ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Yüksek tansiyonu düşürmenin beyin için de faydası ortaya çıktı! MRI taramaları dikkat çekici değişimi gösterdi

Massachusetts Genel Hastanesi ve UT Health San Antonio'dan bilim insanları, 9.300'den fazla yetişkinin katıldığı SPRINT araştırmasında, yüksek tansiyonun beyin sağlığı üzerindeki etkilerini gözler önüne serdi. Araştırma, tansiyonun düşürülmesinin küçük damar hastalığının ilerlemesini önemli oranda yavaşlattığını ortaya koydu.

Ali Demirtaş - | Son Güncelleme Tarihi:
Yüksek tansiyonu düşürmenin beyin için de faydası ortaya çıktı! MRI taramaları dikkat çekici değişimi gösterdi

ABD'de Massachusetts Genel Hastanesi ve UT Health San Antonio'dan uzmanların ortaklaşa yürüttüğü geniş çaplı bir araştırmada, yüksek tansiyonun sadece kalp sağlığı değil, aynı zamanda beyin sağlığı üzerinde de ciddi etkiler yarattığı tespit edildi. 9.300'den fazla yetişkinin katıldığı SPRINT isimli klinik denemede, dört yıl arayla yapılan beyin taramaları sayesinde, tansiyonun düşürülmesinin beyin dokusunda oluşan küçük damar hastalığına karşı koruyucu rol üstlendiği saptandı. Araştırmacılar, sistolik tansiyonun düşürülmesinin, beyin dokusunda meydana gelen değişikliklerin yavaşlamasıyla yakından ilişkili olduğunu belirtti. Bu bulgular, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerde, tansiyon kontrolünün sadece kalp krizi ve inme riskini değil, aynı zamanda bilişsel gerileme ve demans gibi nörolojik hastalıkların önlenmesinde de kritik bir öneme sahip olduğunu gösterdi.

Massachusetts Genel Hastanesi ve UT Health San Antonio ekibinden çarpıcı sonuçlar

Araştırmanın başında nörolog Sokratis Charisis ve nörogörüntüleme uzmanı Mohamad Habes'in liderliğinde yürütülen çalışmada, katılımcıların sistolik tansiyon hedefleri rastgele olarak 120 mmHg'nın altı veya 140 mmHg'nın altı olarak belirlendi. Deneme sırasında, daha düşük tansiyon hedefi uygulanan grupta kalp krizi, inme ve kardiyovasküler ölümlerin daha az görüldüğü tespit edildi ve bu nedenle deneme planlanandan erken sonlandırıldı. Aynı zamanda, başlangıçta ve yaklaşık dört yıl sonra yapılan beyin taramaları, düşük tansiyon hedefi belirlenen grupta, beyinde küçük damar hastalığına işaret eden MRI bulgularının ilerlemesinin daha yavaş olduğunu ortaya koydu. Beyaz madde lezyonları ve diğer MRI belirteçleri, düşük hedef grubunda daha az büyüme gösterdi. Bu bulgular, yüksek tansiyonun beyin yapısı üzerinde uzun vadeli olumsuz etkiler yaratabileceğini ve tansiyonun düşürülmesinin bu süreci yavaşlatabileceğini gösteriyor.

SPRINT araştırmasında tansiyon düşüşünün beyin üzerindeki etkisi netleşti

SPRINT araştırmasında, 50 yaş ve üzerindeki 9.300'den fazla yetişkinin verileri analiz edildi. Katılımcıların bir kısmı, sistolik tansiyonu 120 mmHg'nın altına çekmek için tedaviye alındı; diğer grup ise 140 mmHg'nın altı hedefiyle izlendi. Takip sürecinde, düşük hedef grubunda ortalama sistolik basınç yaklaşık 136'dan 120 mmHg'ya gerilerken, standart grupta 139'dan 136 mmHg'ya düştü. MRI taramalarında, düşük hedef grubunda küçük damar hastalığı ilerlemesi %16.9 oranında daha düşük kaydedildi. Araştırmacılar, sistolik tansiyonu 10 mmHg düşenlerde küçük damar hastalığı ilerlemesinin %21.2, 10 ila 20 mmHg düşenlerde %26.3 ve 20 mmHg'dan fazla düşenlerde ise %39.4 daha yavaş gerçekleştiğini vurguladı. Mohamad Habes, bu oranın mevcut beyin hasarının iyileştiği anlamına gelmediğini, ancak hastalığın ilerlemesinin belirgin şekilde yavaşladığını ifade etti.

Küçük damar hastalığı ve MRI bulguları arasında güçlü bağlantı

Araştırma ekibi, beyindeki küçük damar hastalığını daha kapsamlı değerlendirmek için üç farklı MRI belirtecini istatistiksel bir skor halinde birleştirdi. Bu skor, beyaz madde lezyonları, serbest su miktarı ve küçük damarların çevresindeki boşlukların birlikte analiz edilmesiyle oluşturuldu. Toplamda 663 katılımcının başlangıç ölçümleri ve 442 kişinin takip taramaları değerlendirmeye alındı. Ortalama yaşın 68 olduğu grupta, taramalar arasında yaklaşık dört yıl geçti. Araştırmacılar, düşük tansiyon hedefinin sadece kalp-damar hastalıklarını değil, aynı zamanda beyin damarlarındaki değişimleri de yavaşlattığını gösterdi. Ancak, bu analizde bilişsel gerileme ya da inme sıklığı doğrudan ölçülmedi. Önceki çalışmalar, küçük damar hastalığı yükünün hem bilişsel kayıp hem de inme riskiyle bağlantılı olduğunu ortaya koymuştu.

Uzmanlar: Tansiyon kontrolü beyin sağlığı için vazgeçilmez

SPRINT çalışması, diyabet, önceki inme, demans, ileri böbrek hastalığı ve huzurevi sakinlerini kapsam dışı bıraktı. Bu nedenle, elde edilen bulguların bu gruplara uygulanıp uygulanamayacağı henüz netlik kazanmadı. Yine de, araştırmacılar, 50 yaş ve üzerindeki sağlıklı erişkinlerde, tansiyonun düşürülmesinin küçük damar hastalığı ilerlemesini önemli ölçüde yavaşlattığını vurguladı. Massachusetts Genel Hastanesi ve UT Health San Antonio ekibi, yüksek tansiyonun sadece kalp ve damar sağlığını değil, aynı zamanda beyin sağlığını da tehdit ettiğini, bu yüzden düzenli tansiyon takibinin ve tedavisinin hayati önem taşıdığını belirtti. Araştırma, tansiyon kontrolünün inme ve kalp krizi riskini azaltmanın ötesinde, beyin dokusunu koruma ve ileride oluşabilecek bilişsel sorunların önüne geçme konusunda da etkili olduğunu gözler önüne serdi.

Sonuç olarak, yüksek tansiyonun beyin sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri, SPRINT araştırması ile bir kez daha kanıtlandı. Özellikle yaşlı bireylerde tansiyonun düzenli kontrolü ve hedeflenen seviyelere çekilmesi, hem kalp hem de beyin damarlarının korunmasında kritik bir rol üstleniyor. Uzmanlar, bu bulgular ışığında, toplumun tansiyon kontrolüne daha fazla önem vermesi gerektiğini ve düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
beyin sağlığı yüksek tansiyon küçük damar hastalığı SPRINT araştırması Massachusetts Genel Hastanesi