ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
İLETİŞİM
REKLAM
KÜNYE


"Benim bir hayalim var"

Akın Özçer'in "Hayaller nasıl gerçek olur?" başlıklı bir yazısı gözüme ilişince içine 'hayal' de girmiş bir başlık olması hasebiyle hemen okuyayım dedim. Yazıya eski bir yazısına atıfta bulunurak başlayan Özçer Afro-Amerikan rahip Dr. Martin Luther King Jr, tam 50 yıl önce, 28 Ağustos 1963'te Washington'daki Lincoln Anıtı önünde toplanan yaklaşık 300 bin kişiye sık, sık yinelediği bu sözlerle (I have a dream) seslenişini hatırlatıyordu. Bu yazının hatırlattıkları itibariyle ben de hayal üzerine düşünmeye başladım. Evet 'hayal' öyle bir şey ki alabildiğine geniş yerlerde dolaşabiliyor. Seni kah dünyanın öbür ucunda kah buradaymış gibi hissettirebiliyordu. Bunun da bir sınırı yoktu. Hayal dünyası nereye gidiyor sen oraya gidiyordun. Herkesin bir, belki bir çok hayali vardı. Yani herkes "I have a dream" diyebilirdi.

Ama insanları insan yapan hayallerinin gerçekçiliği değil büyüklüğü idi. Bu noktada demek ki hayal kurarken dünyayı değiştirebilecek kadar büyük hayaller kurulmalıydı. Hekesin belki de en büyük hayalim diyebileceği bir hayali mevcuttu. Bazı hayaller gerçek bazı hayaller (yalan) olmaz asla ve kata. Bazen gerçekleşmedi diye hayıflandığımız, zaman zaman yeise yani ümitsizliğe düştüğümüz hayallerimiz hayal olup yok olmadılar. Aslında her hayal bir duaydı. Tam da bu noktada bazı hayallerimiz vücut aleminde gerçekleşmedi diye hüzne kapılsakta bir ayet imdat ediyordu satır aralarında: "Belki sevmediğiniz şey hakkınızda hayırlıdır." Bakara Sûresi: 2:216. Belki sevmediğimiz şey hakkımızda hayırlıdır. Unutmayalım her hayal bir nevi bir duadır.


Yazarın diğer yazıları