Depresyon hastaları işlenmiş gıdayı kesti! Bir ayın sonundaki değişim şaşırttı
California Üniversitesi, San Francisco'da yürütülen yeni bir araştırma, aşırı işlenmiş gıdaların depresyon üzerindeki olası etkilerini gözler önüne serdi. Araştırmada, işlenmiş gıda tüketimini azaltan depresyon hastalarında önemli iyileşmeler tespit edildi.

California Üniversitesi, San Francisco'da (UCSF) gerçekleştirilen yeni bir çalışma, aşırı işlenmiş gıdaların depresyon üzerindeki etkilerini ortaya koydu. Bilim insanları, depresyon teşhisi almış yetişkinlerin, bir ay boyunca aşırı işlenmiş gıdalardan uzak durduklarında, depresyon belirtilerinde belirgin bir azalma yaşadıklarını tespit etti. Araştırmada yer alan katılımcıların tamamı depresyonla mücadele ediyordu ve çalışma boyunca uygulanan iki farklı beslenme düzeniyle karşılaştırmalı sonuçlar elde edildi. Özellikle işlenmiş gıda tüketiminin azaltıldığı dönemde, katılımcıların depresyon puanlarında kayda değer bir düşüş gözlendi. Bu bulgular, aşırı işlenmiş gıdanın depresyon üzerindeki rolüne dair önemli bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
UCSF ekibi: Aşırı işlenmiş gıda depresyonu derinleştiriyor
UCSF Psikiyatri ve Davranış Bilimleri Bölümü'nden Nyasha Chagwedera'nın öncülüğünde yürütülen araştırmada, 20 yetişkin gönüllü yer aldı. Katılımcıların tamamı depresyon tanısı almış, ortalama 44 yaşında ve çoğunluğu kadınlardan oluşuyordu. Araştırmada, aşırı işlenmiş gıda tüketimi dört hafta boyunca azaltılan grup ile normal diyet uygulayan grup karşılaştırıldı. Ardından iki grup arasında diyetler değiştirildi. Katılımcılar, araştırmacıların rehberliğinde kendi yiyeceklerini satın aldı ve tükettikleri gıdaları detaylı olarak raporladı. Çalışmaya katılanların büyük çoğunluğunun fazla kilolu olduğu ve bir kısmının diyabet, yüksek tansiyon veya sağlıksız kolesterol seviyelerine sahip olduğu belirtildi. Katılımcıların ortalama 13 yıldır depresyonla yaşadığı ve 13'ünün psikiyatrik ilaç kullandığı, 9'unun ise terapi gördüğü açıklandı. Araştırma boyunca ilaç, terapi, egzersiz ve uyku düzenlerinde herhangi bir değişiklik yapılmadı. Deneye katılanların büyük bölümü çalışmayı tamamladı ve elde edilen veriler, özellikle aşırı işlenmiş gıdanın depresyon üzerindeki etkisini net bir şekilde ortaya koydu.
Depresyon puanlarında dramatik düşüş: İşlenmiş gıda kısıtlaması fark yarattı
Çalışmada, katılımcıların depresyon düzeyleri üç farklı ölçekle ölçüldü. Sonuçlara göre, aşırı işlenmiş gıdanın azaltıldığı dönemde depresyon puanları belirgin şekilde düştü. 27 puanlık anketin başlangıcında ortalama 12,8 olan depresyon puanı, düşük işlenmiş gıda tüketimi döneminde 5,5'e geriledi. Normal diyet döneminde ise bu puan 8,7 olarak kaydedildi. Klinik değerlendirme ölçeğinde ise, 60 üzerinden başlangıçta 22 olan puan, işlenmiş gıda kısıtlamasıyla 8'e kadar düştü. Bu sonuçlar, işlenmiş gıda tüketiminin depresyon belirtilerini artırabileceğini, kısıtlandığında ise belirgin bir iyileşme sağlanabileceğini gösteriyor. Ayrıca, anksiyete puanlarında da benzer bir düşüş yaşandı. Katılımcıların çoğu, yeni beslenme düzeninin faydalı olduğunu ifade ederken, bu değişimi uygulamanın zorlayıcı olduğunu belirtti. Araştırmacılar, işlenmiş gıdaların içerdiği katkı maddeleri, şeker, tuz ve yağ oranlarının insanların iştahını artırdığını ve bu gıdalardan uzaklaşmanın kolay olmadığını vurguladı.
Bilim insanları: Bağırsak sağlığı ve depresyon ilişkisi araştırılıyor
Çalışmanın yazarları, aşırı işlenmiş gıdanın depresyon üzerindeki etkisinin arkasında yatan biyolojik mekanizmaların henüz netleşmediğini belirtti. Nyasha Chagwedera, işlenmiş gıdaların bağırsak zarına zarar vererek "sızdıran bağırsak" sendromuna yol açabileceğini ve bunun da vücutta kronik iltihaplanmayı tetikleyebileceğini öne sürdü. Bu tür iltihaplanmaların doğrudan depresyona yol açabileceği veya bireyleri depresyona karşı daha hassas hale getirebileceği ifade edildi. Ancak, mevcut çalışmada bağırsak sağlığı veya iltihaplanma doğrudan ölçülmedi. Diğer araştırmalar ise, bağırsak bakterilerinin iltihaplanma ve depresyonla ilişkili olabileceğini, işlenmiş gıda tüketiminin ise vücutta kimyasal değişimlere neden olarak depresyon ve anksiyeteyi tetikleyebileceğini gösteriyor. Bilim insanları, işlenmiş gıdanın hangi bileşenlerinin depresif belirtilerle bağlantılı olduğunu henüz kesin olarak belirleyemedi. Şeker, yağ, ekstra kalori veya katkı maddelerinin her biri bu süreçte rol oynayabilir.
UCSF araştırmacılarından büyük ölçekli deneme hazırlığı
Çalışmanın kıdemli yazarı, UCSF Psikiyatri ve Nöroloji Profesörü Andrew Krystal, elde edilen bulguların daha geniş kapsamlı bir araştırmanın yolunu açtığını belirtti. Pilot çalışmanın, işlenmiş gıdanın depresyon üzerindeki etkilerini büyük bir denemede test etmenin mümkün olduğunu gösterdiği vurgulandı. Araştırmacılar, bir sonraki aşamada daha fazla katılımcı ile körlemesine ve objektif ölçümlerin yapılacağı büyük ölçekli bir deneme planlıyor. Bu yeni çalışmada, insanların beslenme alışkanlıkları daha yakından izlenecek ve biyolojik değişiklikler detaylı şekilde analiz edilecek. Ekip, 2028 yılında yeni katılımcıların kaydına başlamayı hedefliyor. Bilim insanları, işlenmiş gıdanın depresyon üzerindeki etkilerinin daha derinlemesine anlaşılması için uzun vadeli ve kapsamlı araştırmaların gerekliliğine dikkat çekiyor.
Sonuç olarak, UCSF'nin öncülüğünde yürütülen bu çalışma, aşırı işlenmiş gıdaların depresyon belirtilerini artırabileceğine dair önemli bulgular sundu. Her ne kadar elde edilen veriler henüz kesin bir kanıt olmasa da, işlenmiş gıda tüketiminin azaltılmasının depresyonla mücadelede etkili bir yöntem olabileceği öne çıkıyor. Araştırmacılar, bu alanda daha geniş katılımlı ve objektif çalışmaların yapılmasının, depresyon tedavisinde yeni yaklaşımlara kapı aralayabileceğini belirtiyor.
- Popüler Haberler -
Yüksek tansiyonu düşürmenin beyin için de faydası ortaya çıktı! MRI taramaları dikkat çekici değişimi gösterdi
Yıllardır kullanılan bu kemik takviyeleri neden yeniden sorgulanıyor?
Akciğer kanseri teşhisinde nefes devrimi! Basit bir test biyopsi ihtiyacını azaltabilir
Okullarda enfeksiyon alarmı: Uzmanından paketli gıda ve antibiyotik uyarısı
30 dakikadan fazla uyuyanlar dikkat! Gündüz uykusu erken ölüm riskini artırıyor
Sayılarla değil hislerinizle uyanın! Akıllı saat kullanımına ne zaman ara verilmeli?



