ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Farelerde geliştirilen yeni truva atı tedavisi kanserle mücadelede umut oldu

Neslişah Yumak - | Son Güncelleme Tarihi:
Farelerde geliştirilen yeni truva atı tedavisi kanserle mücadelede umut oldu

Çin'in Zhengzhou Üniversitesi'nde yürütülen araştırmalarda, 'truva atı' benzeri yeni bir tedavi yöntemiyle melanom tümörlerinin bağışıklık sistemi tarafından daha kolay tespit edilmesi sağlandı. Polimer taşıyıcılar sayesinde, tümörlerin bağışıklık sisteminden saklanması engellenerek kanserle mücadelede önemli bir adım atıldı.

Kapat

HABERİN DEVAMI

Çin'deki Zhengzhou Üniversitesi'nden bilim insanları, fareler üzerinde gerçekleştirdikleri deneylerde, kanser tedavisinde çığır açacak bir 'truva atı' yaklaşımı geliştirdi. Bu yeni yöntem, özellikle melanom gibi bağışıklık sistemini aşarak hızla yayılan tümörlerin, vücudun savunma mekanizmaları tarafından daha kolay fark edilmesini sağlıyor. Polimer temelli taşıyıcılar aracılığıyla ilaçların doğrudan tümör hücrelerine ulaştırılması ve bu hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından göz ardı edilemeyecek şekilde öldürülmesi, kanser tedavisinde umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Bağışıklık sistemini harekete geçiren polimer taşıyıcılar

Melanom ve benzeri kanser türlerinde, tümör hücrelerinin sessizce ölmesi bağışıklık sisteminin bu hücreleri tanımasını ve yok etmesini zorlaştırıyor. Zhengzhou Üniversitesi'nden Profesör Weijing Yang liderliğindeki ekip, bu soruna çözüm olarak, bağışıklık sinyallerini ileten ve tümör hücrelerinin ölümünü kontrol eden küçük bir polimer taşıyıcı geliştirdi. Bu polimer taşıyıcı, bağışıklık hücrelerinin hasarı tanımasını kolaylaştırıyor ve böylece bağışıklık sisteminin harekete geçmesini sağlıyor. Araştırma ekibi, bu taşıyıcıyı geliştirirken, bağışıklık yanıtını tetikleyen ve tümör ölümünü aynı anda başlatan bir sistem oluşturmayı hedefledi. Polimer taşıyıcılar, kan dolaşımında stabil kalırken, asidik tümör ortamında çözülerek ilaç yükünü doğrudan tümör dokusuna bırakıyor. Bu sayede, tümör hücrelerinin çevresinde biriken ilaçlar, bağışıklık sisteminin dikkatini çekiyor ve tümörlerin yok edilmesine katkı sağlıyor.

İmmünojenik hücre ölümü ve aşı etkisi

Yeni truva atı tedavisi, bağışıklık sistemini uyaran özel bir hücre ölümü türü olan immünojenik hücre ölümüne dayanıyor. Bu süreçte ölen tümör hücreleri, bağışıklık hücrelerinin dikkatini çeken tehlike sinyalleri yayıyor. Sinyallerin bir kısmı hücre yüzeyinde ortaya çıkarken, bir kısmı da dışarı salınıyor ve bağışıklık hücrelerine tümör materyalini takip etmeleri için kimyasal ipuçları sağlıyor. Bu kimyasal ipuçları olmadan, bağışıklık sistemi tümörleri yeterince tanıyamıyor ve mevcut tedaviler etkisiz kalabiliyor. Araştırma ekibi, polimer taşıyıcıların mitokondrilere yerleşerek enerji kullanımını bozduğunu ve zincirleme bir yıkım reaksiyonu başlattığını belirledi. Hücre içindeki stres, reaktif oksijen moleküllerinin artmasına ve inflamatuar hücre ölümü olan piroptozisin tetiklenmesine yol açıyor. Bu süreç, tümör hücrelerinin bağışıklık sistemi tarafından daha kolay tanınmasını ve yok edilmesini sağlıyor. Ayrıca, ölen tümör hücrelerinden salınan parçalar, dendritik hücreleri eğiterek lenf düğümlerinde öldürücü T hücrelerinin aktive olmasına yardımcı oluyor. Böylece, vücut benzer tümör hücrelerini başka bölgelerde de tanıyabiliyor ve bir çeşit aşı etkisi ortaya çıkıyor.

Çift hedefli strateji ve makrofajların yeniden programlanması

Truva atı tedavisinin bir diğer önemli özelliği ise çift hedefli bir stratejiye dayanması. Araştırma ekibi, polimer taşıyıcıları hem tümör hücrelerine hem de tümörle ilişkili makrofajlara yönlendirecek şekilde tasarladı. Melanom hücrelerinde yaygın olan reseptörlere bağlanan bir peptit taşıyan bir parçacık versiyonu ve makrofaj reseptörlerine bağlanmak için mannoz taşıyan bir diğer versiyon geliştirildi. Bu iki farklı parçacık bir arada kullanılarak, bağışıklık uyarıcısı hem tümör hücrelerine hem de makrofajlara aynı anda iletilebiliyor. Makrofajlar, tümörlerin bağışıklık sisteminden kaçmasına yardımcı olabilen hücrelerdir; ancak bu yeni yaklaşım sayesinde, makrofajlar saldırı moduna geçirilerek T hücrelerinin tümörleri yok etmesi destekleniyor. Araştırmada, makrofajlara zarar vermeden bağışıklık uyarıcısının iletilmesi için mannoz hedefli parçacıklar kullanıldı. Bu sayede, daha yüksek dozların makrofajlara vereceği zarardan kaçınıldı ve bağışıklık sistemi daha etkin bir şekilde aktive edildi.

Bağışıklık frenlerinin aşılması ve kombinasyon tedavileri

Bağışıklık sistemi tümörlere karşı güçlendikçe, tümörler de bağışıklık hücrelerinin saldırganlığını azaltan yavaşlatıcı sinyaller üretmeye başlıyor. Bu direnç mekanizması, yeni truva atı tedavisinin etkisini sınırlayabiliyor. Bu nedenle araştırmacılar, polimer taşıyıcı sistemini bağışıklık hücrelerini daha uzun süre aktif tutan ve baskılayıcı sinyalleri bloke eden mevcut bağışıklık ilaçlarıyla birleştirdi. Özellikle büyük tümörlere sahip farelerde, bu kombinasyon yaklaşımı en uzun hayatta kalma süresine yol açtı. Ancak, ek ilaçların tedavi sürecini karmaşıklaştırdığı da vurgulandı. Görüntüleme sonuçları, enjeksiyondan sekiz saat sonra en yüksek tümör sinyalinin elde edildiğini ve polimer taşıyıcıların tümörlerde yoğunlaştığını gösterdi. Tedavi sonrası, tümör çevresindeki bağışıklık merkezlerinde güçlü aktivasyon belirtileri gözlemlenirken, tümör hücrelerinde bağışıklık saldırılarına karşı koruyucu sinyallerin azaldığı tespit edildi.

Gelecek için umut: İnsan çalışmalarına doğru

Profesör Weijing Yang ve ekibi, elde edilen bulguların kanser tedavisinde yeni bir dönemin kapılarını aralayabileceğini belirtti. Fare modellerinde elde edilen başarıya rağmen, polimerlerin ölçekli üretimi, saflaştırılması ve uzun vadeli güvenlik testlerinin yapılması gerektiğine dikkat çekildi. Ayrıca, dozlama, güvenlik ve tümörlerin bağışıklık sistemine verdiği yanıtın doğrulanabilmesi için daha büyük hayvan çalışmaları ve erken insan testlerinin yapılması planlanıyor. Yeni truva atı tedavisi, hedefli ilaç iletimi, bağışıklık tarafından görünür bir tümör ölümü ve makrofajların yeniden programlanmasını tek bir strateji içinde birleştiriyor. Bu gelişmeler, melanom ve diğer kanser türleriyle mücadelede umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.

Sonuç olarak, Zhengzhou Üniversitesi'nde geliştirilen truva atı benzeri polimer taşıyıcılar, kanser tedavisinde bağışıklık sisteminin etkinliğini artırma potansiyeliyle dikkat çekiyor. Farelerde elde edilen olumlu sonuçlar, insanlarda da benzer başarıların elde edilebileceği yönünde umut verse de, tedavinin güvenliği ve etkinliği için kapsamlı klinik araştırmalara ihtiyaç duyuluyor. Bilim dünyası, bu yenilikçi yaklaşımın kanserle mücadelede yeni bir çığır açmasını bekliyor.


Etiketler:
truva atı tedavisi melanom bağışıklık sistemi polimer taşıyıcı kanser araştırmaları