ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Ayakkabınızı ne sıklıkla değiştirmelisiniz? Uzmandan dikkat çeken öneri

Uzman İrina Lyalina, sürekli spor ayakkabı ve antrenman ayakkabıları giymenin ayak sağlığından diz ve sırt ağrılarına kadar pek çok soruna yol açabileceğini belirterek, ayakkabı seçiminde dikkat edilmesi gereken kritik noktaları tek tek açıkladı.

Deniz Zeybek - | Son Güncelleme Tarihi:
Ayakkabınızı ne sıklıkla değiştirmelisiniz? Uzmandan dikkat çeken öneri

Günlük hayatta neredeyse herkesin dolabında en az bir çift bulunan spor ayakkabı ve antrenman ayakkabıları, her koşulda sağlıklı bir tercih olmayabilir. Uzman İrina Lyalina, bu tür ayakkabıların sürekli kullanımının ayak yapısından diz eklemlerine, hatta bel ve sırt bölgesine kadar ciddi sorunlara neden olabileceği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Lyalina, ayakkabı seçiminde ayağın anatomik yapısının, kullanım amacının ve hava koşullarının mutlaka göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Spor ayakkabı seçiminde "tek model her işe yarar" yanılgısı

Lyalina, anatomik tabana sahip kaliteli bir spor ayakkabı modelinin ayağın doğal kemerini destekleme ve yürüyüş esnasında oluşan darbeleri absorbe etme kapasitesine sahip olduğunu ifade etti. Ancak uzman, piyasada "her şeye uygun" evrensel bir spor ayakkabı bulunmadığının altını çizdi. Koşu için tasarlanan bir spor ayakkabı ile salon antrenmanlarında giyilen model arasında ciddi yapısal farklar bulunuyor. Yürüyüş, futbol ya da fitness gibi farklı aktiviteler için amortisman sistemi, ayak sabitleme mekanizması ve taban yapısı birbirinden tamamen ayrışıyor. Bu nedenle doğru spor ayakkabı seçimi, yapılacak aktiviteye göre belirlenmelidir. Yanlış model tercihi, ayak bileğinde burkulmalardan diz ağrılarına kadar uzanan bir dizi sorunu beraberinde getirebilir.

Mevsim koşulları ayakkabı tercihini doğrudan etkiliyor

Sokakta karşılaşılan hava koşulları da spor ayakkabı ve antrenman ayakkabıları seçiminde belirleyici bir rol oynuyor. Lyalina, sıcak mevsimlerde ayağın rahatça nefes alabildiği, hafif ve hava geçirgen modellerin tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Soğuk ve yağışlı dönemlerde ise nemi dışarıda tutan, yalıtımlı ve su geçirmez yapıdaki ayakkabılar çok daha uygun bir seçenek olarak öne çıkıyor. Bunun yanı sıra uzman, ayağın sürekli aynı baskı ve yüke maruz kalmaması adına farklı türde ayakkabıları dönüşümlü olarak giymeyi önerdi. Bu rotasyon sayesinde hem ayak kasları farklı şekillerde çalışıyor hem de ayakkabının ömrü uzuyor. Tek bir çift spor ayakkabıya bağlı kalmak, ayak yapısında kalıcı deformasyonlara zemin hazırlayabilir.

antrenman ayakkabılarının gizli tehlikesi: Düz taban sorunu

Lyalina, özellikle düz tabanlı antrenman ayakkabıları konusunda ayrı bir uyarıda bulundu. Bu tür ayakkabılar, ayak kemerini yeterince destekleyemiyor ve uzun süre giyildiğinde ciddi rahatsızlıklara kapı aralıyor. antrenman ayakkabılarının düz taban yapısı, ayağın doğal kavisini koruyamadığı için yürüyüş mekaniği bozuluyor. Bunun sonucunda yalnızca ayaklarda değil, dizlerde ve sırt bölgesinde de belirgin ağrılar ortaya çıkabiliyor. Özellikle uzun mesafe yürüyüşlerinde antrenman ayakkabıları tercih edenler, bu risklere çok daha fazla maruz kalıyor. Uzman, antrenman ayakkabıları kısa süreli kullanımlarla sınırlandırmayı ya da mutlaka uygun ortopedik tabanlıklarla birlikte giymeyi tavsiye etti.

Sentetik detaylı ve kauçuk tabanlı modeller terlemeyi artırıyor

Uzman Lyalina, uzun yürüyüşler için en kötü tercihler arasında çok sayıda sentetik parça içeren ve kauçuk tabanlı, havalandırması yetersiz spor ayakkabı modellerini gösterdi. Bu tür ayakkabılarda ayaklar normalden çok daha fazla terliyor ve nemli ortam, nasır oluşumuna ve çeşitli cilt problemlerine davetiye çıkarıyor. Mantar enfeksiyonları ve kötü koku gibi sorunlar da yine bu tip ayakkabıların uzun süreli kullanımıyla doğrudan ilişkilendiriliyor. Ayrıca Lyalina, yıpranmış ve eskimiş spor ayakkabıların da büyük bir risk taşıdığını belirtti. Zamanla amortisman özelliğini kaybeden ve şekli bozulan eski spor ayakkabılar, yürüyüş sırasında oluşan darbeleri artık yeterince absorbe edemiyor. Bu durum eklemlere binen yükü artırarak uzun vadede ciddi ortopedik sorunlara yol açabiliyor.

Düztabanlık ve valgus deformasyonunda standart ayakkabı yeterli değil

Lyalina, düztabanlık, valgus deformasyonu ya da yüksek ayak kemeri gibi yapısal farklılıklara sahip kişilerin standart spor ayakkabı veya antrenman ayakkabıları modellerinden uzak durması gerektiğini vurguladı. Bu tür ayak problemlerinde sıradan modeller, sorunu hafifletmek yerine daha da derinleştiriyor. Uzman, bu durumda ortopedik ayakkabı kullanılmasını ve farklı çiftlerle dönüşümlü giyilmesini tavsiye etti. Antrenman ayakkabılarının ise bu gruptaki kişiler tarafından yalnızca çok kısa süreli olarak ve mutlaka kişiye özel ortopedik tabanlıklarla birlikte tercih edilmesi gerektiğini söyledi. Doğru ayakkabı seçimi, ayak sağlığının ötesinde tüm iskelet-kas sisteminin korunması açısından hayati önem taşıyor. Lyalina, herhangi bir ayak rahatsızlığı yaşayan kişilerin mutlaka bir uzmana başvurarak kendi ayak yapısına uygun modeli belirlemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Kapat

HABERİN DEVAMI


Etiketler:
spor ayakkabı ayak sağlığı ortopedik ayakkabı keten ayakkabı ayakkabı seçimi