Uzmanlardan soğutulmuş karbonhidratlar için dikkatli olun çağrısı

Karbonhidrat açısından zengin pirinç, makarna ve patatesin pişirildikten sonra soğutulmasının kilo kontrolü ve kan şekeri dengesi üzerindeki etkileri, ABD'li uzmanların açıklamaları ve bilimsel araştırmalar ışığında yeniden gündeme geldi. Karbonhidratların soğutulması, özellikle diyabet hastaları ve sağlıklı beslenmeye önem verenler için yeni bir tartışma başlattı.
ABD'de son dönemde sosyal medya ve beslenme çevrelerinde gündeme gelen karbonhidratların pişirildikten sonra soğutulması yöntemi, kilo verme sürecine ve kan şekeri kontrolüne katkı sağlayıp sağlamadığı yönünde tartışmalara yol açtı. Özellikle pirinç, makarna ve patates gibi karbonhidrat açısından zengin besinlerin, pişirildikten sonra soğutulmasının kilo kontrolünde etkili olabileceği iddiaları, bilimsel veriler ve uzman görüşleriyle mercek altına alındı. Boston Çocuk Hastanesi'nden endokrinolog Dr. David Ludwig ve Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu'ndan Dr. Walter Willett'in değerlendirmeleri, bu yöntemin potansiyel etkilerini ve sınırlamalarını ortaya koydu.
Dr. David Ludwig: 'Retrogradasyon kan şekeri dalgalanmalarını azaltıyor'
Karbonhidratların soğutulmasıyla ilgili tartışmanın merkezinde, "retrogradasyon" adı verilen kimyasal süreç yer alıyor. Dr. David Ludwig, retrogradasyonun, pişirilip soğutulan karbonhidratlarda kolayca sindirilen nişastanın, sindirimi daha zor olan dirençli nişastaya dönüşmesini sağladığını belirtti. Ludwig, bu değişimin özellikle kan şekeri dalgalanmalarını azaltmada önemli rol oynadığını vurguladı. 2015 yılından bu yana yapılan çeşitli bilimsel çalışmalar, pişirilip soğutulmuş pirinç tüketen bireylerin, taze pişmiş pirinç yiyenlere kıyasla yemek sonrası kan şekerinde belirgin bir düşüş yaşadığını gösterdi. Bu sonuçlar, özellikle diyabet hastaları için karbonhidratların soğutulmasının önemli bir avantaj sunabileceğine işaret etti. Ludwig, "Yiyecek retrogradasyona uğradığında, sindirimi yavaşlar ve kan şekeri daha stabil hale gelir. Bu durum, insülin seviyelerinin daha düşük seyretmesine ve aşırı yeme eğiliminin azalmasına yardımcı olur" dedi. Ancak Ludwig, karbonhidratların soğutulmasının toplam kalori miktarını belirgin şekilde azaltmadığını, fakat hormonlar ve metabolizma üzerinde olumlu etkiler yaratarak kilo kontrolüne destek olabileceğini de sözlerine ekledi.
Dr. Walter Willett: 'Soğutma yöntemi herkes için pratik değil'
Harvard Üniversitesi'nden epidemiyoloji ve beslenme profesörü Dr. Walter Willett ise, karbonhidratların soğutulmasının etkilerinin kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çekti. Willett, retrogradasyonun bazı tahıl türlerinde daha belirgin olduğunu, ancak gıda üreticilerinin genellikle hızlı pişen ve dirençli nişasta oranı düşük pirinç çeşitlerini tercih ettiğini belirtti. Bu nedenle, tüketicilerin hangi gıdalarda soğutma işleminin gerçekten fark yarattığını anlamasının güç olduğunu söyledi. Ayrıca, karbonhidratların soğutulmasının etkili olabilmesi için bu uygulamanın sürekli ve düzenli biçimde yapılması gerektiğini, bunun ise çoğu kişi için günlük yaşamda pratik olmadığını ifade etti. Willett, "Soğutma işlemi bazı olumsuz etkileri azaltabilir, ancak herkes için uygulanabilir ve sürdürülebilir bir yöntem olmayabilir" diyerek, karbonhidratların soğutulmasının mucizevi bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı.
Retrogradasyon yöntemi kan şekeri ve iştah kontrolünde umut vadediyor
Bilimsel araştırmalar, karbonhidratların soğutulmasıyla oluşan dirençli nişastanın, kan şekeri dalgalanmalarını ve tatlı krizlerini azaltabileceğini ortaya koydu. Özellikle diyabet hastaları için bu yöntem, yemek sonrası ani şeker yükselmelerini engelleyerek, insülin üretimini daha dengeli hale getirebiliyor. Kan şekeri dalgalanmalarının azalması, beynin ödül mekanizmasının daha az aktive olmasına ve tatlı isteğinin bastırılmasına yol açıyor. Böylece, atıştırmalık tüketimi ve sonraki öğünlerde aşırı yeme eğilimi azalıyor. Uzmanlar, karbonhidratların soğutulmasının, sağlıklı bir beslenme programının parçası olarak değerlendirilebileceğini, ancak tek başına kilo kaybı ya da diyabet kontrolü için yeterli olmadığını belirtiyor. Karbonhidratların soğutulması, özellikle rafine nişasta tüketiminin yaygın olduğu toplumlarda, küçük ama anlamlı bir fark yaratabilir. Ancak bu yöntemin uzun vadeli ve sürdürülebilir sonuçlar doğurup doğurmayacağı, daha büyük ve kapsamlı araştırmalarla netleşecek.
Karbonhidratların soğutulması pratikte nasıl uygulanabilir?
Karbonhidratların soğutulması yöntemini uygulamak isteyenler için uzmanlar, pişirilmiş pirinç, makarna veya patatesin buzdolabında birkaç saat veya bir gece bekletilmesini öneriyor. Soğutulan bu gıdalar, daha sonra yeniden ısıtılarak da tüketilebiliyor ve dirençli nişasta oranında artış sağlanıyor. Ancak hangi pirinç veya makarna türünün, hangi derecede retrogradasyona uğradığı konusunda tüketicilere net bilgi sunulmuyor. Ayrıca, bu yöntemin herkesin beslenme alışkanlıklarına uygun olup olmadığı da tartışmalı. Uzmanlar, karbonhidratların soğutulmasının sağlıklı beslenme için tek çözüm olmadığını, dengeli ve çeşitli bir diyetin her zaman öncelikli olması gerektiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, karbonhidratların soğutulması yöntemi, kilo kontrolü ve kan şekeri dengesi açısından umut vadeden bir seçenek olarak öne çıkıyor. Ancak bu yöntemin etkisi, kişisel beslenme alışkanlıklarına, gıda çeşitlerine ve sürekli uygulanabilirliğine bağlı olarak değişiyor. Uzmanlar, karbonhidratların soğutulmasının sağlıklı yaşam için tek başına yeterli olmadığını, dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivitenin önemini hatırlatıyor.
- Popüler Haberler -
Sadece sunan değil üreten oluyoruz! Türkiye sağlıkta çığır açıyor
Kalp sağlığınız için akşam rutininizi gözden geçirin
Ananasın ağızda bıraktığı karıncalanmanın sırrı çözüldü
Et tüketenler uzun yaşamda öne geçti! Vejetaryen diyeti tartışılıyor
Uzmanlardan kolajen uyarısı! Kırışıklıklar için mucize beklemeyin
Kapalı alanlarda geçirilen süre miyopiyi yüzde 40 artırabilir



