ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Amazon'da iğnesiz arılara yasal koruma! Dünya tarihinde bir ilk

Özkan Özger - | Son Güncelleme Tarihi:
Amazon'da iğnesiz arılara yasal koruma! Dünya tarihinde bir ilk

Amazon bölgesinde yaşayan iğnesiz arılar, Peru'da alınan tarihi bir kararla yasal haklara kavuştu. Bu gelişme, hem bölgedeki biyolojik çeşitlilik hem de ekosistem sağlığı açısından önemli bir dönüm noktası olarak görülüyor.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Amazon'un derinliklerinde, uzun süredir göz ardı edilen iğnesiz arılar için alınan yasal karar, dünya genelinde bir ilki temsil ediyor. Peru Amazonu'nda kabul edilen yeni düzenlemelerle, bu yerli arı türleri artık var olma ve gelişme hakkına sahip. Kararın, hem bölgesel hem de küresel ölçekte arıların korunmasına yönelik benzer adımların atılmasına öncülük etmesi bekleniyor. Uzmanlar, bu gelişmenin yalnızca Amazon'daki iğnesiz arılar için değil, tüm ekosistemin sağlığı açısından da kritik bir rol oynayacağını vurguluyor.

İğnesiz arıların ekosistemdeki benzersiz rolü

Amazon'un iğnesiz arıları, dünyanın en eski arı türleri arasında yer alıyor ve bölgedeki ana polinatörler olarak biliniyor. Özellikle Kolomb öncesi dönemlerden bu yana, yerli halklar tarafından yetiştirilen bu arılar, tropikal ormanların biyolojik çeşitliliğinin korunmasında ve ekosistem dengesinin sürdürülmesinde hayati bir rol üstleniyor. Araştırmalar, Amazon'da bulunan yaklaşık 500 arı türünün yarısının iğnesiz arı olduğunu ve bu türlerin kakao, kahve ve avokado gibi önemli bitkilerin polinasyonunu sağladığını ortaya koyuyor. Bu nedenle, iğnesiz arıların varlığı, yalnızca yerel tarım ürünlerinin sürekliliği için değil, aynı zamanda küresel gıda güvenliği açısından da büyük önem taşıyor.

Ancak, iğnesiz arılar son yıllarda ciddi tehditlerle karşı karşıya. İklim değişikliği, ormansızlaşma ve pestisit kullanımı, bu türlerin yaşam alanlarını daraltıyor ve popülasyonlarını azaltıyor. Ayrıca, Avrupa'dan getirilen bal arılarıyla rekabet ve Brezilya'da ortaya çıkan Afrikalaştırılmış bal arılarının baskısı, iğnesiz arıların hayatta kalmasını daha da zorlaştırıyor. Bilim insanları ve çevre aktivistleri, bu türlerin uluslararası koruma listelerine alınması için zamanla yarışıyor.

Yasal hakların arka planı ve alınan önlemler

Peru'da iğnesiz arılara yasal haklar tanınması, uzun soluklu bir araştırma ve savunuculuk sürecinin sonucu olarak ortaya çıktı. Amazon Research Internacional'ın kurucusu ve kimyasal biyolog Rosa Vásquez Espinoza, yerli topluluklarla birlikte yaptığı saha çalışmaları sırasında, bu arıların ballarında tıbbi açıdan değerli yüzlerce molekül tespit etti. Espinoza'nın analizlerine göre, bu moleküller arasında anti-inflamatuar, antiviral, antibakteriyel, antioksidan ve hatta kanser önleyici etkileri olduğu bilinen bileşenler bulunuyor. Bu bulgular, iğnesiz arıların yalnızca ekosistem için değil, insan sağlığı açısından da vazgeçilmez olduğunu gösteriyor.

Espinoza ve ekibi, iğnesiz arıların sayısının hızla azaldığına dair yerli halklardan gelen uyarılar üzerine, arıların yayılımını ve ekolojisini haritalayan kapsamlı bir projeye başladı. Elde edilen veriler, ormansızlaşmanın iğnesiz arı popülasyonları üzerinde doğrudan olumsuz etkileri olduğunu ortaya koydu. Bu bilimsel çalışmalar ve yerel toplulukların katkıları, 2024 yılında Peru'da iğnesiz arıların yasal olarak tanınmasını sağlayan yasanın kabul edilmesine zemin hazırladı. Yeni yasa, bu arıların var olma, gelişme, sağlıklı popülasyonlar sürdürme ve kirlilikten arınmış habitatlarda yaşama hakkını güvence altına alıyor.

Yerli halklar ve kültürel önemi

Amazon'un iğnesiz arıları, yalnızca ekolojik açıdan değil, yerli topluluklar için de derin kültürel ve ruhsal anlamlar taşıyor. Asháninka ve Kukama-Kukamiria halkları için bu arılar, atalarından miras kalan geleneksel bilginin bir parçası olarak kabul ediliyor. Ashaninka Topluluk Koruma Alanı Başkanı Apu Cesar Ramos, iğnesiz arıların, yağmur ormanlarıyla olan varoluşlarını ve kültürel kimliklerini yansıttığını belirtiyor. Yerli halklar, bu arıların ballarını hem besin hem de ilaç olarak kullanıyor ve arıcılıkla ilgili geleneklerini nesilden nesile aktarıyor.

Ancak, son yıllarda topluluk üyeleri, iğnesiz arıların ormanda bulunmasının giderek zorlaştığını dile getiriyor. Eskiden kısa bir yürüyüşle ulaşılan arı kolonilerine artık saatler süren aramalarla ulaşılabiliyor. Bu durum, hem arı popülasyonlarının azaldığını hem de ekosistemdeki dengenin bozulduğunu gösteriyor. Yerli topluluklar, iğnesiz arıların korunmasının, kendi yaşam biçimlerinin ve kültürel miraslarının devamı için de hayati olduğunu vurguluyor.

Bilimsel bulgular ve karşılaşılan zorluklar

Yapılan kimyasal analizler, iğnesiz arıların ballarında pestisit kalıntılarının bulunduğunu ortaya koydu. Bu sonuç, arıların endüstriyel tarımdan uzak bölgelerde tutulmasına rağmen, çevresel kirliliğin ne kadar yaygın ve etkili olduğunu gösteriyor. Ayrıca, iğnesiz arılar hakkında yeterli farkındalık olmaması, araştırmalar için gerekli fonların sağlanmasını da güçleştiriyor. Espinoza ve ekibi, hem Peru'da hem de Uluslararası Doğa Koruma Birliği'nde (IUCN) bu böceklerin tanınması için yoğun bir savunuculuk faaliyeti yürüttü. Bu süreçte, resmi veri eksikliği nedeniyle fon bulmanın neredeyse imkânsız hale geldiği bir kısır döngü yaşandı. Ancak, 2023 yılında başlatılan haritalama projesiyle elde edilen bilimsel veriler, yasal düzenlemelerin hazırlanmasında belirleyici oldu.

Peru Amazonu Araştırma Enstitüsü'nden Dr. César Delgado, iğnesiz arıların Amazon ekosistemindeki birincil polinatörler olduğunu ve bu rollerinin yalnızca bitki üremesiyle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda biyolojik çeşitlilik, orman koruma ve küresel gıda güvenliği açısından da kritik olduğunu ifade ediyor. Bilimsel bulgular, iğnesiz arıların korunmasının, tüm ekosistemin sürdürülebilirliği için vazgeçilmez olduğunu gözler önüne seriyor.

Afrikalaştırılmış arılar ve yeni tehditler

1950'li yıllarda Brezilya'da yapılan deneyler sonucu ortaya çıkan Afrikalaştırılmış bal arıları, Amazon'daki iğnesiz arılar için yeni bir tehdit oluşturuyor. Bu daha agresif arı türü, yerli iğnesiz arıların yaşam alanlarını işgal ederek, onların popülasyonlarını olumsuz etkiliyor. Espinoza ve ekibi, Güney Peru'nun Junin bölgesinde yaptıkları keşiflerde, yerli halkların Afrikalaştırılmış arılar nedeniyle iğnesiz arılarını kaybettiğine dair örneklerle karşılaştı. Özellikle Asháninka topluluğundan Elizabeth adlı bir kadının yaşadıkları, bu tehdidin ne kadar ciddi boyutlara ulaştığını gösteriyor. Elizabeth, arıcılık yaptığı bölgede, Afrikalaştırılmış arıların saldırganlığı nedeniyle iğnesiz arılarını koruyamaz hale geldiğini ve her ziyaretinde saldırıya uğradığını anlattı. Bu tür olaylar, yerli halkların hem geçim kaynaklarını hem de kültürel miraslarını tehdit ediyor.

Yasal düzenlemelerin kapsamı ve uluslararası etkileri

Peru'nun Satipo ve Nauta belediyelerinde kabul edilen yönetmelikler, iğnesiz arılara var olma, gelişme, sağlıklı popülasyonlar oluşturma, kirlilikten arınmış habitatlarda yaşama ve tehdit durumunda yasal olarak temsil edilme hakları tanıyor. Bu düzenlemeler, dünya genelinde böcekler için verilen ilk yasal haklar olma özelliği taşıyor ve uluslararası alanda büyük yankı uyandırdı. Earth Law Center'ın Latin Amerika direktörü Constanza Prieto, bu yönetmeliklerin doğayla olan ilişkimizde bir dönüm noktası olduğunu ve iğnesiz arıların ekosistemlerdeki temel rollerinin artık resmen tanındığını belirtiyor. Prieto'ya göre, bu yasal düzenlemeler, arıların hayatta kalması için habitat restorasyonu, pestisit ve herbisitlerin sıkı denetimi, iklim değişikliğine uyum ve bilimsel araştırmaların desteklenmesi gibi alanlarda yeni politikaların geliştirilmesini zorunlu kılacak.

Peru'daki bu gelişme, diğer ülkelerde de benzer adımların atılmasına ilham verdi. Avaaz tarafından başlatılan küresel bir dilekçe, Peru'nun bu yasayı ulusal düzeye taşıması için 386.000'den fazla imza topladı. Ayrıca, Bolivya, Hollanda ve ABD'deki çeşitli gruplar, kendi ülkelerindeki vahşi arıların hakları için benzer girişimlerde bulunmaya başladı. Bu süreç, arıların ve genel olarak böceklerin yasal olarak korunmasının küresel bir hareket haline gelmesine zemin hazırlıyor.

Geleceğe dair umutlar ve sonuç

Amazon'daki iğnesiz arıların yasal haklara kavuşması, yalnızca bu türlerin değil, tüm ekosistemin ve yerli toplulukların geleceği açısından umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor. Asháninka lideri Ramos, iğnesiz arıların sağladığı gıda ve ilaçların, yerli halkların yaşamında merkezi bir rol oynadığını ve bu nedenle arıların korunmasının herkes için önemli olduğunu vurguluyor. Yeni yasal düzenlemeler, hem biyolojik çeşitliliğin hem de kültürel mirasın korunmasına katkı sağlıyor. Uzmanlar, bu örneğin dünya genelinde arıların ve diğer böceklerin haklarının tanınması için bir model oluşturabileceğini belirtiyor. Sonuç olarak, Amazon'da iğnesiz arılara verilen yasal haklar, doğa ve insan arasındaki ilişkinin yeniden tanımlanmasında önemli bir dönüm noktası olarak tarihe geçti.


Etiketler:
iğnesiz arılar Amazon biyolojik çeşitlilik yasal haklar polinasyon