ANASAYFA
RAMAZAN
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim dünyası çağrı yaptı! Prebiyotikler demansa karşı umut olabilir

Talha Gül - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim dünyası çağrı yaptı! Prebiyotikler demansa karşı umut olabilir

King's College London'dan bilim insanları, 60 yaş üzeri ikizler üzerinde yürüttükleri araştırmada, günlük protein ve prebiyotik takviyesinin hafızada hızlı ve anlamlı bir gelişme sağladığını ortaya koydu. Çalışmada özellikle fruktooligosakaritlerin beyin sağlığı ve demansa karşı etkileri öne çıktı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Londra King's College'dan araştırmacılar, 60 yaş ve üzerindeki ikizler üzerinde yürüttükleri yeni bir çalışmada, günlük olarak alınan protein ve prebiyotik karışımının hafıza üzerinde belirgin bir iyileşme sağladığını açıkladı. 36 ikiz çiftinin katıldığı ve 12 hafta süren bu deneyde, özellikle fruktooligosakaritler içeren takviyelerle beslenen katılımcıların, hassas hafıza testlerinde önemli ölçüde daha iyi sonuçlar elde ettiği bildirildi. Araştırma kapsamında, ikizlerden biri inulin ve fruktooligosakaritler içeren bir prebiyotik karışımı alırken, diğeri ise plasebo kullandı. Tüm katılımcılar ayrıca aynı protein tozunu tüketti ve evde basit güç egzersizleri yaptı. Uzaktan yürütülen bu protokolde, video görüşmeleri, çevrimiçi anketler ve bilişsel testler ile dışkı örnekleri toplandı. Araştırmacılar, bağırsak mikrobiyomunun beyinle bağışıklık, sinir ve hormonal yollarla kurduğu iletişimin, yaşam boyu bilişsel fonksiyonlar üzerinde belirleyici olduğunu vurguladı.

Dr. Lochlainn: 'Prebiyotik takviyesiyle hafıza testlerinde belirgin ilerleme'

Çalışmanın baş araştırmacısı Dr. Mary Ni Lochlainn, elde ettikleri sonuçların heyecan verici olduğunu belirtti. Dr. Lochlainn, "Sadece 12 haftalık bir süreçte, özellikle fruktooligosakaritler içeren prebiyotik desteğinin, yaşlı bireylerde hafıza testlerinde anlamlı bir artış sağladığını gözlemledik" dedi. Araştırmada, PAL adı verilen ve erken Alzheimer değişikliklerine duyarlı olan hassas bir hafıza testinde, prebiyotik grubunun hata oranında kayda değer bir azalma yaşadığı açıklandı. PAL testi, episodik hafıza sorunlarını standart klinik ölçeklerden önce tespit edebilmesiyle tanınıyor. Dr. Lochlainn, "Bu kısa sürede gözlemlenen gelişmeler, yaşlanan nüfusun beyin sağlığını koruma ve hafızayı güçlendirme yolunda önemli bir umut oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

Bifidobacterium artışı ve bağırsak-beyin ekseninde yeni bulgular

Araştırmada, prebiyotik takviyesiyle birlikte bağırsak mikrobiyomunda özellikle Bifidobacterium cinsinde anlamlı bir artış kaydedildi. Bu bakteriler, inulin ve fruktooligosakaritler gibi lifleri fermente ederek kısa zincirli yağ asitleri ve sinaptik plastisiteyle ilişkili metabolitler üretiyor. Bilim insanları, bağırsak-beyin ekseninin öğrenme ve hafıza üzerinde belirleyici rol oynadığını, yaşlanmayla birlikte mikrobiyom çeşitliliğinde ve beyin devrelerinde değişiklikler yaşandığını belirtti. Prebiyotik desteğiyle elde edilen bu mikrobiyal değişimlerin, bilişsel işlevlerdeki iyileşmenin temeli olabileceği vurgulandı. Katılımcıların takviyeyi iyi tolere ettiği ve yalnızca hafif, geçici sindirim şikayetleri yaşadığı bildirildi. Takviye, kas gücü ölçümlerinde ise anlamlı bir değişiklik yaratmadı; bilim insanları bu sonucun kısa süreli müdahalelerle kas yapısında değişiklik beklenmemesiyle ilişkili olduğunu ifade etti.

King's College London ekibinden yaşlılarda prebiyotik kullanımı için çağrı

Çalışmanın kıdemli yazarlarından Profesör Claire Steves, elde edilen bulguların özellikle yaşlı bireylerde reçetesiz ve uygun maliyetli takviyelerin beyin sağlığına katkı sağlayabileceğini gösterdiğini söyledi. Steves, "Bu bitkisel lifler, ekonomik sıkıntı yaşayan birçok insan için erişilebilir ve güvenli bir seçenek sunuyor" dedi. Araştırmacılar, bundan sonraki adımda farklı lif türlerinin, dozlarının ve sürelerinin yaşlılar üzerindeki etkilerini karşılaştırmayı planlıyor. Ayrıca, kısa vadede elde edilen bilişsel kazanımların uzun vadede, örneğin 6 veya 12 ay sonra da devam edip etmediğinin takip edilmesi gerektiği belirtildi. Uzaktan yürütülen bu tür çalışmaların, yaşlı gönüllüler için katılımı kolaylaştırdığı ve daha geniş örneklem gruplarıyla tekrarlanmasının önem taşıdığı vurgulandı. Bilim insanları, prebiyotiklerin güvenli profili ve yaygın erişilebilirliği sayesinde, toplumsal düzeyde geniş kapsamlı testler için önemli bir fırsat sunduğunu açıkladı.

Prebiyotiklerin demansa karşı potansiyeli: Bilim dünyası umutlu

Çalışma, bağırsak mikrobiyomunun beyinle kurduğu karmaşık iletişimin, özellikle yaşlılık döneminde hafıza ve biliş üzerinde nasıl etkili olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Araştırmacılar, fruktooligosakaritler gibi prebiyotiklerin, Alzheimer ve diğer demans türlerinin önlenmesi konusunda umut verici sonuçlar verdiğini belirtti. Ancak, mevcut bulguların sağlıklı yaşlı yetişkinlerle sınırlı olduğu, tanı almış demans hastalarına genellenemeyeceği uyarısında bulunuldu. Bilim insanları, diyet, ilaç kullanımı ve kişisel mikrobiyom farklılıklarının, prebiyotiklere verilen yanıtı etkileyebileceğini ve bu nedenle daha büyük, uzun süreli çalışmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. Sonuç olarak, prebiyotiklerin düşük maliyetli, güvenli ve kolay ulaşılabilir olması, yaşlanan toplumlarda beyin sağlığını desteklemek için önemli bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Sonuç olarak, King's College London'da yürütülen bu araştırma, fruktooligosakaritler içeren prebiyotik ve protein takviyesinin yaşlı bireylerde hafıza gelişimini destekleyebileceğini ortaya koydu. Uzmanlar, daha kapsamlı ve uzun vadeli çalışmalarla bu bulguların güçlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Prebiyotiklerin, yaşlanan nüfusun beyin sağlığını koruma ve demansa karşı mücadelede yeni bir umut olabileceği düşünülüyor.


Etiketler:
prebiyotik hafıza yaşlı sağlığı bağırsak mikrobiyomu demans