ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE


Siyonizmin rekoru!

Bir devletin, bir zihniyetin kalbi ne kadar kararır?

Gözünü ne kadar kan bürüyebilir?

Nasıl bir nefretle yoğurulmuş olabilir ki sivilleri gözünü kırpmadan katledebilir?

Maalesef bu soruların cevabını haftalardır yaşayarak görüyoruz.

İsrail'in Gazze Şeridi'nde soykırıma varan katliamlarında insani değerleri hiç ama göz önüne almadığına her gün yeniden şahit oluyoruz.

Öyle bir nefret ki bu, Siyonist hükümete bir rekor! kırdırdı.

Ve muhtemelen bununla övünüyorlardır.

İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki katliamlarında sivil can kayıpları, İsrail medyasında bile yer ediyor artık.

Haaretz geçenlerde bir araştırma yayınladı.

O araştırma ne diyordu biliyor musunuz?

İsrail'in Gazze'deki katliamlarında şehadete yürüyenlerin yüzde 61'i sivil.

Üstelik buna 18-60 yaş erkekleri katmadılar ki, onların da büyük kısmının sivil olduğu gerçeğini göz ardı edemeyiz.

Yani 18 yaş altı ve 60 yaş üstü erkeklerle kadınların oranı, tüm şehitlerin yüzde 61'i.

8 bin kadarı da çocuk.

Bu haliyle bile İsrail sivil katliamında 20. yüzyıldan bu yana rekoru kırmış durumda.

Diğer çatışmalarda bu oran yüzde 50'yi geçmemişti.

20. yüzyıl diyorum.

Yani birinci ve ikinci dünya savaşları da buna dâhil.

Auschwitz bile böyle değildi

İsrail Gazze Şeridi'nde halkı önce güneye sürgün etti.

Şimdi güney bölgelerde de daha dar bir alana sıkıştırıyorlar.

El Mevasi diye bir bölge.

Tarım ve sanayi için ayrılmış, hiçbir altyapı olmayan bir alan.

İstiyorlar ki 2 milyon Gazzeli bu küçücük alanda toplansın.

Sadece 3,36 kilometrekarelik bir arazi.

Su yok, barınak yok, gıda yok.

Hani İsrail hep Yahudi soykırımından bahseder, en küçük bir eleştiride karşısındakini anti-semitik olmakla itham eder ya....

Yahudi soykırımını simge mekânı Auschwitz toplama kampı bile 5 kilometrekareydi.

Hafif tabiriyle insafsızlık...

Önce güneye, sonra Mevasi'ye...

Herhalde planın üçüncü aşaması da Gazzelileri Gazze Şeridi dışına sürmek olacak.

Dünya buna izin vermemeli.

İsteyince oluyormuş!

Malum, ABD tüm tepkilere rağmen İsrail'e açık desteğini sürdürüyor.

Öyle ki başkan Biden bir kez daha "Ben siyonistim" dedi.

Kongre onay vermedi, bir kenara itti.

İsrail'e "acil durum yetkisini" kullanarak mühimmat gönderme kararını aldı.

Demek ki isteyince oluyormuş.

Mesele İsrail olunca oluyor tabii...

Peki Türkiye'ye F-16 satmak olunca neden olmuyor?

Hani Kongre'ye "Türkiye'ye F-16 satışı ABD'nin stratejik çıkarınadır" demiştiniz?

Sözün özü yapamadıklarından değil, istemediklerindenmiş bunu bir kez daha anlamış olduk.

Elysee'de Cuma namazı

İsteyince olduğunu gösteren bir örnek de Fransa'dan...

Hani mesele başörtüsü olunca katı "laik" tutumuyla bilinen meşhur Fransa...

Sözde kamu kurumlarında dini simgelerin kullanılması yasak.

Ama Cumhurbaşkanı Macron, Yahudilerin Hanuka Bayramı'nı Elysee Sarayı'nda kutlamakta hiçbir sakınca görmüyor.

Kipalı misafirleriyle birlikte sarayda poz verirken durumdan gayet de memnun.

Cumhuriyetin resmi konutunda, cumhurbaşkanının katılımıyla hahamlar mum yakarak bu dini bayramın başlangıcını kutluyor.

Hani laiklik?

Yoksa o da mı sadece Müslümanlara işliyor?

Bakalım Elysee Sarayı'nda Cuma namazı kılındığını da görecek miyiz...


Yazarın diğer yazıları