ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Bilim insanlarından çağrı! Demansın önlenmesi için yaşam tarzı değişmeli

Özkan Özcan - | Son Güncelleme Tarihi:
Bilim insanlarından çağrı! Demansın önlenmesi için yaşam tarzı değişmeli

Kanada'daki York Üniversitesi'nin yürüttüğü geniş çaplı araştırma, demans riskini azaltmak için ideal uyku süresini 7-8 saat olarak belirledi. Araştırmada, uyku süresi, fiziksel aktivite ve oturma alışkanlıklarının beyin sağlığı üzerindeki etkileri detaylı biçimde analiz edildi.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Kanada'nın önde gelen eğitim kurumlarından York Üniversitesi'nde görevli bilim insanları, demans riskini azaltmak amacıyla yürüttükleri kapsamlı bir araştırmada, ideal uyku süresinin gecelik 7 ila 8 saat arasında olması gerektiğini ortaya koydu. Araştırma ekibi, toplamda 4,5 milyon kişinin verilerini içeren 69 farklı bilimsel çalışmadan elde edilen bulguları analiz etti. Araştırmada, uyku süresi, fiziksel aktivite düzeyi ve oturma alışkanlıkları ile demans gelişimi arasındaki ilişkiler detaylı biçimde incelendi. Bilim insanları, elde edilen veriler ışığında, düzenli ve kaliteli bir gece uykusunun yanı sıra, hareketli bir yaşam tarzının ve uzun süre oturmaktan kaçınmanın, demans riskini önemli ölçüde düşürdüğünü belirtti.

York Üniversitesi: 7-8 saatlik uyku demans riskini azaltıyor

York Üniversitesi'nin yürüttüğü bu büyük ölçekli araştırmada, gecelik uyku süresinin demans gelişiminde belirleyici bir faktör olduğu vurgulandı. Bilim insanları, 7 saatten az uyuyan bireylerde demans riskinin yüzde 18 oranında arttığını, 8 saatten fazla uyuyanlarda ise bu oranın yüzde 28'e yükseldiğini açıkladı. Araştırmacılar, hem yetersiz hem de aşırı uykunun beyin sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yarattığını, bu nedenle ideal uyku süresinin 7 ila 8 saat arasında tutulmasının hayati öneme sahip olduğunu ifade etti. Araştırmada ayrıca, demans riskinin yalnızca uyku süresiyle sınırlı olmadığı, aynı zamanda kişinin günlük hareket düzeyi ve oturma alışkanlıklarının da bu riski etkilediği belirtildi. Bu kapsamda, haftada 150 dakikadan az fiziksel aktivite yapan ve günde 8 saatten fazla oturan bireylerin demans geliştirme olasılığının anlamlı biçimde yükseldiği kaydedildi. Bilim insanları, elde ettikleri sonuçların, önceki çalışmalarla büyük ölçüde uyumlu olduğunun altını çizdi.

Fiziksel aktivite ve oturma süresi de demans riskinde belirleyici

Araştırmada dikkat çekici bir diğer bulgu ise, yalnızca uyku süresinin değil, hareket alışkanlıklarının da demans gelişimi üzerinde etkili olmasıydı. Bilim insanları, düzenli fiziksel aktivitenin ve oturma süresinin azaltılmasının, beyin sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirtti. Özellikle haftada 150 dakikadan az hareket edenlerde ve günün büyük bölümünü oturarak geçirenlerde demans riskinin ciddi şekilde arttığı ortaya kondu. Bu bulgular, beyin sağlığını korumak isteyenler için hareketli bir yaşam tarzının ve uzun süre hareketsiz kalmaktan kaçınmanın gerekliliğini gözler önüne serdi. Araştırmacılar, egzersiz ve düzenli hareketin, beyin kan akışını destekleyerek nöronlardan atıkların temizlenmesine yardımcı olduğunu ve kalp gibi beyinle ilişkili organların sağlığını da olumlu etkilediğini belirtti. Bu nedenle, demans riskinin azaltılmasında uyku süresiyle birlikte, günlük hareket düzeyinin artırılması ve oturma süresinin kısaltılması önerildi.

Uzmanlar: Demans riskini azaltmak için yaşam tarzı değişikliği şart

York Üniversitesi araştırmacıları, demans gelişiminde genetik faktörlerin yanı sıra, yaşam tarzı seçimlerinin de belirleyici olduğunu vurguladı. Araştırmada, sağlıklı bir hareket profili ve ideal uyku süresinin, beyin sağlığını destekleyerek demansın başlangıcını veya ilerlemesini geciktirebileceği ifade edildi. Bilim insanları, demans vakalarının önümüzdeki yıllarda artış göstermesinin beklendiğini, bu nedenle önleyici stratejilerin önem kazandığını belirtti. Araştırmada yer alan verilerin, 35 yaşından itibaren bireyleri kapsaması, demans riskinin yalnızca yaşlılık döneminde değil, daha genç yaşlarda da önlenebileceğine işaret etti. Uzmanlar, yaşam tarzı risk faktörlerinin azaltılmasıyla demans vakalarının yaklaşık yarısının önlenebileceğini tahmin ediyor. Araştırmacılar, mevcut bulguların neden-sonuç ilişkisini kesin olarak kanıtlamadığını, ancak elde edilen verilerin, uyku, hareket ve oturma alışkanlıklarının demans riskini etkilediğine dair güçlü göstergeler sunduğunu ifade etti.

Gelecek araştırmalar için yeni öneriler ve sonuç değerlendirmesi

York Üniversitesi ekibi, araştırmanın geniş katılımcı kitlesiyle bilim dünyasına önemli katkı sunduğunu belirtti. Ancak, incelenen 69 çalışmanın veri toplama ve analiz yöntemlerinde farklılıklar bulunduğuna dikkat çekildi. Özellikle, hareketsiz yaşam alışkanlıklarıyla ilgili verilerin sınırlı olması, bu alanda gelecekte daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor. Bilim insanları, orta yaşlı bireyler üzerinde uzun vadeli takip çalışmalarının artırılması, hareket ve uyku alışkanlıklarındaki değişimlerin zamanla izlenmesi gerektiğini ifade etti. Araştırmacılar, demans riskini azaltmak için bireylerin uyku düzenlerine, günlük hareket miktarına ve oturma sürelerine dikkat etmeleri gerektiğini vurguladı. Sonuç olarak, sağlıklı bir yaşam tarzı benimseyen bireylerin, beyin sağlığını koruyarak demans gelişimini önlemede önemli bir avantaj elde ettiği belirtildi.

Bilim insanlarının yürüttüğü bu geniş kapsamlı araştırma, demans riskini azaltmak için uyku süresi, fiziksel aktivite ve oturma alışkanlıklarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Uzmanlar, yaşam tarzında yapılacak değişikliklerle demansın önlenebileceğini ve beyin sağlığının korunabileceğini belirtiyor. Bu bulgular, özellikle genç yaşlardan itibaren sağlıklı alışkanlıklar edinmenin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.


Etiketler:
demans uyku süresi York Üniversitesi fiziksel aktivite beyin sağlığı