ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Pankreas kanseri ameliyatı geçirenlerde diş sayısı ile hayatta kalma arasında bağlantı bulundu

Hiroşima Üniversitesi'nde yürütülen yeni bir araştırma, pankreas kanseri ameliyatı geçiren hastalarda diş sayısının hayatta kalma süresi üzerinde belirleyici olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacıların bulgularına göre, 21 veya daha fazla doğal dişe sahip hastalar, daha az dişi olanlara kıyasla yaklaşık iki yıl daha uzun yaşıyor.

Mahmut Keşan - | Son Güncelleme Tarihi:
Pankreas kanseri ameliyatı geçirenlerde diş sayısı ile hayatta kalma arasında bağlantı bulundu

Pankreas kanseri ameliyatı geçiren hastaların hayatta kalma süresiyle ilgili dikkat çeken bir araştırma Japonya'da Hiroşima Üniversitesi'nde yürütüldü. Bilim insanları, pankreatik duktal adenokarsinom (PDAC) nedeniyle cerrahi tedavi gören 339 hastanın diş sağlığı ile yaşam süresi arasındaki bağlantıyı inceledi. Araştırmanın sonuçları, ağız sağlığının, özellikle de doğal diş sayısının, pankreas kanseri sonrası hayatta kalma üzerinde önemli bir etkiye sahip olabileceğini gösterdi. 2014-2022 yılları arasında gerçekleştirilen bu çalışma, Journal of Hepato-Biliary-Pancreatic Sciences dergisinde 23 Nisan 2026'da yayımlandı ve tıp dünyasında geniş yankı uyandırdı.

Hiroşima Üniversitesi: Diş sayısı hayatta kalma süresini belirliyor

Araştırmada, pankreas kanseri nedeniyle radikal pankreatektomi uygulanan hastaların ameliyattan önceki ağız muayeneleri detaylı şekilde değerlendirildi. Bilim insanları, her hastanın kaç doğal dişinin kaldığını ve arka dişlerin kapanışını, yani çiğneme fonksiyonunu ölçtü. Sonuçlar, 21 ve daha fazla doğal dişi bulunan hastaların ortalama hayatta kalma süresinin 60,7 ay (yaklaşık beş yıl) olduğunu gösterdi. Buna karşılık, 20 veya daha az dişi olan hastalarda bu sürenin 39,1 aya (yaklaşık üç yıl) düştüğü belirlendi. Bu fark, diş sayısının pankreas kanseri ameliyatı sonrası yaşam süresi üzerinde ciddi bir gösterge olabileceğini ortaya koydu. Araştırmacılar, tümör evresi, lenf nodu metastazı, cerrahi sınırlar, kemoterapi ve beslenme durumu gibi hayatta kalmayı etkileyen diğer faktörleri de göz önünde bulundurdu. Buna rağmen, diş sayısının bağımsız bir belirleyici olarak öne çıktığı vurgulandı.

Uemura: 'Ağız, vücudun uzun vadeli dayanıklılığını yansıtıyor'

Çalışmanın başyazarı Doç. Dr. Kenichiro Uemura, ağız sağlığının pankreas kanseri prognozunda önemli bir rol oynayabileceğine dikkat çekti. Uemura, "Pankreas kanseri, dünya genelinde en ölümcül kanser türlerinden biri ve tedavi edici cerrahiden sonra bile hastaların büyük kısmı için prognoz kötü seyrediyor" dedi. Son yıllarda yapılan bazı araştırmaların, periodontal patojenlerin pankreas kanseri gelişimi ve tümör ilerlemesiyle ilişkili olabileceğini gösterdiğini belirten Uemura, ağız sağlığının bizzat ameliyat sonrası hayatta kalma ile bağlantısının ise şimdiye kadar netleşmediğini ifade etti. Araştırmada, diş kaybının sadece çiğneme fonksiyonunu değil, aynı zamanda yaşam boyu biriken kronik iltihap, beslenme alışkanlıkları, genel sağlık durumu ve yaşam tarzı gibi çok sayıda faktörü de yansıtabileceği sonucuna varıldı. Uemura, "Ağız, vücudun uzun vadeli dayanıklılığını yansıtabilir" diyerek, ağız sağlığının genel sağlık üzerindeki önemine vurgu yaptı.

Diş kaybı, hayatta kalma süresinin gizli göstergesi olabilir

Araştırmada dikkat çeken bir diğer bulgu ise, arka dişlerin kapanışıyla ölçülen çiğneme fonksiyonu ile hayatta kalma süresi arasında anlamlı bir ilişki saptanmaması oldu. Bu durum, diş kaybının yalnızca ağız fonksiyonunu değil, aynı zamanda vücudun genel sağlık geçmişini ve sistemik dayanıklılığını da yansıttığına işaret ediyor. Diş kaybı; periodontal hastalık, sigara kullanımı, yetersiz diyet, diş bakımına erişimdeki zorluklar, kronik hastalıklar ve yaşlanma gibi birçok faktörün birleşimiyle ortaya çıkabiliyor. Bu faktörlerin büyük cerrahi müdahaleler, kemoterapi, iltihaplanma ve kanserin fiziksel yüküyle başa çıkma kapasitesini de etkileyebileceği düşünülüyor. Araştırmacılar, diş kaybının bu çoklu etkenlerin bir göstergesi olabileceğini ve ağız sağlığının, pankreas kanseri hastalarında kişiselleştirilmiş risk değerlendirmesi için değerli bir araç sunabileceğini belirtti.

Çalışmanın sınırları ve gelecekteki araştırmalar

Hiroşima Üniversitesi'nde yapılan bu çalışma, tek merkezde ve Japon etnik kökenine sahip hastalarla yürütüldü. Bu nedenle, elde edilen sonuçların farklı ülkelerde ve etnik gruplarda da geçerli olup olmadığının anlaşılması için daha geniş ve çok merkezli araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Araştırmacılar, ağız florası ve kronik iltihabın pankreas kanseri ilerlemesindeki doğrudan rolünü ortaya koyacak ek çalışmalar planlıyor. Ayrıca, ağız sağlığı değerlendirmesinin pankreas kanseri tedavi sürecine entegre edilmesiyle, hastaların ameliyat sonrası risklerinin daha iyi öngörülebileceği ve tedaviye daha kişiselleştirilmiş bir yaklaşım sunulabileceği belirtiliyor. Uemura, "Son hedefimiz, pankreas kanseri bakımında yeni bir bakış açısı kazandırmak. Prognozun yalnızca tümör biyolojisine değil, hastanın uzun vadeli sistemik durumu ve ağız sağlığına da bağlı olabileceğini göstermeyi amaçlıyoruz" ifadelerini kullandı.

Sonuç olarak, Hiroşima Üniversitesi'nin yürüttüğü bu kapsamlı araştırma, pankreas kanseri ameliyatı geçiren hastalarda ağız sağlığının ve özellikle diş sayısının hayatta kalma süresi üzerinde belirleyici bir faktör olabileceğini ortaya koydu. Diş kaybı, sadece çiğneme fonksiyonunu değil, aynı zamanda hastanın genel sağlık geçmişini ve vücudun dayanıklılığını da yansıtıyor. Araştırmacılar, ağız sağlığının pankreas kanseri tedavisinde yeni bir risk değerlendirme aracı olarak kullanılabileceğini ve bu alanda daha geniş çaplı çalışmaların gerekliliğini vurguluyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
pankreas kanseri ağız sağlığı diş sayısı hayatta kalma Hiroşima Üniversitesi