ANASAYFA
TV PROGRAMLARI
PROGRAMLAR
YAYIN AKIŞI
CANLI YAYIN
24 RADYO
REKLAM
İLETİŞİM VE KÜNYE

Duş, yürüyüş ve bulaşık yıkamak neden yeni fikirleri tetikliyor?

Hüseyin Cihad Önal - | Son Güncelleme Tarihi:
Duş, yürüyüş ve bulaşık yıkamak neden yeni fikirleri tetikliyor?

New York merkezli nöropsikolog Sanam Hafeez, duşta veya yürüyüşte akla gelen ani fikirlerin tesadüf olmadığını belirtti. Hafeez'e göre, beynin varsayılan mod ağı bu anlarda aktifleşiyor ve yaratıcı düşünceyi tetikliyor. Uzman, yaratıcı atılımları artırmak için rutin aktivitelerin önemine dikkat çekti.

Kapat

HABERİN DEVAMI

New York'ta faaliyet gösteren nöropsikolog Sanam Hafeez, günlük yaşamda duş almak, yürüyüş yapmak veya saç kurutmak gibi sıradan aktiviteler sırasında birdenbire ortaya çıkan yaratıcı fikirlerin aslında rastlantı olmadığını açıkladı. Hafeez, beynin bu tip rutin anlarda farklı bir çalışma moduna geçtiğini ve bu sayede beklenmedik ilham anlarının yaşandığını vurguladı. Özellikle yoğun tempoda çalışan veya sürekli çoklu görevler üstlenen bireylerin, çözemedikleri sorunlara ya da akıllarına getiremedikleri isimlere duşta birdenbire ulaşmasının arkasında, beynin arka planda sürdürdüğü işlem gücünün yattığı belirtildi.

Sanam Hafeez: 'Beynin yaratıcı gücü rutin anlarda açığa çıkıyor'

Sanam Hafeez, duş almak, saç kurutmak veya yürüyüş yapmak gibi alışıldık aktivitelerin, beynin fazla zihinsel çaba harcamadan çalışmasına imkan tanıdığını ifade etti. Bu gibi anlarda, bireyler bir problemi aktif şekilde düşünmeyi bıraktıklarını sansalar da, beyin arka planda işlemeye devam ediyor. Hafeez, "Duş almak gibi rutin ve az odak gerektiren işlerde, zihin gevşiyor ve daha yaratıcı bir moda geçiyor. Bir soruna yoğun biçimde odaklanmadığımızda, beynimiz serbest kalarak bilgileri arka planda işliyor," diyerek bu sürecin bilimsel temelini ortaya koydu. Bilim dünyasında bu duruma 'inkübasyon süreci' adı veriliyor. Kişi bir sorunla ilgili dikkatini başka bir noktaya kaydırsa da, beyin sahne arkasında çözüm arayışını sürdürüyor. Bu süreç, aniden gelen içgörüler ve 'aha' anlarıyla sonuçlanabiliyor.

Varsayılan mod ağı: Yaratıcılığın gizli anahtarı

Hafeez, beynin 'varsayılan mod ağı' adı verilen bölümünün, yaratıcı düşüncenin temelini oluşturduğunu belirtti. Özellikle düşük stresli ve tekrarlayan aktiviteler sırasında bu ağ daha etkin hale geliyor. Hafeez, "Bir probleme uzun süre odaklanmak, zihinsel tıkanıklığa yol açabilir. Ancak duş almak, yürüyüş yapmak gibi alışkanlıklar, beynin rahatlamasını ve düşüncelerin serbestçe dolaşmasını sağlıyor. Bu sırada, beyin yeni bağlantılar kuruyor ve beklenmedik yaratıcı atılımlar ortaya çıkabiliyor," açıklamasında bulundu. Varsayılan mod ağı, bilgileri işleyip alakasız gibi görünen fikirleri birleştirerek, çözüm yolları üretiyor. Bu nedenle, yaratıcı fikirlerin çoğu, onları bilinçli olarak düşünmediğimiz anlarda ortaya çıkıyor.

Yaratıcı fikirleri artırmak için uzman tavsiyeleri

Sanam Hafeez, "Aha" anlarının zorlamayla değil, uygun koşullar sağlanarak tetiklenebileceğini vurguladı. Bir sorun üzerinde saatlerce düşünmek yerine, kısa bir mola vermenin daha etkili olabileceğini belirtti. Yürüyüş yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır katlamak ya da sessizce duş almak gibi basit ve tanıdık aktiviteler, beynin vites değiştirmesine olanak tanıyor. Hafeez, anahtarın tamamen düşünmeyi bırakmak değil, aşırı çabadan uzaklaşmak olduğunu söyledi. Bir problem üzerinde bir süre odaklandıktan sonra, zihnin serbest dolaşımına izin vermek, çözümün kendiliğinden ortaya çıkmasına yardımcı olabiliyor. Özellikle duşta, şampuanı durularken veya saç kuruturken gelen ilhamın, beynin dinlenme sırasında noktaları birleştirme yeteneğinin bir sonucu olduğu vurgulandı.

Günlük hayatın içinde yaratıcı düşünceyi tetikleyen aktiviteler

Hafeez'in önerilerine göre, yaratıcı atılımları destekleyen başlıca aktiviteler arasında yürüyüş yapmak, bulaşık yıkamak, çamaşır katlamak, bahçecilikle uğraşmak, tanıdık bir güzergah boyunca araba kullanmak, örgü örmek veya tığ işi yapmak ile boyama veya karalama yapmak yer alıyor. Bu tür faaliyetler sırasında, bireyler genellikle bilinçli olarak bir problem üzerinde düşünmüyor. Ancak, beyin arka planda çalışmaya devam ederek, yeni bağlantılar kuruyor ve yaratıcı içgörüler ortaya çıkıyor. Özellikle sessiz ve alışıldık ortamlar, bu sürecin daha verimli işlemesine katkı sağlıyor. Hafeez, telefon kullanımı veya dış uyaranlardan uzak kalınan anların, zihnin serbest dolaşımını desteklediğini ve yaratıcı düşünceyi kolaylaştırdığını belirtti.

Sonuç olarak, Sanam Hafeez'in açıklamaları, duşta veya benzer rutinlerde birdenbire gelen yaratıcı fikirlerin arkasında, beynin varsayılan mod ağının ve arka planda süren işleyişin olduğunu gösteriyor. Günlük yaşamda kısa molalar vermek, rutin ve düşük stresli aktivitelerle meşgul olmak, yaratıcı düşünceyi ve beklenmedik içgörüleri artırmanın etkili yolları arasında yer alıyor.


Etiketler:
yaratıcılık nöropsikoloji duşta fikir varsayılan mod ağı Sanam Hafeez