Cumhurbaşkanı Erdoğan: Kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak, kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz. Kamu personeline tahsis edilen kaynaklar kimsenin babasının malı değildir." dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Geçen hafta 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm antidemokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye'yi geride bırakmıştır." dedi.

Erdoğan, Sayıştay Başkanlığında düzenlenen 164. Kuruluş Yıl Dönümü Töreni'nde yaptığı konuşmada, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığının 164'üncü seneidevriyesinin Sayıştay ailesi başta olmak üzere, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.
Sayıştayın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han'ın irade-i seniyyesiyle Divan-ı Muhasebat adıyla 29 Mayıs 1862'de ihdas edilse de kökünün çok daha eskilere uzandığını ifade eden Erdoğan, Divan-ı Muhasebat'ın temellerinin Karahanlılar'dan Selçuklu ve Gazneliler'e, geçmişte kurulan devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İsraf kurumuna dayandığını söyledi.
Neredeyse 1200 yıllık köklü bir birikimden hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ettiklerine dikkati çeken Erdoğan, şöyle devam etti:
"Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda etek kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştayımızı tebrik ediyor, mensuplarına Rabb'imden muvaffakiyetler diliyorum. Bu çatı altında devletine ve milletine hakkıyla hizmet eden dünya defterini kapatıp ebedi aleme irtihal eden Sayıştay mensuplarımıza Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Bugüne kadar Sayıştayda vazife üstlenmiş, bu kuruma yıllarca emek vermiş, bilgisiyle, birikimiyle, en önemlisi de kutsal bir mesuliyet bilinciyle bu ailenin yeni fertlerine örnek olmuş emekli Sayıştay mensuplarına şükranlarımı ifade ediyorum. Görevlerini yüksek bir şuurla ve geçmişten devraldıkları bu zengin mirasın hakkını tam olarak ifa eden halihazırdaki Sayıştay çalışanlarına vazifelerinde üstün başarılar temenni ediyorum."
- "KAMU MALİYESİNİN İYİ YÖNETİLMESİ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin en büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun'a göre insan için cemiyet düzeni içinde yaşamanın şart olduğunu aktardı.
Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesle aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Devlet işte bu müesseselerden biridir. Devletin sebebi vücudu yani varlık gayesi, evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Tabii şurası da önemlidir, bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat tam da bu yüzden 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor."

- VESAYETİN KAMU MALİYESİNE ETKİSİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülke olduğunu söyledi.
Milletin dişinden, tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırladıklarını anlatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"SSK'nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Şunu da söylemek isterim ki; tamahkarlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm antidemokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye'yi geride bırakmıştır. İşte, en son FETÖ'nün elebaşlığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Milli iradeyi gasbetmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 10 milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları ister FETÖ'vari terör örgütleri isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun milli iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye'nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır."
"Milli iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz." ifadelerini kullanan Erdoğan, bu konuda tavır ve duruşlarının gayet net olduğunu belirtti.
Kamu malında 86 milyon vatandaşın her birinin hakkı olduğunu, garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payının bulunduğunu dile getiren Erdoğan, beytülmalın aynı zamanda gelecek kuşakların emaneti olduğunu söyledi.
Erdoğan, "Makamı, ünvanı, mevkisi ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi kırmızı çizgimizdir." dedi.
Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynakların kimsenin babasının malı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı unutmayın hepimiz sorumluyuz." değerlendirmesini yaptı.
- "MODERN KAMU YÖNETİMİ, ŞEFFAF VE HESAP VERMEYE DAYALI BİR SİSTEM"
Erdoğan, Sayıştay'dan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkarken diğer taraftan rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı'nın inşasına aktif katkı yapması olduğunu ifade etti.
Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştay'ın idarenin takdir yetkisini gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyacın günden güne arttığını dile getiren Erdoğan, farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkanına sahip Sayıştay'ın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar millete ve devlete önemli hizmetler sunacağına inandığını belirtti.
Modern kamu yönetiminin, vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğuna işaret eden Erdoğan, bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetlerinin de o kadar verimli olacağını söyledi.
Erdoğan, ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesinin kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu, Sayıştay'ın burada da kritik rol oynadığını kaydetti.

- "SAYIŞTAY BAŞKANLIĞIMIZIN YÜKSEK DENETİM ORGANI OLARAK KENDİSİNİ YENİLEMESİNİ SAĞLADIK"
Son 23 yılda attıkları adımlarla Sayıştay'ın kapsama alanını daha da genişlettiklerini hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özellikle 2010'da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştay'ımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık.
Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu. Sayıştay, dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz."
Geçen kasım ayında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul'da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği'nden büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Erdoğan, Türkiye'nin 3 yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin Türk dünyası ile ilişkilere farklı bir boyut kazandıracağına inandığını belirtti.
Erdoğan, sonbaharda Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi'yle yeni bir dönemin kapılarını aralayacaklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştayın 164. kuruluş yıl dönümünün ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.
- Popüler Haberler -
Bakan Fidan: Trump, NATO Zirvesi'ne katılmayı planlıyor
Buca Belediyesi'ne yolsuzluk operasyonu! Gözaltı sayısı 54'e yükseldi
Yerebatan Sarnıcı'nda mahkeme Vakıfları haklı buldu, İBB'nin itirazı reddedildi
Dışişleri Bakanı Fidan, Endonezya'yı ziyaret edecek
CHP'de şaibeli kurultayda yeni ifade
Bakan Çiftçi: 'Terörsüz Türkiye' vizyonu kerim devlet aklının stratejik yaklaşımıdır



