ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
İLETİŞİM
REKLAM
KÜNYE


Yüzler, suretler ve siretler

Yıllar evvel "yüzler, suretler ve siretler" adında bir sergi ziyaret etmiştim. Şu anda serginin kime ait olduğunu hatırlamıyorum lakin ressam hanımefendi ile uzun uzun sohbet etmiştik. Fransa'da düzenli gittiği bir kafenin müdavimlerinin hayatlarını resmetmişti aslında hanımefendi. Bir süre resimlere bakakalmış hikayelerini dinledikçe bir hayalin içine giriyor Fransa'da bilmem ne kafede kendimi o insanların karşısında oturuyor buluyordum. Benim gibi biri için hayalin içinde yaşamak çok zor olan bir şey de değildi. Zaman zaman gerek yoksa yürürken gerek yürüyen merdivenlerden inerken önümden geçen bir insanın portresini bile kafamda yazmaya başlıyordum.

Tekrar dönecek olursam "yüzler, siretler ve suretler"e o gün ressam hanımefendiye bir yazı kaleme alacağımı ve ona da göndereceğimi söylemiştim. Fakat yazamadım. Çünkü yazmakta nasip işi.

Son günlerde anlamlandırmaya çalıştığım bazı olaylarla birlikte "siret ve suret" kavramlarını düşünüyorum. Siret ne? Suret ne? Siret surete yansır mı? Sureti haktan görünüp sireti hakla alakası olmayanlar kim? Bizden ne istiyorlar? Biz ne yapıyoruz? Sorular bitmez...

Gördüğümse şu: Suret, siretten feraset ve basireti açık olan insanlara haber veriyor. Bir insanın siretini anlamak için içini dışına çevirmenize gerek bile kalmıyor. Sadece basiretimizi açık tutalım yeter.

Bir insan çok güzel, çok hanımefendi, çok beyefendi, çok düzgün, çok şefkatli, çok iyi, çok tevazu sahibi, çok yardımsever görünebilir. Evet görünebilir! Günümüzün en büyük problemlerinden biri zaten olmak değil görünmek değil midir?


Yazarın diğer yazıları