Süt içerken bu ilaçları almayın! Sağlığınız risk altında

Süt, birçok insan için besleyici bir içecek olsa da, belirli ilaç ve takviye türlerinin vücutta düzgün şekilde emilmesini engelleyebilir. Kalsiyum, protein ve yağ içeriği nedeniyle süt, bazı tedavilerin etkinliğini önemli ölçüde azaltabilir.
Süt, genel olarak sağlıklı bir besin kaynağı olarak kabul edilse de, her zaman ilaç ve takviye almak için ideal bir seçim değildir. Sütün içerdiği kalsiyum, kazein adı verilen protein türü ve yağlar, belirli besinlere ve ilaçlara bağlanarak onları nötralize edebilir. Bu bağlanma süreci, vücudun bu maddeleri emme hızını yavaşlatabilir, absorbe edilen miktarını azaltabilir veya bir ilacın ne kadar etkili çalışacağını değiştirebilir. Sağlık profesyonelleri, bu etkileşimlerin özellikle kronik hastalıkları yönetmek için ilaç kullanan kişiler için ciddi sonuçlar doğurabileceğini vurgulamaktadır.
Demir takviyelerinin emilimini süt nasıl engeller?
Demir, süt ile birlikte alınmaması gereken en yaygın takviyelerden biridir ve bu kombinasyon sağlık açısından önemli riskler taşır. Sütün içerdiği yüksek kalsiyum miktarı, midede demir moleküllerine bağlanarak onları emilmesi zor bir forma dönüştürür. Ayrıca sütün içindeki kazein proteini de demir emilimini doğrudan engelleyebilir. Bu çift etkileşim, özellikle demir eksikliği anemi tedavisi gören hastalar için vücudun emdiği demir miktarını önemli ölçüde azaltır ve tedavinin başarısını tehlikeye sokar.
Demir takviyesinin en etkili şekilde alınması için, sütü veya kalsiyum açısından zengin diğer gıdaları tüketmeden en az iki saat önce veya sonra beklenmesi önerilir. Demir aç karnına alındığında en iyi emilir, ancak bu bazı kişilerde mide rahatsızlığına neden olabilir. Bu durumda, yan etkileri minimize etmek için az miktarda yiyecekle alınabilir. Sağlık hizmeti sağlayıcıları, emilimi iyileştirmek için demiri aç karnına su ile veya portakal suyu gibi C vitamini açısından zengin gıdalarla almayı tavsiye ederler.
Çinko ve magnezyum takviyelerinin süt ile alınması neden sorunludur?
Çinko takviyelerinin emilimi de sütün yüksek kalsiyum içeriğinden olumsuz etkilenir. Araştırmalar, yüksek kalsiyum alımının çinko emilimini azaltabileceğini göstermiştir, özellikle çinko sülfat ve çinko glukonat gibi belirli çinko formlarında bu etki daha belirgindir. Kalsiyum ve çinko bağırsaklarda emilim için birbirleriyle rekabet eder ve sütün içindeki kazein proteini de çinko mevcudiyetini azaltabilir. Çinkoyu süt ile almak, vücudunuzun emdiği çinko miktarını azaltır ve bu da bağışıklık sistemi desteği ile yara iyileşmesi gibi önemli fonksiyonları olumsuz etkiler.
Magnezyum takviyelerinin durumu biraz daha karmaşıktır. Sütün magnezyum emilimini azalttığı kesin olarak doğrulanmamış olsa da, kalsiyum ve magnezyum bağırsaklarda bazı taşıma yollarını paylaştığı için, yüksek kalsiyumlu bir gıda olan süt ile birlikte alınan magnezyum takviyesi emilimi mütevazı bir şekilde azaltabilir. Bu bulgu, doğrudan klinik denemelerden ziyade besin-metabolizma araştırmasından kaynaklanmakta ve sağlıklı yetişkinlerde bu etkinin klinik olarak önemli olduğu henüz gösterilmemiştir.
Çinko takviyesinin daha iyi emilimi için, takviyeyi protein veya C vitamini içeren bir öğünle almak ve süt ürünleri veya yüksek lifli gıdalarla eşleştirmekten kaçınmak önerilir. Magnezyum takviyesi için ise, optimal emilimi desteklemek amacıyla takviyeyi su ile almak ve kalsiyum açısından zengin gıdalardan en az bir ila iki saat ara vermek faydalı olacaktır. Herhangi bir takviye başlatmadan önce sağlık hizmeti sağlayıcınıza danışmak her zaman akıllıca bir karardır.
Tiroid ilaçları ve antibiyotikler neden süt ile uyumsuz?
Levotiroksin, tiroid hastalığı tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir hormonal ilaçtır ve inek sütü ile alındığında emilimi önemli ölçüde azalabilir. Araştırmalar, sütün içerdiği kalsiyum ve protein içeriğinin sindirim sisteminde levotiroksin moleküllerine bağlanarak, vücudun emmesi için daha az tiroid hormonu mevcudiyetini sağladığını göstermiştir. Bu durum, tiroid hastalığının kontrolünü zorlaştırabilir ve semptomların kötüleşmesine yol açabilir.
Levotiroksin'in en etkili şekilde alınması için aç karnına alınması önerilir. Dozunuzu su ile, kahvaltıdan 30 ila 60 dakika önce alın ve süt veya diğer süt ürünlerini tüketmeden önce en az dört saat bekleyin. Bu zaman aralığı, ilacın tam olarak emilmesini ve vücutta etkili bir şekilde çalışmasını sağlar. Gerekirse, sağlık hizmeti sağlayıcınız rutininize uygun bir dozlama programı planlamanıza yardımcı olabilir.
Tetrasiklinler ve florokinolonlar gibi belirli antibiyotikler de süt, tereyağı, yoğurt veya peynir ile alınmamalıdır. Sütün içerdiği kalsiyum, bu antibiyotiklerin moleküllerine bağlanarak vücudun ememeyeceği bir bileşik oluşturur. Bu etkileşim, antibiyotiğin ne kadar iyi çalışacağını önemli ölçüde azaltır ve enfeksiyonun tedavisi başarısız olabilir. Antibiyotikleri su ile almak ve diğer ilaçlar için, ilacı almadan üç saat önce ve sonra süt veya süt ürünlerinden kaçınmak gerekir.
Diğer ilaçlar ve süt etkileşimleri hakkında bilmeniz gerekenler
Levotiroksin ve antibiyotiklerin dışında, başka birçok ilaç da süt ile alındığında emilimde azalma gösterebilir. Propranolol adlı beta bloker, merkaptopürin adlı kemoterapi ilacı, nonsteroid antiinflamatuar ilaçlar (NSAİİ'ler), digoksin adlı kalp ilacı, amilorid ve spironolakton gibi diüretikler, omeprazol gibi proton pompası inhibitörleri ve ranitidin gibi GERD ilaçları bu kategoriye girmektedir. Sütün içerdiği kalsiyum, tüm bu ilaçların moleküllerine bağlanarak vücudun ememeyeceği bileşikler oluşturabilir.
Bu ilaçlardan herhangi birini kullanıyorsanız, sağlık hizmeti sağlayıcınız veya eczacınız ile mutlaka iletişime geçmelisiniz. Reçete edilen her ilaç için, süt ve süt ürünleriyle alınması konusunda spesifik talimatlar almalısınız. Bazı durumlarda, ilaç alımı ile süt tüketimi arasında belirli bir zaman aralığı bırakmak yeterli olabilir. Diğer durumlarda ise, tamamen ayrı tutmak gerekebilir. Kişisel sağlık durumunuz ve aldığınız diğer ilaçlar göz önüne alındığında, en uygun strateji belirlenmelidir.
Sonuç olarak, süt ve ilaç etkileşimleri ciddi sağlık sonuçlarına yol açabilir. İlaçlarınızın etkinliğini maksimum düzeyde tutmak için, her zaman sağlık profesyonellerine danışmalı ve verilen talimatları dikkatle uygulamalısınız. Özellikle kronik hastalıklar için düzenli ilaç kullanan kişiler, bu etkileşimler hakkında bilgi sahibi olmalı ve gerekli önlemleri almalıdır. Sağlığınız, alınan her kararın doğruluğuna bağlıdır.
- Popüler Haberler -
Günlük diyetinizdeki mikroplastiklerin 5 şaşırtıcı kaynağı
Magnezyum ve balık yağı kan basıncını nasıl etkiliyor
Bilim insanları anne sütündeki gizli bakterileri keşfetti
Kış ayakkabısı seçiminde doktor uyarısı! Dar modeller sağlığı tehdit ediyor
Beyin yorgunluğu nasıl algıladığını değiştirebiliyor
Bakan Memişoğlu: Bugün dünyanın 165 ülkesindeki insanlar, sağlık hizmeti almak için ülkemize geliyor



