Uykunuz sağlığınızın gizli dilini konuşuyor, yapay zeka onu çözdü

Stanford Üniversitesi araştırmacıları tarafından geliştirilen SleepFM adlı yapay zeka modeli, yalnızca bir gecelik uyku verilerine dayanarak demans, kalp yetmezliği ve ölüm dahil olmak üzere 130'dan fazla hastalığın riskini tahmin edebiliyor.
Tıp ve teknoloji alanında çığır açan bir gelişme, uyku sırasında kaydedilen fizyolojik verilerin hastalık risklerini önceden belirlemede ne kadar etkili olabileceğini ortaya koymaktadır. Stanford Üniversitesi'nde yürütülen araştırma, yapay zeka modellerinin insan sağlığının tahmin edilmesinde nasıl devrim yaratacağını gösteren somut bir örnek sunmaktadır. Söz konusu model, ChatGPT gibi büyük dil modellerinin metin ve kelimelerden öğrendiği gibi, uyku verilerinden de öğrenerek kişilerin gelecekteki sağlık durumlarını belirleyebilmektedir.
SleepFM modeli nasıl çalışıyor?
SleepFM olarak adlandırılan bu yapay zeka sistemi, 65 bin katılımcıdan toplanan yaklaşık 600 bin saatlik uyku verisi üzerinde eğitilmiştir. Bu geniş veri seti, çeşitli uyku kliniklerinden alınan ve 5 saniyelik artışlarla kaydedilen uyku bilgilerinden oluşmaktadır. Araştırmacılar, polisomnografi adı verilen kapsamlı teknik aracılığıyla bu verileri toplamışlardır. Polisomnografi, uyku sırasında beyin, kalp ve solunum sisteminin aktivitesini izlemek için çeşitli sensörler kullanarak, bacak ve göz hareketlerini de kaydeden altın standart bir yöntemdir.
Stanford'da uyku tıbbı profesörü ve araştırmanın ortak kıdemli yazarı Emmanuel Mignot, "Uykuyu incelediğimizde inanılmaz sayıda sinyal kaydediyoruz" diyerek bu veri zenginliğinin önemini vurgulamaktadır. Yapay zeka modeli, bu karmaşık fizyolojik sinyalleri analiz ederek, sağlık durumları arasındaki gizli bağlantıları ortaya çıkarmayı başarmıştır.
Hastalık tahminlemesinde başarılı sonuçlar
Araştırmacılar, SleepFM'i "bırak-bir-dışarı karşıtlık öğrenimi" adı verilen yeni bir teknik aracılığıyla test etmişlerdir. Bu yöntemde, nabız okumaları veya solunum hava akışı gibi belirli veri türleri hariç tutularak, modelin diğer biyolojik verilerden eksik bilgileri tahmin etmesi sağlanmıştır. Araştırmacılar daha sonra uyku verilerini, 25 yıla kadar uzanan takip sağlık kayıtlarıyla eşleştirerek, çeşitli yaş gruplarındaki hastaların uzun vadeli sağlık sonuçlarını analiz etmişlerdir.
1.041'den fazla hastalık kategorisini inceledikten sonra, SleepFM bunların 130'unu makul bir doğrulukla tahmin edebildiğini göstermiştir. Özellikle kanserler, hamilelik komplikasyonları, dolaşım bozuklukları ve zihinsel hastalıkların tahminlemesinde, 0,8'den yüksek bir C-indeksi elde etmiştir. Stanford'da biyomedikal veri bilimcisi ve araştırmanın ortak kıdemli yazarı James Zou, "0,8'lik bir C-indeksi, zamanın yüzde 80'inde modelin tahmininin gerçekte olanla uyumlu olduğu anlamına gelir" şeklinde açıklama yapmıştır.
SleepFM, Parkinson hastalığı, kalp krizi, felç, kronik böbrek hastalığı, prostat kanseri, meme kanseri ve tüm nedenlere bağlı ölümü tahmin etmede mevcut tahmin modellerini geride bırakmıştır. Bu başarılar, kötü uyku alışkanlıkları ile olumsuz sağlık sonuçları arasındaki bağlantıyı daha da doğrulamaktadır.
Uykunun fizyolojik sinyalleri sağlığın anahtarı
Araştırma, bazı veri türlerinin ve uyku aşamalarının diğerlerinden daha doğru tahmin ediciler olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak en iyi sonuçlar, bedensel karşılıklı ilişkiler ve karşıtlıklardan elde edilmiştir. Özellikle ilginç bir bulgu, senkronize olmayan fizyolojik fonksiyonların en güvenilir hastalık tahmin edicileri olmasıdır. Mignot, "Örneğin uyuyor gibi görünen bir beyin ama uyanık gibi görünen bir kalp - sorun işareti gibi görünüyordu" diyerek bu durumu açıklamıştır. Bu tür uyumsuzluklar, vücudun farklı sistemleri arasında bir koordinasyon sorunu olabileceğini ve bunun da sağlık sorunlarının habercisi olabileceğini göstermektedir.
Yapay zekanın sağlık hizmetlerindeki potansiyeli
Araştırmacılar, çalışmanın bazı sınırlamalarını da belirtmişlerdir. Son yıllardaki gelişen klinik uygulamalar ve hasta popülasyonları değişkenlik göstermektedir. Ayrıca, veriler uyku çalışmalarına yönlendirilen hastalardan alındığı için, genel nüfusun bazı bölümleri PSG verilerinde yetersiz temsil edilmiştir. Buna rağmen, yapay zekanın sağlık hizmetlerindeki potansiyeli, bu teknolojinin hayat kurtaran yeteneklerinin ne kadar değerli olduğunu göstermektedir.
Gelecekteki uygulamalar, SleepFM'i giyilebilir uyku cihazlarıyla birleştirerek gerçek zamanlı sağlık izleme sağlamayı hedeflemektedir. Bu sayede, insanlar evlerinde rahat bir şekilde uyurken, yapay zeka modeli arka planda sağlıklarını izleyerek potansiyel riskleri erken dönemde tespit edebilecektir. Zou, "SleepFM esasen uykunun dilini öğreniyor" diyerek, bu teknolojinin uyku sırasında vücudun iletişim kurduğu karmaşık dili nasıl anladığını vurgulamıştır.
Bu araştırma, uykunun sadece dinlenme değil, aynı zamanda vücudun sağlık durumunu yansıtan önemli bir biyolojik olay olduğunu göstermektedir. Yapay zeka teknolojisinin bu alandaki uygulanması, hastalıkların erken teşhisinde ve tedavisinde devrim yaratabilecek potansiyale sahiptir. Stanford'un bu çalışması, tıp ve teknoloji alanında yeni bir çağın başlangıcını işaret etmektedir.
- Popüler Haberler -
Kahvenin gizli gücü! Diyabeti önlemek mümkün mü?
Doktor uyardı! Bu sağlık alışkanlıkları aslında tehlikeli olabilir
Sağlıkta yeni düzenleme: Vatandaşın yükü azalıyor
Sağlıklı kilo kaybının sırrı! Beslenme uzmanının önerdiği dört süper gıda
Magnezyum almanın en iyi zamanı nedir, nörobilimci açıklıyor
Yüzyıllardır kullanılan bal ve sarımsağın gizli gücü



