına bakıyoruz, Sokrates'e kadar herkes, hepimiz şikâyetçiymişiz bundan.
Refik Halid Karay... Osmanlı Devri ile Cumhuriyet Dönemi köprüsünün yol yorgunlarından bir yazar. 'O zaman'da da 'bu zaman'da da o düzende de bu düzende de o devirde de bu devirde de kendine yer yurt edinememiş biri. İttihat ve Terakki'nin de Cumhuriyet devrinin de sürgünü. Birincisinde birkaç yıl, ikincisinde dile kolay on altı yıl ayak atamamış şehrine, memleketine.
O memleket, İstanbul. Hayatına biraz bakınca Karay'ın meşhur 'Eskici' hikâyesini daha iyi anlıyor insan, bir daha hikâyedeki o ağza batmayan çiviler, göğse batı-batıveriyor. Neyse, o başka hava.
Karay'ın 'İstanbul'un Bir Yüzü' kitabı bugünlerde masada. O da müşteki, hepimiz gibi insan olmanın doğasıyla.
Diyor ki veya dedirtiyor ki romanında:
"Gurbette, yabancı diyarlarda kalmış gibiyim; yerime, evime, membaıma dönmek arzusunun bir açlık gibi içimi bayılttığını duyuyorum. Aynı İstanbul'un içinde İstanbul'u arayarak ve artık bulamayacağımı pekiyi anlayarak hıçkıra hıçkıra ağlamak istiyorum.
Ben İstanbul'un, eski İstanbul'un o şahsiyetli ve güzel İstanbul'un içyüzünü afacancasına tanıyan bir evladıyım; onu ben ne iyi anlardım... Sanki o da bana ayrıca, herkese yaptığından fazla yüreğini açardı.
İşte ben bu pekiyi tanıdığım ve pek çok sevdiğim vücudu kaybettim. Onun hasretini çekiyorum!"
İnsanın bu hasreti her devirde kendine göre tadılacaksa, biraz da Refik Halid'in derdiyle dertleniyorum bu aralar...
Yazarın diğer yazıları
Samsun Bafra'da icradan satılık iş yeri!
Dündar Ziya Gültekin'e veda... Cumhurbaşkanı Erdoğan: Üsküdar'da önemli bir görevi üstlendi
Sinop Merkez'de icradan satılık taşınmaz!
Bakan Bolat: Türkiye ekonomik istikrarını korudu