ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

İlaçları su ile içmek neden bu kadar önemlidir?

Ayşegül Bedir Akosman - | Son Güncelleme Tarihi:
İlaçları su ile içmek neden bu kadar önemlidir?

Cerrah A. Umnov, ilaçların alınması sırasında seçilen sıvının vücuttaki emilim ve etkinliğini doğrudan etkilediğini belirterek, sıradan suyun en güvenli ve en etkili seçenek olduğunu vurguladı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

İlaçları alırken hangi sıvıyı tercih ettiğimiz, tedavinin başarısı açısından çok daha önemli bir rol oynamaktadır. Cerrah A. Umnov, tıbbi uygulamada bu konunun sıklıkla göz ardı edildiğini belirterek, ilaçları su ile içmenin neden bu kadar kritik olduğunu detaylı biçimde açıklamıştır. Uzman, sıradan su kullanmanın, ilaçların kimyasal yapısını değiştirmeden ve vücudun bunları absorbe etmesine engel olmadan, tamamen nötr bir ortam sağladığını vurgulamaktadır. Bu nötr ortam, ilaçların öngörülen şekilde çalışmasını ve beklenen terapötik etkiyi göstermesini garantileyen temel koşuldur.

Kahve ve ilaçların tehlikeli kombinasyonu

Birçok insan sabahları kahvesini içerken ilaçlarını almakta, ancak bu alışkanlığın ciddi sağlık sonuçları olabileceğini bilmemektedir. Özellikle nonsteroid antienflamatuar ilaçlar söz konusu olduğunda, kahve ile birlikte alınan ilaçlar böbrekler üzerinde olumsuz etkilere neden olabilmektedir. Kahvenin içerdiği kafein ve diğer bileşenler, bu ilaç sınıfının vücuttaki davranışını değiştirerek, böbrek fonksiyonlarında sorunlara yol açabilir. Uzman, bu kombinasyonun uzun vadede böbrek hasarına ve ciddi komplikasyonlara sebep olabileceğini belirtmektedir. Dolayısıyla, ağrı kesici veya antienflamatuar ilaçlar alırken mutlaka saf su tercih edilmesi gerekmektedir.

Gazlı su ve meyve sularının ilaç etkinliğine etkisi

Gazlı su içeren içecekler de ilaçların vücutta doğru şekilde çalışmasını engelleyebilmektedir. Mineraller ve gazlar içeren bu tür sıvılar, ilaçların etkinliğini azaltabilir ve gastrointestinal sistem tarafından emilimlerini yavaşlatabilir. Bu durum, ilaçların kan dolaşımına ulaşmasını geciktirerek, tedavinin başlamasını erteleyen bir etki yaratmaktadır. Meyve suları ise daha da ciddi bir tehlike oluşturmaktadır. Özellikle greyfurt suyu, ilaçların metabolizmasında kritik bir rol oynayan karaciğerdeki sitokrom enzimlerinin çalışmasını bloke etmektedir. Bu blokaj, ilaçların vücuttan doğru şekilde dağılımı ve atılımını bozarak, ilaçların vücutta beklenenden daha uzun süre kalmasına ve aşırı dozaj etkisine neden olabilmektedir. Sonuç olarak, ciddi yan etkiler ve sağlık komplikasyonları ortaya çıkabilmektedir.

Su, ilaçlar için en güvenli seçim

Tıbbi araştırmalar ve klinik deneyimler, suyun ilaçları içmek için en ideal seçim olduğunu net biçimde göstermektedir. Su, ilaçların kimyasal yapısını etkilemeden, vücudun bunları absorbe etmesine yardımcı olan ve hiçbir olumsuz etkiye neden olmayan bir ortam sağlamaktadır. Cerrah Umnov, suyun ilaçların etkinliğini koruyarak aynı zamanda riskleri en aza indirdiğini vurgulamaktadır. Hastalar, ilaçlarını alırken her zaman saf, oda sıcaklığında su kullanmalı ve diğer içeceklerden kaçınmalıdır. Bu basit ancak etkili uygulama, tedavinin başarısını artırırken, istenmeyen yan etkilerin ortaya çıkma olasılığını önemli ölçüde azaltmaktadır. Sağlık profesyonelleri, hastaların bu konuda bilinçlendirilmesinin, tedavi sonuçlarını iyileştirmede temel bir adım olduğunu düşünmektedir.


Etiketler:
ilaç kullanımı sağlık tavsiyeleri ilaç etkileşimleri doktor önerileri sağlıklı yaşam