ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Depresyon ve hafıza arasında yeni bağlantı! Beynin bir bölgesinde hacim azalması görüldü

ABD'de Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) öncülüğünde yürütülen geniş çaplı bir araştırma, depresyonun beynin hafıza merkezi olan hipokampusun CA23DG bölgesinde belirgin hacim kaybına yol açtığını gösterdi. Araştırmacılar, bu değişikliğin Alzheimer risk faktörlerinden bağımsız geliştiğine dikkat çekiyor ve depresyon tedavisinde ilaç değişikliği konusunda uyarıda bulunuyor.

Merve Aydın - | Son Güncelleme Tarihi:
Depresyon ve hafıza arasında yeni bağlantı! Beynin bir bölgesinde hacim azalması görüldü

ABD'nin önde gelen üniversitelerinden Güney Kaliforniya Üniversitesi (USC) tarafından 2 binin üzerinde yaşlı yetişkin üzerinde gerçekleştirilen yeni bir araştırma, depresyonun beyinde hafıza ve öğrenme süreçleriyle yakından ilişkili olan hipokampusun belirli bir bölgesinde hacim azalmasına yol açtığını ortaya koydu. Araştırma ekibi, 50 ila 90 yaş aralığındaki katılımcıların beyin görüntüleme sonuçlarını inceledi ve özellikle CA23DG adı verilen hipokampal alt bölgenin, depresyon tanısı konulan kişilerde anlamlı şekilde küçüldüğünü tespit etti. Bulgular, depresyonun Alzheimer hastalığı ile bağlantısının ötesinde, hafıza merkezinde kendine özgü ve bağımsız bir etki yarattığını gösteriyor.

Danielle Luu: 'Depresyon hipokampusta özgün değişikliklere yol açıyor'

Araştırmanın başyazarı ve USC nörobilimcisi Danielle Luu, elde edilen verilerin depresyonun Alzheimer hastalığı riskini artırdığına dair uzun süredir bilinen ilişkiyi biyolojik düzeyde aydınlatmaya yardımcı olduğunu vurguladı. Luu, "Hipokampusun farklı alt bölgelerine yakından bakınca, yaşlı yetişkinlerde depresyona karşı hassas olabilecek özel bir alanı net biçimde tanımladık" dedi. Hipokampus, genellikle hafıza merkezi olarak anılsa da, çeşitli hafıza, öğrenme ve mekânsal yön bulma işlevlerinden sorumlu farklı alt yapılardan oluşuyor. Çalışmada, CA2 ve CA3 hipokampal alt alanları ile dentat girus isimli bölgenin birleşiminden oluşan CA23DG bölgesinin, depresyonu olmayanlara göre depresyon tanılı kişilerde daha küçük olduğu saptandı. Luu ve ekibi, yaş, cinsiyet, vücut kitle indeksi ve fiziksel aktivite düzeyi gibi değişkenleri de göz önünde bulundurdu.

Alzheimer risk faktörleri hipokampus değişimini etkilemiyor

Araştırmacılar, CA23DG bölgesindeki hacim kaybının Alzheimer ile ilişkili risk faktörlerinden bağımsız geliştiğini belirledi. Katılımcıların beyinlerinde Alzheimer hastalığına işaret eden amyloid ve tau protein düzeyleri ile APOE ε4 gen varyantı analiz edildiğinde, depresyon ile CA23DG hacmi arasındaki ilişki büyük ölçüde değişmedi. Bu durum, hipokampustaki hacim azalmasının Alzheimer'a özgü biyolojik belirteçlerden kaynaklanmadığını, depresyonun kendine özgü bir etkisi olabileceğini düşündürdü. Araştırmada, hipokampusun diğer bölgeleri olan CA1 ve subikulumda, depresyon tanılı kişilerde anlamlı bir hacim azalması görülmedi. Ancak antidepresan kullanan katılımcıların hem CA23DG hem de CA1 bölgelerinde hacim kaybı yaşadığı belirlendi. Bilim insanları, bu bulgunun ilaçların koruyucu etkisine ters düştüğüne dikkat çekerek, daha şiddetli depresyon yaşayan kişilerin daha fazla ilaç kullanmasının etkili olabileceğini ifade etti.

Depresyonun süresi ve ilaç kullanımı hipokampus üzerindeki etkileri artırıyor

Çalışma ayrıca, depresyonun süresi uzadıkça hipokampusun CA23DG bölgesindeki hacim azalmasının daha belirgin hale geldiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, uzun süre depresyon geçirmiş kişilerin, kısa süre önce teşhis almış ancak daha şiddetli semptomlar gösterenlere göre hipokampal değişikliklerle daha güçlü bir ilişki sergilediğini belirledi. Bu bulgu, depresyonun sadece mevcut belirtilerinin değil, hastalığın süresinin de beyin yapısı üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca, elde edilen veriler depresyonun veya antidepresanların doğrudan CA23DG küçülmesine yol açtığını kesin olarak göstermiyor. Araştırmacılar, ilaçların hipokampus üzerindeki etkisinin mi, yoksa depresyonun süresinin mi daha belirleyici olduğunu anlamak için daha uzun süreli ve geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç olduğunu vurguladı.

Uzmanlardan depresyon hastalarına ilaç değişikliği uyarısı

USC ekibi ve Danielle Luu, depresyonu olan kişilerin bu sonuçlara dayanarak ilaçlarında ani değişiklikler yapmaması gerektiğinin altını çizdi. Luu, "Bu çalışmada, ilaçların etkilerini ve daha ağır depresyonun etkilerini birbirinden kesin çizgilerle ayıramıyoruz. Tedavi öncesi ve sonrası kişileri uzun süreli izleyen çalışmalar, depresyonun hipokampus üzerindeki etkilerini daha iyi anlamamızı sağlayacak" açıklamasında bulundu. Araştırmacılar, depresyon tedavisinde reçete edilen ilaçların bırakılması veya değiştirilmesinin, yalnızca bu bulgulara dayanarak kesinlikle önerilemeyeceğinin altını çizdi. Sonuç olarak, depresyonun hipokampusun CA23DG bölgesinde yarattığı hacim kaybının, Alzheimer risk faktörlerinden bağımsız ve karmaşık bir süreç olduğu, ancak mevcut verilerin yalnızca bir korelasyon gösterdiği ifade edildi.

Depresyon ve hipokampus arasındaki bu yeni bağlantı, beyin sağlığı üzerine yürütülecek ileri araştırmalar için önemli bir zemin oluşturuyor. Bilim insanları, önümüzdeki dönemde depresyonun beyinde neden olduğu yapısal değişikliklerin daha ayrıntılı şekilde incelenmesi ve tedavi yaklaşımlarının buna göre şekillendirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
depresyon hipokampus Alzheimer beyin sağlığı Danielle Luu