ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Tansiyonun gerçek nedeni bulundu mu? Beyindeki o bölge her şeyi değiştiriyor!

Hasan Köseoğlu - | Son Güncelleme Tarihi:
Tansiyonun gerçek nedeni bulundu mu? Beyindeki o bölge her şeyi değiştiriyor!

Auckland Üniversitesi ve São Paulo Üniversitesi'nden bilim insanları, yüksek tansiyonun ardındaki yeni bir nedeni ve tedavi seçeneğini ortaya koydu. Beyindeki pFL bölgesinin kan basıncını artırıcı etkisi ve bu bölgenin hedeflenmesiyle tansiyonun düşürülebileceği gösterildi. Araştırma, dünya genelinde milyonlarca hipertansiyon hastasına umut vadediyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Bilim dünyasında ses getiren yeni bir araştırma, yüksek tansiyonun arkasındaki nedenlerden birinin beyindeki belirli bir bölgeyle bağlantılı olabileceğini ortaya koydu. Auckland Üniversitesi ve São Paulo Üniversitesi'nden uzmanların yürüttüğü kapsamlı çalışma, lateral parafasyal (pFL) adı verilen beyin bölgesinin, bazı yüksek tansiyon vakalarında kan basıncını yükselten biyolojik süreçleri tetiklediğini gösterdi. Bu bulgu, yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasında yeni tedavi yolları geliştirilmesine kapı araladı. Araştırma, hayvan modelleri üzerinde gerçekleştirildi ve elde edilen veriler, dünya çapında yaklaşık üçte biri yüksek tansiyonla mücadele eden insanlar için umut oldu.

Julian Paton: 'pFL bölgesi hedeflenirse tansiyon kontrol altına alınabilir'

Çalışmada görev alan Auckland Üniversitesi'nden fizyolog Julian Paton, pFL bölgesinin yüksek tansiyon hastalarında aktif hale geldiğini ve bu bölge devre dışı bırakıldığında kan basıncının normale döndüğünü belirtti. Araştırmacılar, fareler üzerinde pFL nöronlarını genetik mühendislik yöntemleriyle açıp kapattı ve bunun sonucunda nefesle ilgili sinir aktivitelerinde ve kan basıncında değişiklikler gözlemledi. Özellikle, pFL nöronlarının yalnızca solunum ritmini düzenlemekle kalmadığı, aynı zamanda kan damarlarını daraltarak tansiyonu yükselttiği saptandı. Paton, bu mekanizmanın hedef alınmasıyla yeni tedavi stratejilerinin geliştirilebileceğini vurguladı. Ayrıca, bu bulgunun uyku apnesi gibi solunum bozuklukları yaşayan kişilerde yüksek tansiyon riskinin neden arttığını da açıklayabileceğine dikkat çekti.

Sao Paulo Üniversitesi ekibi: 'pFL nöronları ve sempatik sinir sistemi ilişkisi önemli'

São Paulo Üniversitesi'nden araştırmacılar, pFL bölgesinin nefes kontrolüyle olan bağlantısının yanı sıra, sempatik sinir sistemiyle etkileşiminin de yüksek tansiyonun ortaya çıkmasında kritik rol oynadığını belirtti. Ekip, farelerde pFL nöronlarını aktive ettiklerinde, beyin sapındaki diğer devrelerin de tetiklendiğini ve bunun sonucunda kan basıncında belirgin artışlar yaşandığını kaydetti. Kontrol grubu olarak kullanılan sağlıklı farelerle elde edilen veriler karşılaştırıldığında, hipertansif farelerde pFL nöronlarının sadece solunumu değil, aynı zamanda damar daralmasını da yönettiği ortaya çıktı. Bu durum, klasik antihipertansif ilaçlara rağmen tansiyonu kontrol edilemeyen hastaların yaklaşık yüzde 40'ında, pFL bölgesinin etkili olabileceğine işaret etti. Araştırmacılar, pFL'nin sempatik sinir sistemi üzerindeki etkisinin, yüksek tansiyonun nörojenik bileşenini anlamada önemli bir adım olduğunu belirtti.

Yeni tedavi yolları: Karotid cisimler üzerinden pFL bölgesine müdahale

Araştırma ekibi, yüksek tansiyon tedavisinde pFL nöronlarını doğrudan hedef almanın mümkün olup olmadığını inceledi. Julian Paton, bu noktada karotid cisimler adı verilen, boyunda bulunan ve beyin dışından pFL nöronlarını etkileyebilen hücre kümelerinin önemine dikkat çekti. Bilim insanları, karotid cisimleri hedef alan ve pFL bölgesini uzaktan devre dışı bırakabilen yeni bir ilaç geliştirmek için çalışmalara başladıklarını duyurdu. Paton, "Beyne doğrudan etki eden ilaçlar yerine, karotid cisimler üzerinden pFL bölgesini kontrol altına almayı amaçlıyoruz," dedi. Bu yaklaşımın, beyne nüfuz eden ilaçların yan etkilerinden kaçınmak için daha güvenli bir yol sunabileceği ifade edildi. Ancak, bu yeni tedavi yönteminin insanlarda uygulanabilmesi için kapsamlı klinik testlere ihtiyaç olduğu vurgulandı.

Uyku apnesi ve yüksek tansiyon arasındaki bağlantı güçlendi

Çalışmada ortaya çıkan bir diğer önemli bulgu, gece boyunca solunum bozuklukları yaşayan, yani uyku apnesi olan bireylerde yüksek tansiyon riskinin neden arttığını açıklamaya yardımcı oldu. pFL nöronlarının, normal solunum sırasında değil, özellikle oksijen seviyesinin düştüğü veya karbondioksit oranının yükseldiği durumlarda aktifleştiği belirtildi. Uyku apnesi sırasında yaşanan bu değişiklikler, pFL'nin devreye girmesine ve kan basıncının yükselmesine yol açabiliyor. Bu bulgu, nefes alma ve kan akışı arasındaki karmaşık ilişkinin, yüksek tansiyonun gelişiminde ne denli önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırmanın, bu mekanizmanın insanlarda da geçerli olup olmadığını kesinleştirmek için daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyduğuna dikkat çekildi.

Küresel yüksek tansiyon sorunu için yeni umutlar

Dünya genelinde yaklaşık üçte bir oranında insanın yüksek tansiyon problemiyle karşı karşıya olduğu biliniyor. Hipertansiyon, kalp hastalıkları ve demans gibi ciddi sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Üstelik, mevcut ilaçların tüm hastalarda etkili olmaması ve bazı bireylerin tedaviye erişememesi, yeni ve etkili çözümlere olan ihtiyacı daha da artırıyor. Auckland Üniversitesi ve São Paulo Üniversitesi'nin ortak çalışması, pFL bölgesinin hedeflenmesiyle yüksek tansiyonun kontrol altına alınabileceğine dair güçlü kanıtlar sundu. Bilim insanları, bu yaklaşımın gelecekte hipertansiyon tedavisinde devrim yaratabileceğini belirtti. Sonuç olarak, pFL bölgesinin rolünün daha iyi anlaşılması, milyonlarca insanın yaşam kalitesini artıracak yeni tedavi seçeneklerinin geliştirilmesine öncülük edebilir.

Sonuç olarak, Auckland Üniversitesi ve São Paulo Üniversitesi'nin yürüttüğü bu araştırma, yüksek tansiyonun beyinle ilişkisini gözler önüne sererken, pFL bölgesinin hedeflenmesiyle yeni tedavi olanaklarının gündeme gelebileceğini gösterdi. Araştırmacılar, bulguların insanlarda da doğrulanması halinde, hipertansiyon tedavisinde çığır açacak gelişmeler yaşanabileceğine inanıyor.


Etiketler:
yüksek tansiyon hipertansiyon beyin pFL bölgesi bilimsel araştırma